burada doğup burada büyümediyseniz size bu sevgiyi anlatmak zor. burada doğup büyümeseydim sever miydim bilmiyorum ama güzeldir ankara. caddeleri bakımlıdır yolları güzeldir trafik sıkıntısı yoktur. denizi yoktur ama güzeldir. bir şehri güzel kılan her zaman deniz midir? anılar güzelleştirir bazen... anılarımla güzel ankara. sakinliğiyle de güzel. çankaya, kızılay gezilmelidir. güvenilirdir. sokakta rahatça gezebilirsiniz kolay kolay suç işlenmez. zaten en az suç işlenen 10 şehir arasında birincidir ki çok sevdiğim izmir bile dokuzuncu sıradadır. ankara sevgisi farklıdır bazıları bunu anlayamaz.
trafiği -en azından istanbul yolu, anadolu kavşağı'ndaki trafiği- azalmış şehir. insanlar tatile gitmiş, şehir boşalmış, okullar kapanmış, bunların hepsi trafiğin azalmasında bir etken tabi. ayrıca en güzel dönemi de başlayan şehir. kızılay az biraz tenhalaşmış kışa ve bahara göre. akşamlar uzadığı için iş çıkışı dışarı çıkıp vakit geçirmek ayrı bir tat veriyor. nemi olmadığı için gölge bir yerde oturmak serinlemek için yeterli oluyor. velhasıl kelam 1 yılın sonunda az biraz kendini sevdirmeyi başarabilen şehir.
3 vakte kadar ebediyen veda edeceğim şehir. bendeki "neydik, ne olduk?"un gelişimini yaşadığım şehir, iyi kötü anılarıyla. başta sevmesem de, veya şöyle diyelim; "yolların denize çıkmasa da, seviyorum seni ankara." *
direksiyon başındaki ayılara denk gelme ihtimalinin her gün arttığını düşündüğüm şehir. çok değil daha üç hafta evvel, kaldırımda ayılık yapan bir valenin ardından bu akşam trafik ışıklarında ayılık yapan bir sürücüye denk geldim. adam kendisine kırmızı ışık yandığını göre göre durması gereken yeri geçip üstüme üstüme geliyor. "ışığı görmüyor musun?" deyince de istifini hiç bozmadan "görüyorum" cevabını verebiliyor. "madem görüyorsun, ne diye üstüme üstüme geliyorsun?" diye sorunca da ağzını bozup erkeklik taslamaya başlıyor.