Her şeyi var eden Muhdis’in Kendi Zâtı sonradan var olmuş değildir. Böyle bir hüküm aklen bâtıldır. Aksi takdirde O’nu da bir var eden olacaktır. O’nu var edeni de başka bir var eden olacaktır. Bu silsile böyle sonsuza kadar gider ki, akıl buna hükmetmez.
Öyleyse bütün silsileler Allah’ta biter ki, Allah’ın zatı ezelîdir; Allah’ın başlangıcı yoktur; Allah hâdis değildir; Allah’ın var edicisi yoktur; “Kıyam binefsihi” sıfatı ile tanımlandığı gibi, Allah kendiliğinden vardır. O’nun varlığı başka birisine dayanmaz.
allah bahsi açıldığında işi hiç uzatmazdı bilge adam ''seven sevdiğine itaat eder'' der susardı.
ben peygamberimizi çok seviyorum diyen birine hiddetle ''yalan söylüyorsun'' demişti, parmağını sallayarak!
ve gözlerini kısarak, ta gözlerinin içine bakarak sormuştu... sesini de kısarak.
''o peygamberden sende ne var aslanım!?''
derin sessizlik... herkes mahçup!
Rabbi kendisi olanla direkt bağlantıda olabilir anca. Arada nefs varken bu tarz söylemler peygamberlik/velilik iddiasına girer. Sıradan, günahkar ve düz insanlar olarak biz marifetullah tahsilinde nefs ve gizli putlar engeline takılanlardanız. Bu nedenle ilme irfana muhtacız.
Kalbinde bir dolu şirk isyan küfür olan insan dilde rabbim allah'tır dese de fiilleri onu ele verebilir.
Bir örnek olarak "işten çıkarılırsam aç kalırım" zanneden birinin rabbi allah mıdır?
bütün kusur ve kusurlardan münezzeh ve tek yanlışını görürsek dinden çıkıyorsak bunlar genel anlatı ve doğruysa inanmıyorum ama ben bunların ispatı olarak ayetleri kendi gözümle görmek istiyorum kuranı okumadım internetten ilgili ayetlere bakıyorum ama tam cevap bulamadım meal ve tevsir bazen yetersiz kalıyor sanırım kelimelerin arapça anlamını bilmek gerekiyor.
bilen ve bilmeyen her ferdimizle hepimiz bu dünyaya, bizzat Allah'ın ferman ettiği gibi, Allah'ı aramaya, bulmaya, onun sırları ve hikmetleri etrafında "körebe" oynamaya ve ona ibadet etmeye geldik.
Onun içindir ki, marangoz, yonttuğu tahtada onun, politikacı güttüğü cemiyette onun, şair de yuğurduğu kelimelerde onun sırları ve hikmetleriyle çevrilidir.
Benim tasavvurumda insan denen toz zerresi kadar bile olmayan varlıkların ne yiyip ne içtiğiyle, nasıl giyinip giyinmediğiyle, resim çizip müzik dinlemesiyle ilgilenmeyen bir varlıktır kesinlikle şüphesiz. Dinlerin tanrı tasavvuru bana hiç de mantıklı gelmiyor. Onlarca gezegeni, ötegezegeni, yıldızları vesaire yaratan bir yüce varlığın insan vücudundaki bir bakteri kadar önemi olmayan birinin yapıp ettiklerine bu kadar önem atfedip sırf domuz eti yedi diye sırf birtakım ritüeller uygulamadı diye cehennem ile korkutması bana hiç ama hiç mantıklı gelmiyor.