roma imparatorluğu nun yıkılış nedeni

entry6 ↓ galeri
    4.
  1. Roma, zirve döneminde, yüzyıllar boyunca tıpkı Modern Batı gibi özgür, dinî açıdan hoşgörülü, çoğulcu ve serbest piyasaya dayanan zengin bir toplumdu. Ancak imparatorluk, 3. yüzyıl bc'de giderek derinleşen 3. yüzyıl krizinin etkileriyle ve önceki sosyal yapısını paramparça eden dış zorluklarla karşılaştıkça daha totaliter bir yapıya doğru sürüklendi.

    Roma bürokrasisi giderek daha fazla güç kazandı. Roma bürokrasiyi, state'i ve orduyu o kadar büyüttü ki böyle bir büyüme, ekonominin ve toplumun diğer her öğesini yok etti. Çalışmak veya çocuk sahibi olmak için hiçbir teşvik kalmadığından, nüfus ve ekonomi durgunlaştı. Her nesilde şehirler daha da küçüldü. State, meslekleri kalıtsal bir kast haline getirdi, kamu hizmetlerini maaş ödemeden yaptırmaya çalıştı ve insanları çalışmaya zorlamak için her iş koluna kotalar koydu.

    Dominate dönemi, yani vatandaştan tebaaya geçişi, Roma'da Augustus döneminde başlayan principate¹ modelinden Diocletianus ile başlayan dominate² modeline geçişi ifade eder. Dominate dönemi, Roma'nın artık toplumun üzerinde bir hizmetkâr değil, mutlak bir sahip olarak konumlandığı dönemdi. imparator artık bir siyasetçi değil, erişilemez bir yarı tanrıydı. Bu, merkezî gücün senato, yerel meclisler gibi tüm dengeleyici kurumları yutma sürecidir. Günümüzde ABD'de de benzer bir süreç yaşanmaktadır.

    (1) birinci vatandaş
    (2) efendi-köle
    ---
    Dominate dönemin en dikkat çekici özelliği, Curiales sınıfının çöküşüdür. Curiales sınıfının günümüz Türkiye'sindeki en yakın karşılığı orta sınıf belediye meclis üyeleridir. Roma, curiales'i vergi toplamaktan şahsen sorumlu tuttu. Roma'nın belirlediği kotanın üstünde toplanan vergilerin fazlası curiales'in cebinde kalıyordu, ancak eğer vergi geliri Roma'nın belirlediği kotanın altında kalırsa, curiales aradaki farkı kendi ceplerinden ödemek zorundaydı. Bu roller zorunlu olduğu ve genellikle maaş almak yerine mali yıkımla sonuçlandığı için fiilen maaşsız kamu görevleriydi. Roma, bu maaşsız çalışan rollerin her zaman dolu olmasını sağlamak için Orta Çağ soyluluk sisteminin temelini atacak olan mesleklerin babadan oğula geçtiği bir statüye getiren fermanlar çıkardı. Eğer babanız bir curiale, asker veya fırıncıysa, yasal olarak aynı mesleği icra etmek zorundaydınız. Bu, toplumsal hareketliliğin ölümüydü. insanlar, merkezî orduya veya kiliseye katılarak ya da münzevi bir hayat¹ seçerek sorumluluklarından kaçmaya çalıştılar.

    (1) Günümüze benziyor mu?
    ---
    Roma buna, kaçakları görevlerine bağlayan yasalar çıkararak karşılık verdi. Örneğin, coloni¹ toprağa bağlandı ve Orta Çağ serflerinin öncüleri oldular. Üretimi artırmak isteyen Roma, katı üretim ve vergi kotaları belirledi. Tahıl tedariki², nakliye ve fırıncılık gibi temel ticaret kolları, state kontrolündeki loncalarda³ örgütlendi. Bu loncalara state'e sağlamaları gereken belirli mal veya hizmet kotaları verildi. Üyeler ömür boyu loncaya bağlı oldukları ve çocukları da onları takip ettikleri için Roma, şehirlerin beslenmesini ve ordunun ikmalini sağlamak adına kalıcı, ücretsiz veya düşük sabit fiyatlı bir iş gücü garantilemiş oldu. Eğer bir kişi kalıtsal görevinden kaçarsa, Roma kaybolan vergi gelirini telafi etmek için o kişinin mülküne el koyardı. Bazı aşırı durumlarda, devlet fabrikalarında⁴ çalışan kaçak işçiler, tanınıp geri getirilebilmeleri için vücutlarının belirli bölgeleri kızgın demirle dağlanırdı.

    (1) toprağa bağlı özgür çiftçiler (bkz: koloni/#48113108)
    (2) annona
    (3) collegia
    (4) silah fabrikaları, darphaneler, taş/tuz/mermer ocakları, madenler, et cetera
    ---
    Modern ekonomi bilgisinden yoksun, herkesi ahmak, yalnızca kendisini akıllı zanneden Diocletianus’un tavan fiyat kararnamesi¹; tarihin belki de Sovyetler'den sonra en kapsamlı merkezî planlama girişimlerinden biriydi. Roma, enflasyonu durdurmak için her ürün ve hizmetin fiyatını ve her işçinin ücretini belirlemeye çalıştı. Sonuç, tabii ki karaborsa ve üretimin durması oldu. Roma buna karşılık olarak özgür çiftçileri toprağa bağladı. (bkz: koloni/#48113108).

    (1) edictum (diocletiani et collegarum) de pretiis rerum venalium ya da edict on maximum prices
    ---
    Roma hukukunda 'coloni', özgür doğmuş olmalarına rağmen vergi sistemini korumak amacıyla topraktan ayrılmaları yasaklanan bir sınıfı ifade eder. Bu yapı, Orta Çağ Avrupa'sındaki serf¹ sisteminin doğrudan temelini oluşturmuştur. Koloni sistemi, Roma çöktüğünde ortadan kalkmadı; aksine, Orta Çağ Avrupa'sının temel ekonomik yapısı olan feodal serfliği doğurdu.

    (1) Lat. servus, to serve, servant, service, servis etmek, servis yapmak
    ---
    Roma, kontrol mekanizmasını sürdürmek için o kadar ağır bir yapı kurdu ki merkezî otorite çöktüğünde bile bu toprağa bağlı yerel yapı devam etti. Benzer şekilde Orta Çağ Avrupa soyluluk unvanları da Roma döneminde bu topraklardaki düzeni sağlayan, gene bu toprağa bağlı askerî rütbelerden gelmektedir:

    • imparator = (Lat.) imperator = kara kuvvetleri veya ordu komutanı.

    • Kral = (Lat.) rex = kral (Bulgarca) = król (Lehçe) = kralj (Sırpça) = kuningaz (proto-germanic) = knyaz = king = könig = yani king sözcüğü en basit anlatımıyla "leader of the kin" demektir.

    • Prens = (Lat.) princeps = primus+capio/capere = birinci adam

    • Dük = (Lat.) dux = bahsi geçen herhangi bir askerî grubun komutanı = dyk = duka = duke = duc

    • Kont = (Lat.) comes = count = com (with)+ire (go) = follower

    • Baron= (Lat.) baro = paralı asker

    Roma’nın Hristiyanlığı kabulü, genellikle dinî bir zafer olarak anlatılır; ancak politik açıdan Roma’nın Hristiyanlığı kabulü, state’in ideolojik bir tekel kurma çabasıydı. Çoğulcu paganizm, state'in kontrol edemeyeceği kadar dağınıktı. Tek bir tanrı, tek bir imparator ve tek bir kilise hiyerarşisi, Roma'nın halkın zihnini yönetmesini kolaylaştırıyordu.

    Beşinci yüzyıl Roma'sı, bugün yaşadığınız feminize panik¹ durumuna çok yakındır. Toplum o kadar kırılgan ve karmaşık hâle gelmişti ki dışarıdan gelen en ufak bir sarsıntı², state'i tüm işleyişi durdurmaya ve mutlak kontrol sağlamaya zorladı. Ancak bu kontrol o kadar ağırdı ki Roma halkı için barbar istilacıların gelmesi, vergi memurlarından ve kast sisteminden kurtulmak anlamına geliyordu. Birçok Romalı köylü Roma zulmünden kaçıp Gotlara sığınmıştı.

    (1) (bkz: kadınların totalitarizm sevgisi/#48113160)
    (2) Örn. germen göçleri
    ---
    ekim 8, 2026
    2 ...