feminizm

entry932 galeri
    78.
  1. bir askeri üste es olarak yasayan bir kadinin kendi ilerlemesi, kocasinin terfi edecek kadar basarili bir performans göstermesine baglidir. böylece kapisinin disindaki kadin baris eylemcilerini bir müttefik degil, düsman olarak görür.

    ancak bir askeri üsse kendi güvenligini kazandiran sey bu kadinlarin arasindaki ayrimlarin ta kendisidir. silahli kuvvetlerin üslerini ayakta tutabilmek için kadinlara ihtiyaci vardir, ama ayni zamanda bu kadinlarin karsilikli olarak dislayici kategorilere ait olduklarini tasavvur etmelerine ihtiyaç duyarlar. farkli ülkelerin kadinlari mesafelerle ve genellikle de irk ve siyasi nüfuz esitsizlikleriyle birbirinden ayrilmistir.

    britanya silahli kuvvetlerinin dis siyasetlerini yürütmek için cinselligi nasil kullandigiyla ilgili belizeli kadinlarin (ayrica bazilarinin anlattigina göre ithal edilen guatemali kadinlarin da) anlatacagi çok sey vardir.(1) britanya birlikleriyle flört eden kuzey irlandali ve bati blman kadinlarin, belizeli kadinlarla paylasacagi çok önemli bilgileri var.

    britanyali kadin baris eylemcileri ve üniformali kadinlar gibi, britanyali askerlerle evlenen britanyali kadinlar da bu resmin tamamlanmasina yardimci olabilirler. bu kadinlarin görünüse göre birbirlerinden çok farkli deneyimlerinin hepsinin bir araya getirilmesinin sonucu ise toplumsal olarak cinsiyetlendirilmis üs siyasetidir.

    bir askeri üste es olarak yasayan bir kadin kendini güvende hissetmek ister. ayrica onun kendi ilerlemesi, kocasinin terfi edecek kadar basarili bir performans göstermesine baglidir. böylece kapisinin disinda kamp kuran kadin baris eylemcilerini bir müttefik olarak degil, düsman olarak görür. üniformali kadin, ordunun erkeklik geleneklerine meydan okumaya çalisir; kendini erkek takim arkadaslarinin elde edebilecegi bir cinsel nesne olarak degil, savasan bir yandas olarak görür.

    öyleyse, bu kadinin, kendi çalisma mekanini erotize ettiklerini düsündügü üs kapilarinin disinda (ya da bazen içinde) fahiselik yapan kadinlara içerlemesi sasirtici degildir. askerlerin kiz arkadaslari hiçbir zaman flört ettikleri askerin evde bir karisinin olup olmadigindan tam olarak emin olamazlar.

    sevgilisinin komutani onu yabanci bir kadinla evlenmemesi için uyardiginda ya da vazifesi sona erdiginde ve yerli eslikçilik ihtiyaci birden bire kesiliverdiginde evlilik vaatlerinin gerçeklesip gerçeklesmeyecegini hiçbir zaman bilemezler.

    eger asker esleri ve kadin askerler fuhusun yalnizca kendi askeri üs yasamlarini degil sirtindan geçindikleri ülkenin yasamini da nasil kirlettigini kesfetmeye koyulurlarsa kendileri için aradiklari sayginin kökleri de daha derin olacaktir. böylesi bir kesif ayrica onlarin siyasi ufuklarini gelistirmelerine, kendi çikarlarina daha az odaklanip militarizasyonun sonuçlari hakkinda daha fazla soru sormalarini da tesvik edecektir.

    http://www.savaskarsitlar...=43372&ArsivSayfaNo=1

    *

    savas karsiti mücadelede kadinlarin rolü, onlarin barisçil özelliklerinden kaynaklanmaz. bu varsayim, savasi dogal yapiya indirgeyerek mesrulastiran teorileri besler. kadinlar, savasin hem öznesi hem de rehinesidirler. kadin, patriarkaltoplumun kendisine yükledigi role boyun egerek de, erillesmis davranis kaliplarini benimseyerek de, geri hizmetlerde bulunarak da, devsirme savasçilar haline gelerek de savasa destek oluyor. bu, bir bilinç ve seçim meselesidir. dolayisiyla, kadinlarin baris mücadelesine katilimi, onlarin sevecen ve pasif yapilarinin dogal bir sonucu degil, politik bir seçimdir.

    ornegin, irlanda da dikkate deger bir kadin baris mücadelesi var. öncelikle kadin merkezleri araciligiyla, cemaatler arasi kaynasma için bir zemin saglandi. farkli aidiyetler içindeki kadinlar, yasadiklari ortak sorunlari ve deneyimleri birlikte kesfettiler. bu tanisiklik üzerinden, belfastli isçi kadinlarin bir projesi olan kadin destek agi, birbirine düsman ulusal projelere sahip iki etnik gruptan kadinlarin bir ittifaki haline geldi. kendini kolektif feminist ses olarak adlandiran kadin destek agi, çatismayi durduramadi ama diyalog zeminini güçlendirdi.
    israil ve filistin de de, feminist kadinlar, oldukça etkili baris çalismalari gerçeklestirdiler. ornegin, feminist nova dergisinden

    kadinlar tel aviv meydaninda jeneratör ve slaytlarla sansürlü isgal fotograflarini gösterdiler. eylemlerine kudüste baslatan siyahli kadinlar önce bölgeye, ardindan dünyaya yaydilar. kadinlar ve baris koalisyonu ile bat salom, israil ve filistinli farkli siyasal arka planlara sahip kadinlarin ittifaki olarak, toplumsal cinsiyeti temel alan baris siyasetini yapan kampanyalar, konferanslar, yaratici, etkin, pozitif, siddet disi kitlesel eylemler düzenledi. kadinlar, ince ince islenmis bir baris örtüsü diktiler. bunlar, kadinlarin baris sürecinde muhatap alinmasini saglamadi tabii uluslararasi alanda baslayan baris görüsme masalarinda, kadinlarin diktigi örtü bile yoktu. baris görüsmelerine katilmak isteyen israilli ve filistinli kadinlar 'erkeklerin askeri geçmisleri barisin önünde engel' dediler. gerçekten de bu görüsmelerden hala baris çikmadi ama cemaatler arasinda bir ittifak zemini olustu ve kadinlar arasinda, siddet mekanizmalarinin ortakligi konusunda ortak bakis gelisti.

    ataerkil sistem analiz edilmedigi takdirde, toplumsal yasama militer degerlerin ve gündemlerin neden giderek daha fazla hâkim oldugunu kavramakta zorlaniriz. bu zorlanma, baris eylemlerin de basarisizligina neden olur. savasi asmak için feminizme ihtiyaç vardir. patriarka-millet-militarizm arasindaki iliskileri gösteren, söylemi sorgulayan, savasin yarattigi mitleri sarsan feminist analiz, siddeti bütünlüklü görmek açisindan iyi bir çikis noktasidir. savas karsiti bir hat olusturma, militarizasyon süreçlerini geriletme ya da barisi gelistirme mücadelesinde, cinsiyet iliskilerine özel bir önem verilmeli, sadece kadinlarin yasadigi özel magduriyetlerin degil, ataerkil sistemin, aile kurumu etrafinda örülen yargilarin kapsamli analizi yapilmalidir. bir çatismanin görünür sebebi olan baski ile bununla kesisen toplumsal cinsiyet rejimi arasindaki bütünlük görülmezse, savasi asmak da zorlasir. savasin zihniyetiyle çatisilmadigi için, her çikar uzlasmazliginda silahlar yeniden patlar.

    http://www.savaskarsitlar...ID=1&ArsivAnaID=42023

    *
    `
    militarizm` askerler, askercilik. yani bir yigin silahli erkek ve bununla var olan iktidarlar. ordunun siyasal ve toplumsal hayatta etkin rol almasi, sorunlarin çözümünde siddet kullaniminin mesru görülmesi, hiyerarsinin yüceltilmesi, erkekligin siddet kullanimi kadinligin ise korunma ihtiyaci ile özdeslestirilmesi...(1) silahli iktidarlar ya da silahla iktidarda kalmanin ideolojisi...

    günlük yasantimizda biz farkinda olmadan bu en eski ve en dogal silahi ve onun ideolojisinin hükmünü her zaman ensemizde hissederiz: izleri gerçek hayatimizin ifade araci olan dilimizde, çevremizde, yaratilan maddi ve manevi degerler dizgesinde, algimiz ve davranislarimizda saklidir. incelenirse bir yigin kavramin, simgenin hem cinsellikte, hem de askeri anlamda ortak kavramlar oldugunu görürüz. cok farkli ve alakasizmis gibi duran bu iki alanin, aslinda iç içe geçmis, daha dogrusu birinin digerinin varlik nedeni ve besleyici kaynagi oldugu görülebilir.

    kadinlarin ikincil cins olarak magduru olduklari sistemli ayrimcilik, cinsiyetçilik olarak tanimlanirken, bunun fallokrasinin (penis egemenliginin) dogurdugu bir sonuç olarak; erkeklerin (ve fallusun sembolik gücünün) kadinlar üzerindeki egemenligini ifade eden isim(2) oldugunu biliyoruz. yukaridaki militarizm taniminda kadinligin korunma ihtiyacina vurgu yapilmaktadir. korunma ama kimden ve neden? tabi ki ötekilerin cinsel saldirilarindan korunmasindan bahsedilmektedir. fiziksel güçsüzlügünden dolayi degil. oyle olsa zira çok sayida fiziksel olarak zayif konumdaki erkek de var. dolayisiyla militarist yaklasimda çizilen sinirlar içinde ve disinda, dönemine göre kadinlara yönelik tehlikeler yaratilmakta ve bunun sonucu olarak da yine kadinlarin korunma ihtiyacindan bahsedilmektedir. ne güzel degil mi? Özellikle savaslar hep kadinlarimizin namuslarinin korunmasi argumani üzerinde yürütülmekte ve bal gibi de yutturulmaktadir. bu daha çok uzun baris dönemlerinde kullanilan bir söylemdir ki savas, saldiri ve isgal ihtimallerinin pazarlanmasi üzerinden, toplumdaki erkeklerin ve kadinlarin militer hale getirilmesinde önemli rol oynarlar. bu nedenle militarizm aslinda savas zamanindan çok baris zamaninda gelisir.(3) iste yaratilan bu söylem (aslinda gerçek tehlike de) bu korunma ihtiyaci hem militarizmin hem de cinsiyetçiligin yeniden üretiminde kullanilmaktadir. böylece, aslinda cinselligin aidiyetligini tanimlayan bir alan içindeki kadinlarin, bir tür penis saldirilarindan mülk olarak korunmasindan söz edilmektedir. bu nedenle fallokratik simgelerin kullanimi önemli hale gelir.

    bu nedenle tecavüz de askeri terminolojide çok kullanilan bir kavramdir; bilinebilen tüm anlamlariyla... tabi cinsel bir saldiri biçimi olarak da. insan'oglu' tarihinin en karanlik, en eski siddet araci olarak; kendi cinsel organini hükmetme, yani iktidar için bir silah olarak kullanmaya baslamasinin ürünü olarak eski bir geçmise da sahip. kendi iktidarinin temel ögesi olarak, bir cinsin kendi ayirt edici organini, biyolojik bir uzvunu, bir silah olarak, diger cinse ya da kendi cinsinden olana karsi bir siddet araci olarak kullanmasi seklinde tanimlanabilir. bir güç, erk, yani iktidar iliskisi olarak, biri ya da birilerinin, ötekini istegi disinda ve güç kullanilarak bedenine, kisiligine, iliskilerine veya tüm aidiyetlerine yapilan fiziksel, sosyal ve psikolojik imha eylemidir. aslinda tam anlamiyla bir militarist eylemdir. bir iktidar hatirlaticisidir.

    iktidardan bahsetmisken sadece erkeklere özgü olan iktidarsizlik diye bir hastaliktan bahsetmek sanirim ilginç olacaktir. bir hastalik ve sadece erkeklere özgü(!) nedir iktidarsizlik? Bir erektasyon sorunu? iktidarsiz olmak erekte olamamak ise, o zaman baska bir okumayla erektasyon hali midir iktidar olmak? bir kalp ya da baska bir rahatsizlik degil de ereksiyon probleminin iktidarsizlik olarak halk arasinda nitelendirilmesi sadece bir tesadüf olabilir mi? elbette ki hayir! aslinda cinsiyete dayali hiyerarsinin, güç iliskisinin ve bunun sosyal teorisinin küçük bir açiklamasindan baska bir sey degildir. bu yüzden tüm toplumlarin erkek yanli, yani penisi olanlarin egemenligi seklinde örgütlendigi fallokrasi ve onun militarist yapisini görmekteyiz. dolayisiyla militarizm var oldukça fallokrasi, fallokrasi var oldukça da militarizm hayat bulmaya devam edecektir. umarim bir gün ikisinden de kurtulma sansimiz olur.

    http://www.savaskarsitlar...ID=1&ArsivAnaID=37739
    1 ...