liebesleiduk
353 (ağır abi)
altıncı nesil yazar 3 takipçi 29.06 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    mirror work

    3.
  1. 3.HAFTA
    15.Gün
    Kendimi ve canımı yakanlari affetmek. "Ah ! Geçmişimin gitmesine izin veriyorum ve kendimi müthiş hissediyorum!"
    Gecmis gecmiste kaldi ve bitti. Ben ebeveynlerim ya da onlarin kırgınlık kalıplari degilim. Ben nevi şahsina münhasir biriyim.
    16. Gün
    Bana iyi gelmeyen ve beni desteklemeyen tüm ilişkilerimi serbest birakmaya niyetliyim.
    17. Gün
    Tüm korkuyu azat ediyorum. Tüm gerginligi serbest birakiyorum. Huzur icindeyim. Stresten kurtulup özgürleşmek benim ilahi hakkım.
    18. Gün
    Evrendeki tüm iyilik ve bollugu almaya hazirim ve açı açığım.Aşk, guzellik,bilgi.hayata guveniyorum.
    19. Gün
    Güzel gülüşüm için şükrediyorum. Saglikli oldugum icin şükrediyorum.
    20. Gün
    Koşulsuz sevmek. Cocuklara ayna çalişmasini ögretmek ! Ben, ne istersem olurum. Ne istersem yaparim. Butun yaşam beni destekliyor.
    21. Gün
    Seni seviyorum. Başardin ! Bu kursu tamamladin. Seninle gurur duyuyorum. Sen aklina koydugun her şeyi yaparsin.
    0 ...
  2. mirror work

    2.
  3. 2.HAFTA

    8.GÜN
    Içimdeki cocugu sevmek ! Icimdeki cocugu sevip kabul etmeye cok niyetliyim.
    9.GÜN
    Icimdeki cocugu seviyorum. Su an hayatima yon veren kisi benim. Seni önemsiyorum. Seni seviyorum. Seni gercekten seviyorum.
    10.GÜN
    Bedenimi sevmek, acilarimi iyilestirmek.
    Bedenimi seviyorum. Her aşamada ihtiyac duydugu şeyleri karşilayarak bedenime optimal saglik verecegim.
    "Binlerce kilometrelik bir yolculuk, ilk adimi atmakla başlar."
    Bedenimin her hucresini seviyorum.
    11.GÜN
    Iyi. Hissetmek ofkelerimi serbest birakmak. Iyiligime karsi direnc olusturan kaliplari zihnimden atiyorum. Iyi hissetmeyi hakediyorum.
    12.GÜN
    Korkularimin ustesinden gelmek. Her şey yolunda. Her şey iyiligim icin calisiyor. Guvendeyim. Sevgi benim gücüm. Tek gercek olan şey sevgidir.
    13.GÜN
    Gune sevgiyle başlamak !
    Gune vucudunu esneterek başla. Ah, bugun harika gorunuyorsun. Gordugum en guzel gülüşe sahipsin. Sana muhtesem bir gun dilerim.
    14.GÜN
    Işte buradayim Dünya !
    Tum korkularimi azat etmeye niyetliyim. Guvendeyim. Icimdeki cocugu seviyorum. Seni seviyorum. Mutluyum. Halimden memnunum ve seviliyorum.
    0 ...
  4. mirror work

    1.
  5. 1. HAFTA

    1.GÜN
    Düsunme biciminizdeki minicik bir degisiklik, yaşaminizda cok buyuk degisikliklere sebep olabilir. Seni sevmeye kararliyim
    Sevgi, var olan en guclu iyilestiricidir.
    ________
    2.GÜN
    ulku, seni seviyorum. Seni gercekten ve gercekten seviyorum. Ben guzelim, ben muhteşemim. Ben sevilmesi kolay biriyim. Bu gezegende hepimiz bir neftet halkasi ya da bir sevgi ve iyileşme halkasi icinde olabiliriz. Ben sevgi halkasi icinde olmayi seciyorum.
    _______
    3.GÜN
    Kendimizi sevmenin en iyi yolu, geçmisten gelen tum negatif mesajlari serbest birakmak ve şimdiki ani yaşamaktir. Geçmisten gelen tum negatif mesajlari serbest birakiyorum. Ben, icinde bulundugum ani yasiyorum.
    "Kendime ne soylersem soyleyeyim, bunu sevgiyle soyleyecegim"
    Ben zekiyim. Ben zannettigimden cok daha akilliyim. Ben kafasinda bir sürü yaratici fikirler olan bir dahiyim. Ben muhtesem bir insanim. Sevilmeye degerim.
    ##Sevgi, gelmiş geçmis en guçlu iyilestiricidir. Birakin vucudunuzun her yerini yikasin. Sevgi sizsiniz. Bu zaten boyle.
    DELi OLUN AMA SiNSi OLMAYIN
    _______
    4.GÜN
    Gecmisten kurtulmak !
    Azat etmeye niyetliyim. Suclukuk duygusunu serbest birakiyorum. Affetmeye hazirim. Eski sınırlamalari ve inançlari azat ediyorum. Hepsinden kurtuluyorum ve huzur icindeyim.
    Iyilesmek herkes icin baska bir anlam ifade eder. Bazilarimizin vucutlarinin iyilesmeye ihtiyaci varken, bazilarimizin kalplerinin, bazilarimizin da zihinlerinin iyileşmeye ihtiyaci olur.
    _______
    5.GÜN
    Her turlu koşul icin tamamen yeterli biriuim.
    #kendimi iyi hissetmeyi seciyorum.
    #kendi yasantim icin degerliyim.
    #ayaklarimin uzerinde durabiliyorum.
    #ne çok. azim ne de cok fazla ve kendimi hic kimseye kanitlamak zorunda degilim.
    Kendimi seviyor ve onayliyorum.
    _______
    6.GÜN
    Bugün yargilamamayi, kişisel eleştiri alişkanliklarimi kirmayi ve kendi moralimi bozmaya ihtiyaç duymadan ilerlemeyi ogreniyorum.
    #benim fikirlerim degerlidir. Kendimi eleştirme ihtiyacimi serbest birakiyorum. Diğerlerini eleştirme ihtiyacimi serbest birakiyorum.
    #kendimi oldugum gibi seviyor ve kabul ediyorum.
    #icimdeki çocugu dans ederken hayal ediyorum.
    _______
    7.GÜN
    Ayna calismasi ile bu hafta kendimi sevmiş olmami kutluyorum. Artik yeni bir farkindalik alanina geçiyor ve burada kendimi cok daha farkli gormeyi arzu ediyorum.
    Azat etmeye niyetliyim. Ben sevilmeye degerim. Oldugum gibi zaten mukemmelim.
    Tüm tecrubelerim benim icin dogrudur.
    ## bu gezegendeki en son kapidan bile gecsem, bu aslinda son degildir. Aslinda yeni bir maceranin baslangicidir. Degisikligi tecrube etmenin sorun olmadigina inaniyorum !
    0 ...
  6. aeden

    3.
  7. *OKYANUSUN ZENGiN DERiNLiĞiNDEN GÜNDELiK YAŞAMIN FAKiR SIĞLIĞINA GERi DÖNMEK GiBiYDi KARAYA ÇIKMAK !

    *inanılmak iradeye güç veren bir kalkan oluştururken, yargılanmakbir hastalık gibi irademizi zayıflatır.
    *hayat, kınadığımız anlamakta zorlandığımız her şeyi bize yaşatmak için mükemmellikle dizayn edilmişti.
    *zıtlıkların gezegeninde değer birimi, değersiz kağıt parçalarından başka ne olabilirdi ki!
    *bu gezegen bir savaş bölgesi. Negatif ve pozitifin savaşı. Etrafına bak, bu insanların mı… sonje lafa girip düzeltti: “insansılar” …ancak kendini iyileştirebilen canlılar potansiyellerini tamamlayıp yaratıcılara dönüşebilirlerdi.
    *ilkel,sevgisiz,kimliksiz,ilimsiz,anlayışsız olmak istemiyorum.
    *”etrafında gördüğün her kişinin, değişik hayatlara doğmuş, değişik deneyimlerden geçmiş ve bu deneyimler sonunda bugün ki kimliklerine bürünmüş aynı enerji zerresi olduğunu düşün.” “yani bu evrende aslında bir tek sen varsın ve geri kalan her şey senin kombinasyonların… başkasını yargıladığında aslında kendini yargılıyorsun.” Dokas
    *merak ettiğimiz şeyler düşüncelerimizin köklerini oluştururlar.
    *senin hissettiğin her duygu senden evrene yansır hatta evreni değiştirir.
    *anlam ancak emek verilerek iyi niyetle anlamlanıyor.
    *sadece tüketmeyi deneyimleyen bir organizma asla kendi potansiyeline ulaşamaz ve uzun vadede evrenin boyutlarında asla kendine yer bulamaz. Tükettiğini üretebilirmisin? Peki ya fikirler ?yargılayarak tükettiğin fikirlerin yerine yenilerini üretebiliyor musun?
    *çi’den gel, çi’ye dön. Potansiyeline doğ, kaderinin efendisi ol. Olmaktan, doğmaktan, dönüşmekten yoksunma…!
    *Evrim lazımdı bu gezegene avaz avaz “evrim” diye bağırmanın normal olacağı kadar büyük bir ihtiyaçtı. Zihinsel evrim! Bu insansıların en büyük ihtiyacıydı.
    *…işkence etmek için doğmadınız… yağmalamak için yaşamıyorsunuz. Yaşamı desteklemek, dahada çoğalmasını sağlamak, zekanızı hayata sunmak için buradasınız.
    *balinayı çağıran beraberinde getireceği okyanusada hazır olmalı. Hazırım ben Numi artık hazırım !bir daha asla inkarda olmayacağım.
    *”biz her canlının dönüşebileceği en iyi versiyonu deneyimlemek için yaratıldığına inanıyoruz, sizin Tanrı dediğiniz şey bizim için evrenin kendisi. Sizse evrenin ve dahilindeki tüm galaksilerin canlı olduğunu dahi bilmiyorsunuz. Ne gezegeninizin yaşayan bir hücre olduğunun farkındasınız ne de çıkardığınız petrolün bu gezegenin kanı olduğunun.”
    *MARSIRYAN HiKAYELERi
    *…her çocuk herkes tarafından sahiplenilmeden huzur gelmeyecekti bu gezegene.
    *annelerdi uygarlıkların ruhunu koruyanlar.
    *ama zaten hayat bir canla başlamıyormuydu?
    *Tanrı varoluşun tamamıydı.
    *karakterin intiharıydı aklına estiği gibi davranmak, hayatı anlamsızlaştıran her döngünün başlangıcıydı bu.
    *bazılarına anlatmak için hayat yetmezdi, mucizeler şart haline gelirdi çünkü o kadar salaklardı ki, kendi küçüklüklerini görene kadar varoluşu anlayamazlardı.
    *bir canı kurtarabilecekken, üşenip de emek vermeyen herkes, o kurtarmadıkları canın başına gelenlerle bir gün mutlaka yüzleşecekti…
    *Dünya gezegeni evrim komitesinin izlediği 8 milyar 122 gezegenden sadece biridir.
    *yaşadığı gezegeni saygıyla sevemeyen, ağacın yaprağına dokunurken bile, kendi damarlarında akan kanın o yaprağa bağlı olduğunu hissedemeyen, yaşamın her formunu cezalandırırcasına işkencelerle yağmalayan bir organizmaya, insana dönüşmek için emek vermezlerse yavrularıyla birlikte varoluştan tamamen silineceklerini anlatabilir miyim emin değilim.
    *yaşarken ölenlerin gezegenindeyim !
    *kendi çıkarlarından olmak pahasına bir çocuğa verilen değer dünyayı değiştirirdi.
    *zıtlıkların dünyasında ikilemlerin tam ortasında.
    *ölümlere değil yaşatılmışlıklara ihtiyacımız var bu savaşta. Yaşamı destekleyebildiğimiz kadar zefere yakın olacağız.
    *illa dünyanın uyuzu olmak zorunda değilsiniz, dünyanın bifidobacterium’u olabilirsiniz. Yaşama katkısı olan, yaşarken yaşatan, tükettiğini üretebildiği için kendini yüceltebilen, beslendiği şeyi besleyen… işe yarayan… bir organizma olabilirsiniz.

    *”tuhaflıklarımız üstünlüğümüz olabilir, kendimize emek vermeden bilemeyiz.hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına emin olduğunda, hiçbir şeyin bilindiği gibi olmadığını keşfetmeye başlarsın. Hayat hepimizden daha akıllı. Bize sadece ihtiyaç duyduğumuz deneyimleri sunar. Deneyimin içinde kaybolabilir ya da ona sahip olabiliriz. Seçim senin zamanı gelince.”
    “hayat sadece emek verenler için cennettir !
    *evrenler yarattılar birlikte, ışık olsun diye geleceğe.
    *yaşama saygıda ol.
    *hayatına iz bırakan şey, bir anın içinde, ışıkla birlikte yeniden hatırlatırken kendini…
    *hepimiz gitmemiz gereken yollara, bulmamız gereken yönlere sahibiz. Nasıl, kendi çevresinde dönen birinin yönünü bulması ya da yolunda yürümesi zor olursa, potansiyeline hizmet etmeyecek konuları sürekli merak eden biri de potansiyelinden uzaklaşır, her yöne yönelen biri hiçbir yere varamaz !
    *gelecek zaten bu andır, her gün doğan ve batan bir güneşimizin olması seni yanıltmasın. Potansiyelin zaman algısı yoktur. Ya evrimleşir ya da tekrarlanırsın. Soruların aynı, merakın farklı cümleleriyle tekrardasın.soru sormak yerine önce aldığın cevapları sentezliyor olmalısın. Kendi cevaplarını bulmaya emek vermeden soruyorsan kesin tekrardasın.
    *bedenin toprağa, deneyimlerin evrene, ruhun Yüce’ye dönsün. Unutma, ancak bütünün tamamı kadar yalnız, her bir parçası kadar çoksun. RUHUN HER DAiM ANLAMLARLA VAR OLSUN.
    *HAYAT HEPiMiZDEN DAHA AKILLI.BiZE, KENDi POTANSiYELiMiZE ULAŞMAMIZIN iÇiN SÜREKLi FIRSAT VERiR. BAZEN VERiLEN FIRSATLARI GÖRMEZ, BAZEN BU FIRSATLARI GÖRÜP KAÇIRIR, BAZENSE BU FIRSATLARLA SAVAŞIRIZ.
    0 ...
  8. yazarların şu an dinlediği şarkılar

    20604.
  9. raen

    1.
  10. bitkisel sabun, şampuan, saç kremi, masaj yağı vb. ürünler üreten marka.
    Doğal urunlerde tanıma şansı bulduğum 4. marka.
    Raen doğal olanı taşır
    Raen ürünleri "el yapımı" ürünlerdir.
    Raen çevreyi düşünür
    En önemlisi Ürünlerin hiç birisi hayvanlar üzerinde test edilmemektedir.
    http://www.raen.com.tr/ #noanimaltesting !
    0 ...
  11. pinnertest

    1.
  12. imany mladjao

    23.
  13. donna donna

    22.
  14. bir güne merhaba müziği olarak kahvenizi dinlerken enfes dinlenir.
    1 ...
  15. karahindiba

    14.
  16. deniz gezmiş

    2063.
  17. "insanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir."
    Rahat uyusun deniz'ler.
    4 ...
  18. la boheme

    27.
  19. La Bohème, bestelerini Giacomo Puccini'nin yaptığı 4 perdelik opera. Henri Murger'ın yazdığı hikayelerin derlendiği "Scènes de la vie de Bohème" adlı esere dayanmaktadır.
    Operanın prömiyeri 1 Şubat 1896 tarihinde italya'nin Torino kentinde yapıldı. Gösterimde orkestra şefliğini Arturo Toscanini yapmıştır. La Bohème 50 yıl sonra Toscanini tarafından tekrar yönetildi ve kayda alındı; ilk şefinin yorumuyla kaydedilebilmiş olan La Bohème, diğer Puccini operaları arasında bu nedenle önemli bir yere sahiptir.
    1897 yılında Ruggero Leoncavallo aynı hikayelere dayanan ve aynı ismi taşıyan bir başka opera besteledi. Leoncavallo'nun eseri ancak birkaç kez sahnelendi. Puccini'nin La Bohème'i ise opera repertuvarlarında bir standart haline gelmiştir. Türkiye'de Devlet Operasında ilk temsili Ankara'da 1948 yılındadır.
    Eserin konusu bir dikişçi kadın olan Mimi ile şair Rodolfo arasında olan aşk üzerine odaklanmıştır. Birbirlerini ilk görüşte sevmişlerdir ve hala da birbirlerine sevgileri büyüktür. Rodolfo onu bırakır; nedeni güya Mimi'nin diğer erkeklerle flört etmesini kıskanmasıdır. Ama Mimi çok ağır verem hastasıdır ve ölümü yakındr. Rodolfo birlikte yaşarken fakirane yaşam şartlarının Mimi'nin sağlığını daha da kötüleştirdiğini bilerek vicdan azabı çekmektedir ve Mimi'ye daha iyi şartlarla bakacak birini bulmayı sağlamak için, gösterdiği kıskançlık yapmacıktır. Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.
    Size söz ediyorum, Yirmi yaşın altındakilerin bilemeyeceği zamanlardan.
    O vakitler Montmartre; leylaklarını, pencerelerimizin altına kadar asardı.
    Bize yuva olan fakirhanemiz para etmese bile
    Orası tanıştığımız yerdi. Ben açlıktan ağlarken,
    Sen çıplak poz veriyordun... Derbeder Derbeder
    Mutluyuz demekti Derbeder Derbeder
    Yemek yiyemezdik iki günde bir (iki günde bir yemekti gibi bir anlam işte)
    Komşu kafelerde, Ünü bekleyen birkaç kişiydik
    boş midemiz ve sefaletimize rağmen inancımızı kaybetmiyorduk.
    ve bazen bazı bistrolarda sıcak iyi bir yemek karşılığında
    bir tuval alıyor, sobanın etrafında, dizeler söylüyorduk kışın.
    Derbeder, Derbeder, Sen güzelsin demek isterdi Derbeder Derbeder
    ve hepimiz dehaya sahiptik. Genellikle şövalemin önünde
    desenlerini düzelterek beyaz gecelerin geçişinde sabah olunca,
    birer café krem alıp otururduktükenmiş fakat hayran, hoşnut,
    Birbirimizi sevmeli, Hayatı sevmeli idik Derbeder Derbeder
    Yaş 20 demek idi... Derbeder Derbeder Hepimiz o zamanın havasındaydık.
    Günlerden bir gün Eski adresime gitmiştim,
    ne duvarları, ne de yolları, bilmiyordum artık.gençliğimde görünen
    Bir merdiven üzerinde, atölyeyi aradım eser kalmamış.
    Yeni dekoru ile üzgün hissettim Montmartre ve leylaklar ölmüş.
    Derbeder, Derbeder, Gençtik, deliydik. Derbeder Derbeder
    hiçbir şey söylemek istemiyor artık. (Hiçbirşeyin ifadesi yok anlamında)
    De Meteov,
    2 ...
  20. black

    222.
  21. "yalnız pek az şey, birlikte çok şey başarabiliriz! (#helenkeller)
    0 ...
  22. black

    219.
  23. hayat rahimden de başlasa, topraktan da başlasa yolculuğu karanlıkta başlar ve karanlıkta biter. bir gün hepimiz bu karanlıktan geçmek zorunda kalacağız ve ışığa ulaşacağız.
    2 ...
  24. mavinin türküsü

    20.
  25. şu feleğin işine bak... alır götürür !
    0 ...
  26. dünyanın yedi harikası

    33.
  27. cennetten kovulmak

    5.
  28. 50'nci yılını kutlayan Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi film ödülünü almıştır.
    1 ...
  29. dunya turizm orgutu

    1.
  30. dünya turizm örgütü (unwto) örgütün amacı; uluslararası anlayış, barış, refah ve evrensel değerler ile insan haklarına saygı ilkeleri doğrultusunda, özellikle üye ülkelerin ekonomik gelişimlerini destekler mahiyette dünya turizmine katkıda bulunmaktır. genel merkezi madrid'dedir.
    0 ...
  31. fao

    4.
  32. uluslararası gıda ve tarım örgütü (fao) açlığı yok etmek ve beslenme şartlarını iyileştirmek amacıyla kurulmuştur. hükümet ve teknik kuruluşların tarımı, ormancılığı ve balıkçılığı geliştirme projelerini desteklemektedir. genel merkezi roma'dadır.
    1 ...
  33. natur

    2.
  34. eleni karaindrou

    38.
  35. ekmek

    120.
  36. heredot'un yazdığı, mısır firavununun dilin kökeni deneyinde, doğunca çobana verilerek kapatılan, o dahil kimseyle konuşturulmayan çocuğun söylediği ilk kelime : ekmek tir. * *
    1 ...
  37. ervah ı ezelden

    8.
  38. Ervah-ı Ezel : Ruhlar Yaratılmadan Önce
    Levh-i Kalem: Yaradanın Olmuş ve Olacakları Yazmış Olması
    Kıvl : Karar, Yargı
    Kavil : Sözleşme, Anlaşma
    Kıll-ü Ka’lini : Dedikodu vesvese
    Arz-u Hal : Dilekler, Beklenti
    --spoiler--

    --spoiler--
    3 ...
  39. astroloji

    51.
  40. Burçların yaymış olduğu ışın türleri esas olarak 4’e ayrılır.
    Bu türler eskiden yapılan tasnifte, şu isimlerle belirtilmiştir:

    Ateş; Koç - Aslan - Yay
    Hava; ikizler - Terazi - Kova
    Su; Yengeç - Akrep - Balık
    Toprak; Boğa - Başak - Oğlak

    Şimdi önce bu dört gruptan söz edelim.
    «Ateş» gurubunun en bariz özelliği, bu guruptan olan kişilerin kendini beğenmiş, gururlu, dediğim dedik,
    bir yapıda olmalarıdır. Daima çevrelerine hükmetmek isterler. Hep zirveye taliptirler.

    «Hava» gurubunun özelliği ise havaî bir tip olmalarıdır. Sebâtkâr olmazlar. Her konuya dönüktürler. Fakat
    bir süre sonra o konudan bıkıp başka bir konuya merak sararlar. Fedakâr ve çevreyi düşünen tiplerdir.

    «Su» gurubunun ortak özelliği ise son derece duygusal bir kafa yapısına sahip olmalarıdır.

    «Toprak» gurubu insanların ortak özelliği ise sabit fikirli ve genelde maddeye dönük, paraya bağlı olmalarıdır.

    okyanusum.com
    0 ...
  41. passiflora

    166.
  42. passiflora : 400den fazla türü olan, çoğunlukla herdem yeşil ve yaprak döken sarılıcı, tırmanıcı bitkilerden oluşur.
    meyveleri sakinleştirici özelliğe sahiptir.
    0 ...
  43. fıkıh

    13.
  44. fıkıh öğrenmeden tasavvufla uğraşan kımse, dinden çıkar zındık olur. Ebu Bekir Verrak "Rahmetullahi aleyh"
    0 ...
  45. concha buika

    42.
  46. Yasam Ailesi Ispanya ya Yeni Gine´den gelmistir. Cocuklugu Mayorka adasinda Romanlar arasinda gecmistir. Bu neden ile müzigi Flamenco , Soul ve Caz karisimi olarak adlandirilabilir.
    0 ...
  47. ales

    203.
  48. biraz özenle çalışılsa demek iyi puanlar alınabilirmiş. *
    0 ...
  49. evim sensin

    102.
  50. tomaso albinoni

    14.
  51. eserleri huzur verir, dinlendirir ruhu.
    2 ...
  52. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük