Sefil ve zelil yılan, deri değiştirdi. Günümüzde “padişahım çok yaşa” imgesinden insanlar, “senden büyük Allah var” diyememe aptallığına kapılmış.
Bir örnekle Ergenekon dönemi basın-medya kuruluşlarında çıkan bir takım kâhin (!) ayak takımı, beyin sulama faaliyetinin müsebbibinin kendilerinin tasfiyesi olacağını düşünmediler...
15 Temmuz'u sadece «Fethullahçıları tasfiye» olarak okumak, “eski AKP'li” yaftası ile «ben geliştim!» yaftalı parti pezevengi ve gevişçisinden politika dersi almakla eş değer. Mevzu, tamamen BOP projesinin gelişimi ve gerçekliği (!) için bürokrasi işgali! Yediği kaba tükürmeye alışık BOP ekibi, ustasını geçip-ayağının altında çiğnemiş... ikinci Dünya Harbi'nde Soyvet Rusya'nın postallarının duyulduğu Nazi Almanyası'nda halkın “o postallar bize ait!” narası ile karşılaşması misali ile ruh ve mana köklerimize BOP'u işleme çalışması yürüten bir AKP var karşımızda... CHP ihtimali ile göz önüne alındığında, «küfrünün açık» olduğunu bildiğiniz bir mesele üzerinde müstefid olmanıza pek sevinmez, teessüf edersiniz. Ama mevzu meselenin sahtesi olunca...
Neyse, mesele bu değil!..
Bürokrasi işgali bahsinden bu yana günümüzde politikada 17-25 Aralık şuuru var. Ambargo ihlalinin derisi değişti, aklanan paraların cinsi değişti... Giden yardımların ismi değişti vesaire. *Adımlar* dergisi harici, mücerret manada Amerika savaşçısı olan ŞARA'ya «aydınlık savaşçısı» pohpohu var özellikle... Reza'da böyleydi. Mutlak nisbette haltları zatından büyük, çoğu yiyici ve fildişi kule sahibinin “iş adamı” kılıfına sığındığı bir ülkede, bugünde o kılıfı masumane aydınlık savaşçısı (!) Şara için kullanıyorlar. Maddi hırsızlığın yerini küfrü gizli bir imân hırsızlığı aldı...
ilm-i siyasetin tek vasıtasını «takiyye» zanneden, takiyye ile dahi lisans alamayan bağımsız ahmakların; hileli seçimi iyi bilen aptalların “bir gece ansızın gelebiliriz” tiyatrosunu Suriye'de üstlendikten sonrasında ne değişti?... Şam orada! Irak'taki çığlıklar hala kulaklarda! Zamanında MiT tırları ile taşımak üzere oldukları yardımı, kılçık misali cemaat üzerine yıkıp bir de -sıfırlamayı unuttukları paralarla- Bosphorus ile Sabah ve ATV gibi avanelerle salyalarını saçtılar.
Denizde köpüren su ve hiddetlenen dalga, fırtına habercisi...
Şimdi selefilerin oturduğu koltuğa minder olan iktidar, günümüz ideolocyasında iBDA'yı da Büyük Doğu'dan kılçık misali ayıklamak ve düşene tekme vurma peşinde. Cihad şuurunu «vatan, millet, sakarya» edebiyatı yaparak iNTiHAR BOMBACILIĞINA indirgemekte. «Üstad» yalakalığı ve mülahaza adlı tekerleme silsilesinde, kendi fikri ve zikri olan saltanatı, mücerret fikre de tatbik peşinde. istikbal iSLAMINDIR fikri ile şuuru tatbik eden iBDA'ya karşı “iSLAM'ın istikbali Amerika'da” fikrini politikada bir *siyasi hamle* olarak yutturdu.
“Yeni Dünya Düzeni” saçmalığından sonra iktidarını “ılımlı islam” olarak kutlayan Amerika'nın ve Abrahamovitz'in planı olan Erdoğan, pusulasını ona ve avanelerine çevirmiştir. -Cemaat-AKP çatışmasından sonra Abrahamovitz'te cemaati suçlamıştı... Hikmet!- Bugünün dünyasında ise patlamaya hazır barut misali, «ben geliştim selefileri»ni Amerika, planına dahil ediyor. Şara'nın velinimet addedilmesi de bundan! Kumandan'ın tabiri ile “hela taşı yalayan” islamcılar başta olmak üzere «süper devlet» palavrasını yerle yeksan eden Ladin'in etkisini, şuurunu silme ve bunu da selefilere yapma politikası... BOP şuur ve zihniyetinin amacı bu!
Mücerret fikri, politikanın or.spusu yapma amacı taşıyan zat, gevezeliğe ve BOP pohpohuna dursun... Dünyayı beşe mahkum edip, «Dünya beşten büyüktür» masalına rağmen; Çağ, iBDA çağıdır, Ümmet, beşten büyüktür!