"meheeheheheeh" şeklinde gülerek 4 senedir içerisinde bulunduğum sendromdur. yok öyle bir şey yok. var diyenler de kendilerine meşgale bulsunlar hayatın her senesi ayrı güzel bunalıma buhrana girmeye gerek yok.
olmayan sendromdur. sadece artık daha olgunsun, ayakları yere basan bir bireysin ve sağlam durmak zorundasın bu hayatta. zira anne baba yaşlanmışlar tabiri caizse bir ayakları çukurda kardeşler desen evlenmiş kendi dünyalarına çekilmişler. haliyle yalnızsın. evliysen eşin varsa çocuğun senin hayatın, evli değilsen kimsen yok. bunu en iyi anladığın zamandır aslında 30 yaş. artık laylaylom hayatın sana pek faydalı olmayacağını anladığın yaştır 30.
31,5 yaşındaki bekar adamın tecrübelerini dinlediniz.
sendrom ne oğlum.
bunlar gavur icadı
biz müslümanız
rabb'imiz ne kadar ömür verirse o kadar yaşayacağız
aslolan adam gibi yaşayıp
adam gibi gitmek
yoksa her yaşta yapacak işimiz var.
ebu eyyub el ensari istanbul fethine geldiğinde 80 yaşındaydı.
bize düşen kul olmak.
başka dertleri olmayan orta grubun sahip olduğu sendrom. o yaş grubunda olmama rağmen ne sendromu amına koyyim. benim dertlerim sendromun ırzına geçer diyorum.
bu aralar beni oldukça bunaltan sendrom. kırk yaşının güzelliği de bu sendromun sonucu galiba. geçmişin boşluğuna geleceğin belirsizliğine kapılıp gidiyorsunuz. ölümü düşünmeye başlıyorsunuz sonra yavaş yavaş. inanıyorsanız, yandık maffolduk diye düşünüp ölüm korkusu sarıyor yavaş yavaş. bak yavaş diyorum öyle 60li yaşlar gibi değil. temel atıyorsunuz. inanmıyorsanız, 'hiç' olacam demeye başlıyorsunuz ve bir boşluğa savrulmaya doğru itiliyorsunuz. sanırım bunlar bir on yıl sürecek gibi. arkasından tüm yüklerinizden arınıp 40lı yaşlara adım atacaksınız. işte kırklı yaşların güzelliği de buradan geliyor.
30 da 35 de hayatın en güzel döneminin başladığı yaşlar. Ne istediğinizi, ne istemediğinizi bildiğiniz, daha kolay "hayır" diyebildiginiz, az ve öz insanla sağlam ilişkiler kurup fazlalıkları ayıkladıgınız, kalbinizin kırılmasına eskisi gibi göz yummayıp insanları hayatınıza o ölçüde dahil etmeyi bildiğiniz bir dönem ikisi de. Sendrom falan yok, yeni güzel günler var.
29 dan sonra bu daha bir ağır basan bir sendromdur. Kariyer planlarını yapmanın son evresidir. 35 ten sonra hayatının nasıl şekilleneceğine bu yaşta karar verirsin. Evlenip çoluk çocuğa mı karışmak yoksa bekar takılıp gezip tozmak mı. Evet o yaştayım.
40 yaş sonrasıyla iyice zihne çöken 40' lı yaş sendromunun yanında esamesi okunmayacak sendrom. 20' li, 30' lu yaşlarda bir şeyler başardıysan başardın, aksi takdirde tek isteğin kaçıp gitmek ve huzur bulmak oluyor.
içinde bulunduğumuz yıla girdiğimizden beridir içinde bulunduğum sendromdur. Bu yaşa gelinceye kadar hep 18 yaş sendromu kötü derdim ama bu hepsinden beter. Evli veya bekar farketmez bence ama halen daha doğru düzgün bir işte devamlılık sağlayamamış, sürekli iş değiştirmiş biriyseniz daha kötü geçendir.
ben sendrom işini 27’den sonra bıraktım, kabul ettim çünkü. 27’den on sene önce 27’yi bile hayal edemezdim ben yani yaşayacağımı sanmıyordum niyeyse. ama işte geldik buradayız biz bu işte ustayız falan filan nsjjfjajd.
zaten ortalama her on yılda bir yaş krizi yaşarız normal olarak. bu hayatlarımızın küçük seyreltilmiş asırları olduğu için bize ergenlikle benzer sıkıntılar yaşatabiliyor. 50’de de sendrom yaşayabiliriz 70’te de.