o dizideki birçok kişi aldı yürüdü ama dizideki en komik karakterlerden birini oynamasına rağmen bu eleman pek tutunamadı. zaten ortega da kısa sürede gitmişti. senaryo yazarken uzun vadeli düşünmek lazım.
bazı entryler kısa vadeli etkileşim için, bazıları da internet aleminde uzun yıllar görülsün ve yıllarca okunsun diye girilir. ben de bilgi sahibi olduğumu düşündüğüm konularda uzun entryler girerim, okumak istemeyen okumasın dert değil.
bu ülkeyi kuran babamız atatürk'ün sözüdür. "Türk, Türk olduğu için asildir... Çoğumuz büyükbabamızın babasını hatırlamayız. Bütün soy gururumuzu Türk olmanın içinde buluruz." demiştir.
bu ülkeyi sapına kadar türkçü, ulus bilinci olan bir adam kurdu, türkiyeli diye tutturan ılıklara duyurulur.
bence olay şu kadınlar için evlilik çağı 20-26 yaş arası başlar.
kadın sosyo-ekonomik açıdan geride olduğu pozisyonda da evlilik kurabilir.
kendisinden yaşça büyük ve statü olarak üstün kişilerce de istenebilir.
bu nedenle erkeklerin pek çoğu hayata atılmadan kadınların talip portföyü oluşur.
25 yaşına kadar arzulama, dış görünüş, aşık olma gibi hisler varken bir noktadan sonra mantık devreye girer.
takıntıları olanlar, takıntıları kapsamında birçok kişiyi reddeder ve takıntıya uymayan kişileri direkt olarak elerler.
bir noktadan sonra sadece belli başlı şablona uyan erkeklere yoğunlaşılır ve onların da sayısı bir elin parmağını geçmeyecek hale gelir.
geçen sene yüklü miktar kredi çekip araba alacaktım ama aynı ekonomi politikası devam edecekse bu kadar yüksek faize girmek yanlış olur diye vazgeçtim.
iyiki de almamışım zira tüm arabalar reel bazda değer kaybetti. hatta ocak ayında 1.9 milyon olan arabaları 1.65'e falan çektiler.
seçime doğru kampanyalar, kredi musluklarının açılması ve seçim sonrası 2023 benzeri hareketlenme olacağını düşünüyorum. bu nedenle her ne kadar çok bunalsam da seçim tarihi yakın olmadan hiçbir riskli hareket yapmayacağım. araba veya altın alacaksanız 2027 kasım aralık dönemini beklemek lazım. ytd. ben ekonomiden anlar mıyım? hayır. sadece içimde öyle bir his var. sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer o hesap.
dostum durum şu aslında; avrupa'da transfer dönemi genelde 1 eylül'de biter.
türkiye, katar, çin, abd gibi ülkelerde 12-13 eylül civarı biter.
birçok oyuncu 1 eylül'e kadar top 5 avrupa takımlarından birinde kalmak ve en iyi teklifi almaya çalışır.
beklediği teklifi bulamayanlar 1-13 eylül arası türkiye, abd, arap ülkeleri gibi seçenekleri yoklar.
eylül başı, transfer döneminin akşam pazarıdır. bazen burada müthiş oyuncular eline kalır; icardi, osimhen gibi.
30 haziran civarı mevcut takımıyla sözleşmesi biten veya ayrılması kesin adamları alırsın. gs bu şekilde sane'yi indirdi geçen sene. fenerde dzeko-tadic yapmıştı mesela. bu temmuz-ağustos dönemleri kulübüyle bonservisi olan adamlarla pazarlıklarla geçer.
bu sezon dünya kupası vardı bu nedenle birçok görüşme turnuva sonrasına yani temmuz'a bırakıldı bu da normal.
bence genel olarak aşırı anormal bir duyum yok, daha 5 hafta var, ama sürekli "gs adam alamııyor, gs battı" kafasına girdi cahil ilkokul mezunları. bu tespiti 15 eylül akşamı gs kimseyi almazsa elbette yapabilirsin ama bunlar sürekli hezeyan, heyecan içinde 10+4 yabancı kuralı varken 20 yabancılı takım olmak gerekiyor gibi davranıyorlar.
torrik, kadıköy'de mourinho'yu 3-1 zıplattığımız maçta da ilk golü atmıştı sanırım. livakovic'in omzuna çarpıp girmişti. allah seviyor atom karıncayı, şans yanında. normalde torreira'nın şutu direkten dönecek mesela, ama allah girsin bu diyor. fenerin açılışı torrik'e yaptırmayı nasip ediyor yüce mevlam. ayda yılda bir atıyor onda da fenere atıyor minik karıncam ya.
torreira, osimhen, uğurcan, sane, singo, davinson... bunlar varken gs'nin transfere ihtiyacı var mı? bir kamyon topçu alıyorlar; fifa güçlerine bakıyorsun, transfermarkt değerlerine bakıyorsun, yorumcuları dinliyorsun hala birçok mevkii de en iyi oyuncular gs'de. gs yapması gerekeni çok önceden yapmış. rakiplerin güçlenmesi güzel en azından ittirmeli çöp fener değil salah'lı trabzonspor, trossard'lı bjk gibi sağlam takımlarla kapışacağız artık.
3-0'lık bozgunda son golü torreira'nın atması. başkası atsa aynı tadı vermezdi kesin, aklıma geldikçe keyiften ölüyorum ya. ahahah.
zamanında k kasa 1.6 cdti dizel otomatik kullandım ve memnundum. fransızlara geçtikten sonra puretech oldu ve eski esprisi kalmadı diye düşünüyorum. hatta puretech alacaksanız ilginç bir şekilde peugeot daha çok satıyor ve emsal piyasası daha çok aynı motorlu daha iyi tasarmlı 308 tercih edilebilir. astra j ve k kasalar ikinci elde 800-1.3 milyon arasında düşünülebilir şu anki fiyatlarda, tabi temiz bulunursa.
abi şuna açıklamaya yapmayın ya.
bak gs transfer yapmadı diye sataşmalı başlık açıyor.
sonra okan buruk'un başakşehir şampiyonluğu ekrem imamoğlu falan.
cümleyi de salah transferinde şaibe yaratarak bitiriyor.
herhangi bir futbol gündemi yaratılmasına gerek yok sözlüğe ağlayıp sümüklü parmaklarla sızlanmak için giren bir tip bu.
nasıl çaktı la okan. 3-0. ahaha.
kovduk mu tedesco'yu da?
4 senedir nasıl sızlıyorsun ama ahaha.
makara yapıp geçicen bununla izahat yapılmaz.
10+4 yabancı sınırlaması var ve şu anda bu sınırlamaya uygun tek kadro galatasaray'a ait. fener beşiktaş yine toplama kampı gibi 19-20 yabancılı kadro kurdular. bu kamiller eylül'de patır patır sözleşme fesihlerine bir kamyon para saçarlar.
batrakov ve enciso gibi isimlerle görüşüldüğü söylendi. gayet makul, 8-10 numara ihtiyacını karşılayacak, 24 yaş altı kuralına uygun adamlara gidiyoruz. bir de osimhen'e yedek lazım. gs 3 transferle işi bitirir aslında, jelert ve nelsson giderse yer açılır. panik yok babanız gs.
hiç sevmiyorum ilk görüşte direkt kötü insan izlenimi veren bir tip. instagram'da bunu takip eden 6-7 arkadaşım var onlardan bile soğudum sırf bunu takiplemişler diye.
süper lig tarihinde gelmiş geçmiş en büyük futbol ismidir. bunu da trabzonspor başarmıştır, galatasaraylı olarak söylüyorum.
büyük isim olması, büyük performans vereceği anlamına gelir mi? gelmez. bence salah, leroy sane, ziyech, zaha tarzı bir performans verir. bu ne demek? 10 gol, 10 asist civarı, birkaç jeneriklik gol atar, 60-65 dakikalık kondisyonla sahada kalır. takımı sevmesi, adapte olabilmesi, moral motivasyonu, atmosfer, hikaye performansını şekillendirir. bu dediğim durum "normal şartlar altında" iyi veya kötü senaryoyu zaman gösterir.
messi, ronaldo ile aynı dönem la liga'da oynadığı 9 sezonda 329 gol atmış. penaldo 311 golde kalmıştır.
messi bu 9 sezonda 123 asist yaparken, bencil penaldo 87 asist yapmıştır.
aynı lig aynı kulvar, 9 senelik geniş bir makasta da gol katkısı farkı 452-398 seviyesinde üstünlükle geçmiştir.
ayrıca atılan 452 golün içinde de ceza sahası dışından gol atma oranı daha yüksek, maç başına skor katkısı daha yüksek, akan oyunda gol atma oranı daha yüksektir. yani penaldo'nun gol sayısı daha az ayrıca penaltıdan ve ceza sahası içinden gol atma oranı da daha yüksektir.
bu ronaldocuların işi gücü demagojidir. messi'nin la liga dönemi de iyi olduğu halde sanki sadece serie a kıyası yapılıyor gibi davranırlar. penaldo zaten 33 yaşından sonra kılları ağırana kadar kendini yırtıp kendisinden 2 yaş küçük biriyle rakip olmaya devam etmeye çalıştı en sonunda kendini de rezil etti.
bir galatasaraylı olarak söylüyorum türkiye süper lig tarihinin gelmiş geçmiş en büyük ismidir. çok değerlidir, yıllar sonra liverpool'u eski günlerine döndermiş, premier lig tarihine geçmiş, gelmiş geçmiş en iyi afrikalı futbolcu sayılabilecek bir isimdir. hayırlı olsun.
burada büyük "isim" demem prime transfer anlamına gelmez. ülkemize 26-27 yaşlarında çok iyi oyuncular geldi ve iyi iş yaptılar; misal osimhen, quaresma, anelka. bazen de alex de souza, muslera, atiba gibi gelmeden önce büyük isim olmayan ama gelince efsane olan isimler oldu.
salah, bir epl ve afrika efsanesidir ve tüm zamanların en büyük futbol ismidir ülke tarihinde. bunun vereceği performansın iyi veya kötü olmasıyla ilgisi yok.