Allah rahmet eylesin efendi bir sanatcimizdi. Bu vesileyle ölümü ve dolayisiyla yüce Allah'a kavuşmayı, bir an bile olsa hatirimizdan cikarmamamiz gerekir.
Mesele sadece iyi olmak değil, iyi olmak tabii ki şart ama asıl olay, ahiret inancı ve tek yaratıcı konusunda düğümleniyor. Semavi dinler dışında, diğer inançlar da tek yaratıcı ve ahirette iman yok. Hatta ehli kitap dediğimiz yahudilikte, bize ateş kısa bir süre değer sonra cennete gideriz inanci var, ki kur'an bunu yalanlıyor. Hristiyanlık yunan mitolojisi gibi bir allah tasvir ediyor. tabii her ikisinde de insan müdahalesi sonucu bu sakat inançlar ortaya çıkıyor.
Caiz bir davranışın dinen uygun olması durumudur. Mekruh ise haramligi ayete dayanmayan ama dinende yapılması hoş karsilanmayan davranışa denir. Ehli kitap ile islam'in bazı konularda ortusmesi şaşırılacak bisey değildir.
Bir insana içki içtiği için, islam düşmanı denmesi büyük haksızlık olur. Allah'ın haram kıldığı konulardan sadece biri. Kadınlara bakmamız da haram, bu haramdan kacimiz kacinabiliyoruz?. Bu demek değildir ki, içki içenler iyi yapıyor asla, sadece günah işlemiş olurlar islam düşmanı değil. Gönül ister ki kimse içmesin ama unutulmamali ki herkes kendi vebalini çeker.
Hırsızlığın envai çeşidi akp döneminde yaşanmıştır. fon vurgunu devlet tarihinde bir ilk derken, sanırım buğday vurgunu da bir ilk. o zaman ne yapıyoruz, durmak yok yola devam hüloğğğ swh.
ince elenip sık dokunulmasi gereken bir konudur. Direkt öldüreni öldürün demek, yanlış olur. Nefsi müdafaa sonucu mu, ağır tahrik sonucu mu, kazaen mi çok iyi arastirilmali, zira idam cezasının geri dönüşü yok. Ayrıca idam toplum için gerekli bir cezadir.
istisnalari ayrı tutarsak, çoğu işçinin hakkını gözünü kırpmadan yer. Çalışanın maaşını ağır aksak öder ama çalışandan, her türlü fedakarlığı yapmasını bekler, cunku utanması yoktur. iyi konuşmak isterdim ama ne yazık ki çoğu haramzadedir.
Merkezde büyük bir aile çay bahçesi vardı. hala duruyor mu bilmiyorum, orada bir nargile içmişliğim var 10 sene önce. Gece hayatı gençlerin anladığı anlamda, pek yoktu o zamanlar. genelde aileye hitap eden yerler vardı. Isparta'yi severim, sakin güzel bir şehirdir.
inançlı ve inançsız insan denize düşmüş mantığı, yanlış kurulmuş. inançlı insan, her işi için çaba gösterir sonra dua eder, sonucu allah'tan bekler ve tevekkül eder doğrusu budur. Yoksa ben hiç çaba gostermeyeyim, dua edip işi halledeyim buna ancak aveller inanir.