Arasam bulunmazdı duygusu. şöyle ki hani olur ya her zamanki istikametinizden farklı bir yere gideceksinizdir, farklı bir otobüs beklerken sürekli bindiğiniz otobüs sık sık geçer. beklesem gelmezdi dersiniz. aşk da öyle bir şey beklediğinizde hakkaten gelmeyen, olması gerektiğinde çoğu zaman bulamadığınız.
kelimelere dökerek başkalarına anlatma çabası nafile bir uğraştan ibaret olan duygu. yaşayabilenler şanslıdır ( aşık oldum diyenlerin birkaç binde biri ).
subjektif bir olgudur aşk. herkes aşık olduğunu iddia eder, ama aslında herkesin hissettikleri farklıdır. zaten olayın güzelliği de buradadır.
benim için nedir aşk? korkmaktır. hislerini açıklayamamanın verdiği o derin üzüntüyü iliklerine kadar hissetmektir. platonikliğin ta kendisidir.
benim için nedir aşk? onun gözlerine bakmaktır, bakarak her şeyi anlatmaya çalışmaktır. saçıyla oynamaktır. onun büyüsüne kapılıp gitmektir.
benim için nedir aşk? depresifliktir. olmayacağını bile bile istemektir.
benim için nedir aşk? ulaşamamaktır. ne kadar yakınımda olsa da..
rüyalarınıza bile giren kişiye, duyduğunuz derin sevgi, güven, özlem kısacası en güzel şeydir. ya çok özlemişsinizdir ya da ona kırgınsınızdır.. ama bn çok özledim.
gece gündüz düşlediğin , düşündüğün hatta aynı yatağı paylaştığın kişinin bir boka yaramadığını anlayana kadar geçen süreçtir. mutlu aşk yoktur. hem vallahi hemi de billahi.
(bkz: dertliyim sözlük)
sanırım bildiğim kelimeler içinde tanımı en zor olan. buraya yazarken cesaretimi kıran, ellerimi titreten.
bir durum değil aşk. his denecek kadar dar bir kavram da değil, yaşama amacı denecek kadar geniş de. en yoğun his olması muhtemel insan hayatında, bundandır ki tanımı zor bir şeydir. şey. çünkü "bu" diyemeyeceğiniz bir "şey" aşk.
bir bütün değil aşk, bazen sevgilinin açık mavi tokasını tüm bakışlara rağmen bileğinde taşıyabilmek; bazen hediye ettiği bilekliği koklarken uyuyakalmak, bazen yolladığı şarkıyı defalarca ard arda dinlemek. gün boyunca aslında zihninizin bir kısmının hep "o"nu düşündüğünü bilmek. katlanılmaz gelen duygulara katlanabilmek, bunun sizi mutsuz etmemesidir. onursuz, gurursuz biri olduran bunun yanında üzmeyendir. kucağa alınamayan bir bebek gibi saf, elini kaynar suya sokmak kadar somuttur bazen. sapkınlıktır aşk. eski sizi yeni size bağlayandır. ağlatmadan acıtan, güldürmeden huzur verendir. ilk öpücüğün etkisi aylarca süren emsalsiz duygusunu da, ayrılmadan saatlerce sarılma isteğini de içerendir. bağlılıktır aşk, bağlanmaktır. anlamınızdır. umudunuz, "bir gün.."ünüzdür.
karşı cinse ya da yoğun sevgi beslenebilecek her şeye karşı biriktirilen duygular bütününü sorgulama hali. sanırım bu sorunun bir cevabı yok. aşkı da bu kadar gizemli, hoş ve heyecanlı kılan da bilinmezliği belki de.
aslında hiç öyle gerçek aşk öyledir böyledir muhabbetlerine girmeye gerek yok. durup dururken taaa leyla ile mecnuna uzanıp aşk işte budur geyikleri de kabak tadı verdi zaten. aşk bir aldanmaca, gönül oyunu. gerçekliğinin acısını ancak kaybedince ya da hiç ulaşamayınca anlayacağın bir şey. ama böyle olmak zorunda da değil. sevip kavuşmsyla daha da artabilir.
aşk birini elde edene kadardır diyenlere ya da gerçek aşk karşılıksız aşktır diyenlere de aldırmayın o onların uydurması, yanılgısı, tesellisi. bir ağacın meyve vermesi o ağacın var olma sebebidir, güzelliğidir. aşk da insanın ömrü boyunca kendisine sunabileceği en güzel meyvedir. mesele meyvenin tadında saklıdır. tatlıdır, acıdır. kimi hamken harcanmıştır, kimi dalında kalmıştır.
"madem ki bir aşkın var, ne güzel tadını çıkar...her şeye boşver ve aşkı yaşa...
ille de büyük aşk olması gerekmez;yaşanan her aşk büyüktür, yeter ki çıkarmasını bil...
çok büyük umutlar bağlama,yarını hiç düşünmeden,günü gününe sev, sevginin tadını çıkar...
sevgide geleceği düşünürsen aşkı bombok edersin.
sakın haaa ...sonsuz monsuz diye herifin başını yeme...her şeye boşver;öylesine sev ki, sevdiğin erkeği bile umursama,salt kendin için sev,bencilce yaşa aşkı, bütün maddesiyle...
yaşamdan elinde kala kala salt yaşadığın sevgiler kalır sonunda,
aslolan aşktır yaşamda...dolu dolu, dolu dizgin,zilzurna,saniye saniye aşkı yaşayarak sev...
iki yil, üç yıl sürecek diye umutlanıp enayilik etme...
ister sürer, ister sürmez....sen o anı yaşa yeter ki...
yitirdiğin zaman; yaşadıklarını kazanmış olacaksın...
sonunda elbet yitireceksin, ama yitireceğini hiç düşünme;çünkü aynı zamanda kazanmışsındır da...anılar kazanıyorsun daha ne...iç o zaman, sarhoş ol...
yüce yüce şeyler düşünme severken, sevgiyi berbat edersin;çünkü sevginin kendisinden daha yüce bir şey olmaz...
aferin sana seviyorsan,seviliyorsan...sakın kuşkulara kapılma.
severken yirmi yıl sonrasını değil,yirmi dakika sonrasini bile düşünme...an an yaşa, derin derin hem de...afferin sana...çok sevindim.
işe güce boşver...keyfince yaşa, sev...sevildikce sev,sevilmeyince de tastamam boşver
ve o zaman o güzelim yalnızlığına sarıl...o yalnızlık ki, bütün sevgilerden daha güzeldir
ve sonunda .........kollarımızla sararız...
o zaman da hiç üzülmeyeceksin.çünkü nasıl olsa, sığınacak bir yalnızlığımız var;günün birinde anamız bile bizi bırakır gider,ama o yalnızlığımız,biz yaşadıkça bizi hiç bırakmaz...
severken bunları düşünme,lütfen yarınsız sev ki, sevginin tadını çıkarasın.