iyi kötü 5 senemi geçirdiğim şehir. hayatımın aşkı (bkz: pistolero) ve şimdiye kadar sahip olduğum en iyi dostlarımla tanışmama vesile olduğundan mıdır bilmem, izmir'in sıcak, yumuşak iklimi ve insanlarından sonra bile kötü bir izlenim uyandırmamıştır bende. hatta ve hatta istanbul'da yaşadıktan sonra kendini rahat trafiğiyle baya bir özletmiştir bana. ayrıca akademik çalışmalar yapmak için de bire birdir ankara.
bu şehre aşık olanı oldum olası anlamamışımdır.
neyine aşıksınız allah aşkına?
365 günün 250 günü sisli, gri olan havasına mı?
manzaralarına mı? hani şu paso beton bina olan manzaraları?
şu meşhur "kızılay"ına mı? 5 yıl yaşadım. hala ne olduğunu anlamış değilim oranın.
7. caddesine mi? tunalı'sına mı? ne var ki oraları bu kadar özel kılan.
aga buraya aşıksanız, izmir'e, antalya'ya, istanbul'a giderseniz komalık olursunuz heralde?
ne oluyooo arkadaş ankara'yı övgü gecesi var dediler geldik. zibidi istanbullular çekemese de, en yaşanabilir şehirdir ankara. ha bir tabir vardır, adam yiyor ama çalışıyor. işte o adamı da burada görebilirsiniz.
çoğu insana soğuk gelen şehirdir. sevilmez kolay kolay...
bir yeri sevmek için içinde yaşamak gerekir derler ya, içinde yaşasan dahi bazen sevebilecek hiçbir şey bulamazsın.
Misafirin geldiğinde yapabileceğin şeyler, gösterebileceğin yerler bellidir ki genellikle insan eseridir.
kızarsın, gitmek istersin, yeri gelir küfredersin...
ta ki gitme vakti gelene kadar.
işte o zaman öyle bir özlersin ki, ne zaman ankara'nın bu kadar içine işlediğini merak edersin.
nefret ederdim ben ankara'dan. 3 senedir en sevdiklerimi alıyor benden, benimle ne alıp veremediği varsa. sonra gezip gördüm sever oldum. o da karşılığında aldıklarından birini geri verdi. aramızdaki buzların eridiğini düşünüyorum. bazen canım çekiyor hatta ankara'yı ama hiçbir zaman orda uzun süre yaşamak istemem.
ne zaman uzaklaşsam özlediğim şehir. pek tabi bir insanın hayatına dair tüm anıları neredeyse tek bir şehirle bağlı kalmışsa aslında uzaklaşınca özlenen işte bu anılardır. ankarayı sevmek de zordur ayrılmak da. hele ki ardında bırakacağın biri varsa bu puslu, hüzünlü, mevsimsiz şehirde o gidişler yalnızca hüzün doğurur. Yok arkadaş ankara yalnızken hiç ama hiç çekilmiyor.
mecburiyetten bulunmak zorunda olduğum şehir. öyleydi. hala öyle mi bilmiyorum. anılar demişler.. anıların varsa seversin ankarayı.. tam olarak öyle sanırım. geçen sene cehennem olan günlerim bir bakıvermişim güneş altında kiraz ağacı gibi..
anılarım var artık.. yaşadığım şeyler.mutluluklarım var evet.mutsuzluklarımdan daha çok artık.birşeyleri yapma gücüm var artık.
aşık olduğum adam var artık. her yerde anılar.. ankara şimdi bana mutluluğu veren şehir.