başkentimiz olan şehir. ayrıca aynı isimle yazılmış bir yılmaz erdoğan bir şiiri vardır ki tadından yenilesidir. "ankara'ya öyle yakışırdı ki kar." demesi insanın içine işler.
bana hem hayatımdaki en güzel günleri hem de hayatımdaki en kötü günleri yaşatan şehir. çok sevip de çok üzen sevgili gibidir. hani insanoğlu da böylesini sever ya. yarım saat içinde hem çok mutlu olacağınız bir manzara gösterir size ankara hem de çok üzüleceğiniz bir olaya tanık olmanıza neden olur...tutarsızdır sadece bu yüzden bile sevilir.
ilginç bir yer burası,beğendim. az önce sakarlık yaptım ayağım takıldı. üzerine düştüm. heyecanlandığım zaman çok sakarlaşıyorum.kusura bakma lütfen. saat kaç? ne çabuk geçmiş zaman. nargilesi güzelmiş ama kahve de harika. bana neden öyle bakıyorsun. teşekkür ederim ama bu senden kaynaklanıyor. aslında çok fazla gezemedim buraları belki seninle gezeriz. gerçekten beni çok mutlu ettin.
neden hala yazmıyorsun. 3 haftadır haber alamıyorum. buna anlam veremiyorum. yaşadığımız şey hayal değil biliyorum. mutluyduk. yalan söylemezsin bana.
neden daha önce yazmadın. ne oldu neden kayboldunki. biliyorum benim içinde eşsizdi. tamam bekliyorum sabırsızlıkla.
.
.
.günler geçer(belirsiz ne kadar gün geçtiği. hafıza bulanık.)
.
.
nasıl olmaz. gitmen için sebep ne? bu çok saçma işlerini ben hayatındaykende yapabilirsin. lütfen gitme. beraber aşabiliriz. çok sıkıldıysan ara verelim ama herşeyin çok başındayız daha. sana aşığım seviyorum. madem öyle neden gidiyorsun.
.
.
.günler geçer.(belirsiz)
.
.
.
herşeyi biliyorum artık.sus konuşma artık daha fazla öldüremezdin. o varken benimle oldun. bana barıştığınızı söylerken nasılda rahatsın. canın sağolsun. hoşçakal.
.
.
.
.
.
ankara...
senin sokağında bir arabanın arkasından ağlamışlığım var benim.
karının beyazına aldanıp çok kanmışlığım var sevgiliye
köpek gibi ağlamışlığım var üzerine dikilen evimin penceresinde.
soluksuz kaldım senin havanda,yetmedi oksijenin.
bir nefes deyip yanıldıklarım senin mahallenin çocukları hepsi.
siktiri çektiğim korkaklarda senin piçlerin.
inat edip hala gitmiyorsam gururumdan, inadımdan.
birde beni bana döndürmendendir esas nedenim.
kısaca özet geçmek gerekirse;
- doğal gaz'a bakiye yüklemeyi unutursanız donarsınız.
- yan komşunuz travesti ise, şeker ve kahve istemeye gelmesin diye dua edersiniz.
- ulaşım rezildir.
- kışın cehennem hayatı yaşarsınız
- çoğu yerde yokuş vardır.
- "angaralıyıh gardaş" diyen amiriniz olursa ağlarsınız.
- çok övülen kızılay'ın tırt olduğunu görürsünüz.
- güzel kız çok azdır. *
- nasıl büyükşehir olmuş diye hergün söylenirsiniz.
- türkiye'de en çok tofaş'ın olduğu bir şehirde olduğunuzun farkına varırsınız.
- bir amir ve bürodan 2 arkadaşla çubuk barajında birlikte içki içebilirsiniz.
- behzat ç'deki gibi neşet ertaş çalan birahaneleri sevimlidir.
- ankara oturak alemlerini merakla geçer ömrünüz. *
- ankamall'a arabayla bilmeyen biri olarak gitmek için çıkarsanız 4 saatten önce bulamazsınız.
- lokantalar pahalıdır.
- kayserisporluyum dersen amirin her türlü kafayı takar. *
- memleketini özler her akşam içersin sosyal aktivite olarak
- kitap okuyup birşeyler yiyebileceğin cafe'ler yoktur.
- solcu biri olarak, sağcıların çok olduğu bir memleketten gelmişseniz ankara'yı yavaş yavaş seversiniz.
- toplu ulaşımda yüzü gülmeyen insanları görür ankara'yı tekrar sevmediğinizi anlarsınız
- yozgatlıların kahvehane'lerinde sıcak samimi insan görürsünüz.
- geldiğin ilk 4 hafta, cehennem gibi olur duygusala bağlarsınız.
- play station cafelerde liselilere pes'te ders verirsin.
- yüzü gülmeyen insanlardan streslenir, gülenlerin de yapmacık olduğunu anlarsın
- kiralar yüksektir.
- ankara kızlarına gaddar oldukları için yakınlaşamazsın.
- dışlanan sincan ve türevleri yerlerde yaşayan insanları için katlanırsın ankaraya.