Türk kültürü islam kültürüyle içli dışlı olmasaydı, şu an 1400 yıl önceki iki Arap'ın iktidar kavgası yüzünden Türkler birbirine düşman olmazdı ve tarih boyunca çatışmazlardı.
Ama bu düşmanlığı her kim yarattıysa yarattı, geri dönüşü olmadığı için de onlara karşı kendisini savunmak gerekir diye düşünüyorum.
Gerçek anlamda ateist olanların bir çoğunun Sünni olması ve de Alevilerin ateizmi bir maske olarak kullanırken sadece Sünni islam değerlerine saldırması sonucunda, her ne kadar Allah, kitap söven biri olsam da, kendisini savunmak zorunda hissediyorum kendimi.
Allah yerleri ve gökleri (gezegenler ve fezayı yâni uzayın tamamını) benzeri olmayan yüce kudretiyle yaradandır. Hiçbir şey tesadüfen olamaz. Allah vardır. inanmayanlar beyinsizdir (sefihlerdir). O tesadüfen yaratıldık diyenler bir bez torbanın içine on (10) adet tenis topu koysunlar. Her birinin üzerine de keçe kalemle birden ona kadar numaralarını yazsınlar. Sonra ağzını büzüp onları karıştırsın ve içine bakmadan topları çeksinler. On topun sırayla 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 olarak torbadan çıkma ihtimali on üzeri yirmidörttür, ihtimaller hesabına göre. Yani imkânsızdır. Zira sonsuzda bir gibi bir rakamdır ki bu da sıfıra eşittir.
Kamera, ses kaydı gibi teknolojik gelişmeler olmadan önce her türlü doğa üstü mucizeyi insanlara gösteren ancak bu tür kayıt yapan araçlar icat edildikten sonra bütün mucizelerden mahrum eden yaratıcı.
"1.) doğru hüküm vardır.
2.) bilgi, doğru hükümdür.
3.) bilgi, bilen'e muhtaçtır.
4.) bilen vardır.
5.) bilgi, bilen'in bilmesiyle var edilir: bilen, bilgiyi var edendir. bilgi, bilen tarafından sürekli var edildiğine göre; bilen, var eden'dir.
6.) bilen ve var eden, her şeyin bilen'i ve var eden'idir.
7.) Ancak zamanı, mekanı, gökleri ve yeri kuşatan her şeyin bilen'i olabilir..
8.) zamanı ve mekanı, gökleri ve yeri kuşatan -şüphesiz- en yüce'dir, en büyük'tür, tek'tir.
9.) bilen ve var eden; en yüce'dir, en büyük'tür, tek'tir.
10.) en büyük, en yüce ve tek olan -şüphesiz- tek tanrı'dır, allah'tır." şeklindeki ispattan da anlaşılacağı üzere kendinden başka ilah olmayandır.
Mekkeyi kureyş öncesinde idare eden elemanın suriye taraflarından getirdiği, yakuttan yapılmış, insan boyutlarında, kırık olan bir kolu daha sonradan altın olarak araplarca eklenmiş, kabe'nin icinde hz ibrahim tarafindan acıldığına inanılan kuyunun başında duran, en büyük put.
etimolojik kökeni tanrı, tapılan anlamına gelen arapça el-ilah'a dayanmaktadır. el-ilah islamiyet öncesi arap tanrılarından birisidir. zaman içerisinde el-ilah (al-ilah) artikelinden ayrılıp allah şeklini almış ve tek tanrılı islamiyet dinindeki anlamını kazanmıştır.
Ahzâb Suresi 48. Ayet
وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا 48
48 . Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma, Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter. (33/Ahzâb, 48)
“–Dünya onların âhiret bizim olsun, istemez misin yâ Ömer?!.”
Nisâ Suresi; 10
"Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir."