kemal sunal ' ın hello papa oğlun geldi almanya' dan ( melodisi ile söyleyince 20 nane nane 40 çikita muz etkisi yapar bünyede ) diye bir şarkı söylediği adını zihnimden çıkardığım için hatırlayamadığım ama o lanet şarkıyı unutamadığım film.
(bkz: 2001: a space odyssey)
büyük usta yapmış dedik,millet öve öve bitiremiyor dedik ama işkence gibi film.
hele bir uzay gemisinin iniş sahnesi var ki 10 dakika sürüyor, arkaya da sürekli ortamı geren, bişiler olacak havası yaratan müzik koymuşlar bir de oy oy. ne oluyo 10 dakika sonunda s.ktiğimin gemisi iniyor sadece iniyor. * kral çıplak hikayesini anımsatıyor bu film, acaba usta * bizimle taşak mı geçti bu filmi yaparak.
lan en büyük yönetmen benim, ben ne yapsam izler bu herifler hatta bir halt anlamasalar bile anlamış görünüp karizma yapmaya çalışırlar mı demek istedi.*
gecenin bi yarısı film izleme aşkıyla yanıp tutuşurken, saat sabaha yaklaştıkça ne mal olduklarını anlamanın müthiş hayal kırıklığını yaşatan filmlerdir kendileri.
(bkz: serendipity)
ayrıca; sırf zaman geçsin, param bitsin mantığıyla gidilen filmler arasında da zaman zaman kendilerini gösterirler.
(bkz: zeynep'in 8 günü)
bi de ben secmistim filmi, allahim o gelinligin tarlatanindan tavuk cikma sahnesi neydi oyle... Bi de aciklamalari var, biz anlamazmisiz, bilmemne kurgu teknigiyle cekilmis ilk turk filmiymis, aman allahim bir tevatur bir tevatur. Kotu iste bi halt anlasilmiyor, oyuncular sarsak, seslendirme kotu, kurgu hepten batik, ne diyelim daha.
belirli bir konseptin dışına çıkamamış filmlerdir. daha önce çekilmiş tonla benzeri olmasına rağmen cebinde birkaç yüzbin usd si olan çeker bu tür filmleri.