insanın sadece birini değil, o kişiyle birlikte kurduğu bütün anlamları kaybetmesidir. dışarıdan bakınca “biri başkasına gitmiş” gibi görünür ama içeride mesele bundan çok daha büyüktür. çünkü aldatılan insan çoğu zaman yalnızca sevgilisini değil; güvenini, sezgilerini, hatıralarını, kendine olan inancını ve “ben bunu hak etmemiştim” duygusunu da sorgulamaya başlar.
aldatılmak, kalbin ortasında açılan görünmez bir mahkemedir. insan önce karşısındakini yargılar, sonra kendini. “nerede hata yaptım?”, “neyi eksik verdim?”, “ne zaman değişti?”, “ben nasıl fark etmedim?” diye düşünür durur. oysa aldatılmak çoğu zaman aldatılanın eksikliği değil, aldatanın karakterindeki çatlaktır. ama yara tazeyken insan bunu bilse bile kolay kolay hissedemez.
aldatılmak, geçmişe de bulaşan bir acıdır. Çünkü insan sadece o günü değil, önceki bütün güzel günleri de yeniden izler. Birlikte gülündüğü anlar, söylenen sözler, verilen vaatler, bakışlar, mesajlar; hepsi tek tek şüpheli hale gelir. En kötü tarafı da budur: acı sadece bugünü yakmaz, geçmişin rengini de bozar.
insan aldatılınca bir süre dünyayı daha kirli görür. Çünkü güven dediğin şey cam gibidir; kırılınca yalnızca iki kişilik ilişkiyi değil, insanın başkalarına bakışını da keser. Bundan sonra bir mesaj geç gelince, bir ses tonu değişince, bir açıklama eksik kalınca zihin eski yarayı hatırlar. Aldatılmak bazen ilişkiden çok, insanın içindeki saf tarafı öldürür.
ama aldatılmak insanın değersiz olduğu anlamına gelmez. Hatta bazen tam tersine, insanın verdiği değerin yanlış bir yere emanet edildiğini gösterir. Kırılan şey sevme kabiliyeti değil, o sevginin konduğu kişinin onu taşıyamamasıdır. Bu yüzden aldatılan insanın kendini suçlaması, yıkıntının altında kalmış birinin depremi kendi üzerine alması gibidir.
kısacası aldatılmak; bir insanın gözünün içine baka baka kurulan güven evinin içeriden yıkılmasıdır. Sesi dışarıdan çok duyulmaz ama içeride enkaz büyüktür. Zamanla geçer mi? Geçer. Ama insan aynı kişi olarak çıkmaz oradan. Ya daha sertleşir, ya daha seçici olur, ya da en güzeli; kendi değerini başkasının sadakatsizliğiyle ölçmemeyi öğrenir.
bundan 3 sene önce aldattığımı söylediğim bi entry girmişim. 2 buçuk senelik ilişkimde karmamı yedim çok şükür. evleneceğimi düşündüğüm adam beni tanıştırdığı, yanında sarmaş dolaş olduğumuz kızla aldattı. aldatmakla kalmadı sevgili oldular. bilmiyorum belki de evleneceklerdir:p . midesiz oevlatları sizi.
edit:
bunu yazalı 5 ay olmuş. ben birkaç ay önce evlenme teklifi ettiğini öğrendim. içimi çok sızlattı. kurduğum her hayali beni aldattığı kızla yaşıyor olması şu an dayanamadığım bir acı malesef. ortak arkadaşlarımızdan ‘ondan sonra oldu ben aldatmadım’ diye kendini avuttuğunu öğrendim. düğün hazırlıkları yapıyormuş. en yakın zamanda mutsuzluğunu da duymak dileğiyle
Hayatta başa gelmesinden en çok korkulan, kız veya erkek farketmeksizin kişinin özgüvenini yerle bir eden hadisedir. Bazen aldattığına emin olursun ama ispatlayamazsın insana kafayı yedirir.
kadin olarak aslinda biliyorsun, hissediyorsun ama bir taraftan konduramiyorsun.
psikolojide bunun bir adi varmis da unuttum.
gercekleri bilip kabullenmeye hazir olmadigin icin yalanlara inanmak.
ne diyim. canin sagolsun.
ama benim sana en ufak yanlisim olmamisken beni dovmen sence biraz haksizlik degil miydi?
Nasıl kaybettirmez? Evliysen yuvanı kaybedersin, onu kaybedersin belki velayetlerini alamaz çocuklarını kaybedersin, elaleme rezil olur çevreni kaybedersin, belki dava açılır donunu kaybedersin.
Ah ah hiç aldatıldığımı düşünmedim aklıma bile gelmez. Çünkü ne kadar da terk edilsem de bunu asla ve asla düşünmem yapmaz. Güvenim tam. Senin başına gelen şey çok acıklı. Sana yapılan onursuzluk, ahlaksızlık. Bu kişiyi şimdi ne yapacaksın ha işte efendilik bizde kalsa o hayatını yasayacak sen eziyet çekeceksin. Ben bu konuda tavsiye verebilecek otorite değilim hatta benim gözümde kimse olamaz çünkü yaşadığını duygunu sadece sen bilirsin. Unutmak imkansız bunu diyebilirim ama acısı belki uzun yıllar sürecek.Geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Umarım karşına seni gerçekten seven ve bu acılarını unutturacak birisi çıkar.
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında :
- Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi, demişler.Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamam böceği dökmüşler ve :
-Buyrun beyler, yiyiniz, demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş.
- Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!
eminim birçok kez başıma gelmiştir. ruhum bile duymamıştır belki. ama bende uyguladım bunu. çok tepki gördüm aldattığımda. neyse ki tüm aşk ilişkilerinden bir milyar ışık yılı uzaktayım artık da öyle şeylere kafa yormuyorum artık.
sanırım bir kez başıma geldi ama tam emin değilim günahını almak istemem. böyle memelerinde göt lobunda farklı( benim bıraktığımı düşünmediğim) izler vardı ama önemli değil bende aldatmıştım zaten.