bugün

1932-1984
fransız yönetmen. dünyanın en büyük sinemacılarından biri.
alain resnais, claude chabrol, jean-luc godard'la birlikte fransız yeni dalga sinema akımının öncülerindendir.
Jules et Jim*, Les Quatre cents coups*, le Dernier métro* gibi* harikulade filmlerin yönetmeni. özellikle jules et jim hem konusu, hem görüntüler hem müthiş oyunculuklarıyla kaçırılmaması gereken bir film.
(bkz: fahrenheit 451)
1932 paris doğumlu olan truffaut 1947'de fransız eleştirmen andre bazin'le tanışmış, bazin truffaut'u himayesi altına almıştır. 1953'te "Les Cahiers de Cinema" * dergisinde film eleştirileri yazmaya başlayan truffaut, 1954'te ilk kısa filmini çekmiş, iki yıl sonra da Roberto Rossellini'nin asistanı olarak çalışmıştır. kadınlar, çocukluk, sadakat ve ihtiras truffaut filmlerinin ana temasını oluşturur. truffaut'un senaryosunu yazdığı, 1959'da jean-luc godard tarafından çekilen serseri aşıklar filmi, yeni dalga akımının başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. 1966'da yönettiği fahrenheit 451, truffaut'un ilk ve tek ingilizce filmi olma özelliği taşır.
(bkz: love at twenty)
isminden anlaşıldığı üzre bir fransız yönetmen. ne anlama geldiği bilinmemesine rağmen adı soyadı belçika çikolata markalarını andırıyor. enteresan.
(bkz: baisers voles)
(bkz: le dernier metro)
(bkz: antoine et colette)
(bkz: françois truffaut filmleri)
(bkz: les deux anglaises et le continent)
fransız trafosu demektir fransızca..
françois truffaut; 1950'lerden 1980'lere kadar uzanan siyah beyaz, renkli, uzun ve kısa metrajlı filmler çekmiştir.

senarist, oyunculuk, sinema eleştirmenliği dışında truffaut'nun yönettiği ve yapımcısı olduğu bir çok film vardır. fransız sinemasının çıkardığı en önemli kişilerden birisidir. okulu bıraktıktan sonra 21 yaşında "Les Cahiers de Cinema" (Sinema Defteri)'nde eleştirilerde bulunmaya başladı. bu zamanlarda kısa metrajlı filmler yapmaya başladı.

Alfred Hitchcock'dan etkilenmiş, "tirez sur le pianiste"(piyanisti vurun), "jules et jim" gibi önemli filmlere imza atmıştı. les quatre-cents coups(1958-1959) ile ilk deneyimi atmıştır yönetmenlik anlamında. otobiyografik çalışması olduğunu kendisi dile getirmişti. bu filmle; avrupa'da büyük ses getirmiş, ayrıca truffaut'nun önemli bir kimlik kazanmasına da neden olmuştu.

truffaut, önemli karakterlerde çıkarmıştır bu filmlerinde. bunların en önemlisi; antoine doinel karakteridir. doinel'i ilk kez 12 yaşında les quatre-cents coups'da görmüştük. jean-pierre leaud canlandırmıştı. truffaut, antoine doinel karakterini sonraki "baisers voles"(çalınmış öpücükler), "domicile conjugal"(aile yuvası), l'amour en fuite(kaçan aşk), antoine et colette(antoine ve colette) filmlerinde de izleme fırsatımız oldu. hatta ve hatta, antoine doinel karakterinin, françois truffaut'nun alter egosu olduğu da sıklıkla dile getirilmektedir.

le dernier metro(son metro)'da catherine deneuve, gerard depardieu gibi fransız sinemasının en önemli oyuncularını ağırlaması da gözlerden kaçmamalıdır. bu truffaut'nun son filmidir. françois truffaut, filmlerinde genel olarak; çocukluk, kadınlar, aile, ihtiras, toplumsal sıkıntılar konularını ele almaktadır.
birçok fransız yeni dalga yönetmeninin aksine, kendisi kesinlikle bir eğitim almamış fransız yönetmendir. kendini yetiştirmiş yetiştirmiş, fransız yeni dalga sinemasının manifestosunu da truffaut yazmıştır. jules et jim gibi bir filmi çekmiş, fransız sineması'nın efsanevi yönetmenlerinden olmayı başarmıştır.
sinema için "karanlıkta bir ışık" diyerek güzel bir laf söylemiştir.
fransız yeni dalgasının kurucularından ünlü yönetmen.
(bkz: L Homme qui aimait les femmes)
52 yaşında beyin tümöründen pariste öldü.
godard kadar hatırlanmaması büyük ayıp olan yönetmen. godard ile girdiği kavgalarla hatırlanmıştır genellikle. öldüğü gün sinema da ölmüştür. godard'ın öldüğü gün geldiğinde ise sadece sinema değil, sanat da ölecektir. karizmatik adamdır.
(6 Şubat 1932, Paris - 21 Ekim 1984, Neuilly-sur-Seine), Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve Fransız Yeni Dalga akımının kurucularından.

Evlilik dışı bir ilişkinin çocuğu olarak 1932 yılında dünyaya geldi. Anneannesi, üvey babası ve annesi üçgeninde yetişti. Yahudi bir diş hekimi olan gerçek babasıyla asla tanışmadı. Kitaplara gömülü zor bir çocukluk ve ergenlik dönemi geçirmesi, onu derinden etkiledi. François Truffaut, 26 yaşında çektiği 400 Darbe adlı filmin de geniş ölçüde o günleri anlatan otobiyografik bir çalışma olduğunu söyler.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Fran%C3%A7ois_Truffaut
“Hayat, bizden daha fazla hayal gücüne sahiptir.”