aldatılmak

entry755 galeri ses1
    755.
  1. insanın sadece birini değil, o kişiyle birlikte kurduğu bütün anlamları kaybetmesidir. dışarıdan bakınca “biri başkasına gitmiş” gibi görünür ama içeride mesele bundan çok daha büyüktür. çünkü aldatılan insan çoğu zaman yalnızca sevgilisini değil; güvenini, sezgilerini, hatıralarını, kendine olan inancını ve “ben bunu hak etmemiştim” duygusunu da sorgulamaya başlar.

    aldatılmak, kalbin ortasında açılan görünmez bir mahkemedir. insan önce karşısındakini yargılar, sonra kendini. “nerede hata yaptım?”, “neyi eksik verdim?”, “ne zaman değişti?”, “ben nasıl fark etmedim?” diye düşünür durur. oysa aldatılmak çoğu zaman aldatılanın eksikliği değil, aldatanın karakterindeki çatlaktır. ama yara tazeyken insan bunu bilse bile kolay kolay hissedemez.

    aldatılmak, geçmişe de bulaşan bir acıdır. Çünkü insan sadece o günü değil, önceki bütün güzel günleri de yeniden izler. Birlikte gülündüğü anlar, söylenen sözler, verilen vaatler, bakışlar, mesajlar; hepsi tek tek şüpheli hale gelir. En kötü tarafı da budur: acı sadece bugünü yakmaz, geçmişin rengini de bozar.

    insan aldatılınca bir süre dünyayı daha kirli görür. Çünkü güven dediğin şey cam gibidir; kırılınca yalnızca iki kişilik ilişkiyi değil, insanın başkalarına bakışını da keser. Bundan sonra bir mesaj geç gelince, bir ses tonu değişince, bir açıklama eksik kalınca zihin eski yarayı hatırlar. Aldatılmak bazen ilişkiden çok, insanın içindeki saf tarafı öldürür.

    ama aldatılmak insanın değersiz olduğu anlamına gelmez. Hatta bazen tam tersine, insanın verdiği değerin yanlış bir yere emanet edildiğini gösterir. Kırılan şey sevme kabiliyeti değil, o sevginin konduğu kişinin onu taşıyamamasıdır. Bu yüzden aldatılan insanın kendini suçlaması, yıkıntının altında kalmış birinin depremi kendi üzerine alması gibidir.

    kısacası aldatılmak; bir insanın gözünün içine baka baka kurulan güven evinin içeriden yıkılmasıdır. Sesi dışarıdan çok duyulmaz ama içeride enkaz büyüktür. Zamanla geçer mi? Geçer. Ama insan aynı kişi olarak çıkmaz oradan. Ya daha sertleşir, ya daha seçici olur, ya da en güzeli; kendi değerini başkasının sadakatsizliğiyle ölçmemeyi öğrenir.
    0 ...