17. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biridir, yoksulluk içinde sürdürdüğü yaşamı boyunca hep dinsizlikle suçlanmış ve bu konuda bir çok baskıya maruz kalmıştır. oysa ki onun yaptığı şey tanrı'yı reddetmek değil, sadece tanımaya çalışmaktı.
çünkü spinoza din düşmanı değildi, tanrının inanılacak değil, bilinmesi gereken bir şey olduğunu iddia ediyordu. aslen katolik klisesi altında yaşamlarını sürdüren yahudi bir ailenin çocuğudur, spinoza, kendisini din düşmanı olmakla suçlayan hahamlarla kavga ettiği için baruch olan isminide latinceye çevirmiş ve benediktus olarak değiştirmiştir.
daha çok, popüler biçimde din düşmanlığıyla tanınan spinoza'nın aslınla sadece tanrıyla ilgili fikirleri değil, siyaset ve devlet yönetimi üzerine olan fikirleriylede tepki gören bi filozoftur.
düşünce tarihinin baş yapıtlarından biri olan etika'yı yazmış ancak kendi zamanında gelen baskılar yüzünden bu kitabı kendi zamanında bastıramamış, kita ancak ölümünden sonra basılabilmiştir. yıllar boyu yonttuğu camların tozları, gövdesine yayılan veremi iyi ağırlaştırmış olan spinoza, yayımlanmamış kitapları, el yazmaları ve bir kaç değersiz eşyadan oluşan vasiyeti, cenaze masraflarını karşılayamacağından kimse kabul etmemiştir.
alman felsefesi'nin ünlü simalarından hegel'in ''ya spinozacısınız ya da filozof değilsiniz'' dediği, novalis, schopenhauer ve nietszchenin de takipçisi olduğu spinoza'nın ardından bıraktığı kağıtları alman leibnizsahiplenmiştir. spinoza eserleri ve düşünceleriyle kendisinden sonra ki bir çok filozofun yetişmesinede neden olmuş ve düşünce tarihinin en önemli filozoflarından biri olarak tarihin tozlu sayfalarında hak ettiği yeri almıştır.
resmi dini eleştirmiş olmasından dolayı afaroz edilen hollandalı filozoftur. hıristiyanlık ve yahudiliğin ancak katı dogmalar ve şekilci törenler sayesinde ayakta kaldığını söylemiştir.
Mutlak akıl ya da özgür seçim yoktur, akıl , daha önce belli bir nedenden dolayı belirlenmiş bir eylemi ister. O nedenin de nedeni, onun da nedeni vardır. Ve bu böyle sonsuza kadar gider der bu feylesof.
schopenhaur ve nietzsche gibi varoluşçuların temel dayanak noktası olan yahudi filozof. acı ve keder olmadan başımızdaki iktidar sahiplerinin rahat edemeyeceğini yaklaşık 400 yıl önceden buyurmuştur.
"havaya fırlatılan taş yarı yolda bilinç kazansa kendi iradesiyle yükseldiğini sanır..."
tözün, madde ve ruhun birleşiminden oluştuğunu iddia eden alman filozof. spinoza' ya göre, her varolan, tanrı' dan zorunlu olarak çıkmıştır. tanrı, kendi kendinin nedenidir, yani, özü varolmasını gerektirir. tanrı' yı ve evreni birbirinden ayırmadığı için, metafiziğinde panteist eğilimler ağır basar. **
portekiz kökenli bir yahudi ailenin çocuğudur. kendi ismiyle anılan felsefesi ve dinsel konulardaki aykırı görüşleriyle bilinir. spinoza felsefesinin temelinde tanrının gerçekliğini temellendirme çabası vardır. tanrı spinoza'ya göre varolmak için kendinden başka bir güce gereksinimi olmayan töz'dür. bu töz mutlak olarak sonsuz bir "töz"dür. spinoza'ya göre tanrı zorunludur ancak spinoza'nın tanrısı tek tanrılı dinlerin tanrısına benzemez. spinoza tek tanrılı dinlerdeki tanrıyı; "yaratmış olduğu dünyanın dışında, ondan tam tamına ayrı" olarak tanımlar. kendi felsefesindeki tanrıyı ise; bir amaca göre edimde bulunmayan, ödüllendirme veya cezalandırma yapmayan olarak ifade eder. aşkın bir tanrı anlayışı yerine içkin bir doğa anlayışını savunur. ethica adlı çalışmasında geometrik bir etik sistemi kurmuş, merkeze de tanri'yi yerleştirmiştir. tanrının evren ya da doğanın ta kendisi olduğunu ve evreni bir arada tutan bir güç olduğunu ileri sürmüştür. ancak içte olan bir güçtür. sahip olduğu tanri kavrami, anadolu'da yunus emre dönemindeki tasavvuf fikirleri çağrıştırmaktadır. diyalektik materyalizmin karşısına getirilmeye çalışılan bir görüştür.
descartes'ın yaptığını yapamayan, yapamadığını yapan filozoftur. şöyle ki... descartes şüpheciliğinden dolayı bütün evrenini yıkmış ve adım adım tekrar kurmuştur fakat töz anlayışındaki keyfilik descartes kadar şüpheci ve akılcı bir filozofa yakışmamaktadır. spinoza ise tanrı'nın zorunlu bir varlık olduğunu söyleyerek onu tek dayanak noktası yapmış ve herşeyi onun üzerine kurmuştur. bi anlamda tanrı'sını tanrı'yla temellendirmiştir. fakat töz anlayışındaki ustalık spinoza'yı descartes'ın durumuna düşmekten kurtarmıştır.
hollandalı yahudi filozoftur.sıkı bir din eğitimi alımış ancak tümtanrıcılığı savunduğundan afaroz edilmiştir.hayatının geri kalanını mercek camı yontarak kazanmıştır. ayrıca özgürlüğün imkansızlığını anlatmaya çalışmıştır.
felsefesinin temelini tanrı araştırması oluşturur.
tanrı'nın gerçekliğini temellendirmeye çalışır.
spinoza'ya göre tanrı, varolmak için kendinden başka bir güce gereksinmesi olmayan bir tözdür. sonsuz bir tözdür. tanrı varsa kendinden ötürü vardır. yetkindir. tektir. onun dışında, aynı niteliklere sahip başka bir töz yoktur.
tanrı vardır,
gerçektir,
yetkindir,
sonsuzdur,
tek zorunlu, devinimsiz, ölümsüz bağımsız olandır.
geçimini, gözlük, mikroskop ve teleskop camları parlatarak sağlamış ve 1667 yıllar boyu parlattığı camların tozlarını solumaktan yakalandığı akciğer kanserinden hayatını kaybetmiş filozof.
spinoza,uzun sure,taninmaktan ve anlasilmaktan cok,ya kendisinden nefret edilen ya da ovulup sevilen bir kisi oldu.aslinda spinoza,tanritanimaz ve maddeci,ozgur dusunur,tipinin somut bir ornegidir.tanri dogaldır;cunku "gerceklik ve yetkinkikle ayni seyi anliyorum" der.