yıl 2010. 2010 Türkiye anayasa değişikliği için yapılacak referandum halka "askeri darbe anlayışının yok olacağı" şeklinde tanıtılmıştı, seçim tarhinin 12 eylülde seçilmesi de geçmişteki darbeye göndermeydi ama bu sadece yeni anayasanın parlatılıp öne çıkartılmak istenen kısmıydı.
geri planda kalan kritik nokta şunlardı: Aym (anayasa mahkemesi) ve hsyk'da (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) yapılacak değişiklikler. geçmiş anayasada aym ve hsyk atamalarında recep tayyip erdoğan'ın atayabildiği sayı yeterli çoğunluğa ulaşması mümkün değildi, bu yeni anayasada ise aym ve hsyk üye sayıları artıyor ve atamaların çoğu da erdoğan'ın iradesinde olan yerler yapılıyordu, bu şekilde aym ve hsk kontrolü büyük ölçüde tayyip - fetö ikilisine geçmişti.
zamanında akp'nin fetö ile beraber varını yoğunu ortaya koyarak evet çıkarttı bu referandumdan. Tayyip'in zafer konuşması okyanus ötesine göndermeler ve teşekkürlerle yapılmıştı.
bu anayasadan sonra ne olmuştu ?
* Anayasa Mahkemesi kontrolü ve çoğunluğu feto-akp ikilisine geçmişti.
* Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kontrolü ve çoğunluğu feto-akp ikilisine geçmişti.
* askeriyeye birçok fetöcü girmişti akp ve feto ikilisi sayesinde.
yargının tayyip'in ve fetullah gülen'in eline geçişini izledik. her yeri fetöcülerin dolmasını sağlayan oylamalardan biri olmuştu. çok geçmeden, 6 yıl sonra da yeni bir darbe vuku buldu: 15 temmuz. "darbe anlayışını yok edeceğini" belirten referandum yeni bir darbeye zemin hazırlamıştı.
şimdi de cumhurbaşkanlığı anayasa değişikliği tartışılıyor. dedikleriyle yaptıkları ters orantılı olan parti şimdi bu yeni sistemi nasıl pazarlayacak bakalım ? "özgürlük" veya "demokrasi" uygun sanırım.
90'lı yıllarda "demokrasi bir tramvaydır, gittiğimiz yere kadar gider, orada ineriz” ve “Demokrasi amaç değil araçtır” diyen Recep Tayyip Erdoğan'ın son demokratik durağı başkanlık referandumu ile belirlenecek sistem. yine aynı kişi "21. yüzyıldaki islam medeniyet yükselişine katkıda bulunmayanlar zillet (Hor görülme, aşağılanma) içerisinde kalmaya mahkum olacaklarıdır" da demiştir. bilinçli olarak cahil bırakılmış toplum ve propaganda aracına dönmüş medya ile zaten demokrasi uygulanmıyordu; fakat yine de demokrasi kalıntıları vardı ülkede. Bu referandumdan evet çıkarsa erdoğan'ın artık demokrasi aracına ihtiyacı da kalmayacak, iyice içini boşlattığı o araçtan bütünüyle inecektir.
60'larda müzik yapmış, güzel mi güzel gruptur. barok müziğinin etkisi görülür müziğinde. fazla bilinmez, unutulmuştur ama çok güzel şarkıları vardır. orkestrasyon ve harpsikord da kullanılır müziğinde. kısa süreli yaşayıp, ölen gruplardandır...
Missa Solemnis'in taslaklarının bulunduğu not defterinde daha önce bilinmeyen bir bestesi bulunan besteci. Pange Lingua isimli bir ilahinin melodisi üzerine yapılmış iki dakikalık dini esermiş. ilginçtir ki beethoven'ın ilahi besteleri parmakla sayılacak kadar azdır, bu nedenle bu şekildeki bir eserinin bulunması önemlidir.
tüm şarkıların çok çok güzel olduğu the beatles albümü. sgt pepper s lonely hearts club band ya da Abbey Road kadar "birinci" görülmez genelde ama beatles için her şeyin başlangıcı bu albüm olmuştur. deneysellik vardır ama göze sokulmaz burada. tam konsept olmasa da bir konseptin olduğu fark edilir.
inandigi dinden, siyasi dusunceye kadar her seyi ama her seyi cocuga empoze etmek. Onlar senin dogrularin, kucucuk cocugun dogrulari degil.
Cocugun neye ilgisi olduguna bakmamak.
Farkedilse de Cocugun yeteneklerine ya da isteklerine onem vermemek, hatta kendi istegine gore cocugun her seyini belirlemek.(Hobi, meslek secimi vs.)
Cocugun sevdigi seylere destek olmamak. Ornegin resim yapmayi seviyorsa yeni malzemeler almamak, okumayi seviyorsa yeni okunacak seyler almamak. Zaten evde var diye alinmasa da cocuk onlari bitirdikten sonra daha fazlasini ister. Kendimden biliyorum; onlara ilgi tamamen azalip bitiyor en sonunda.
Her seyin en iyisini giymeli, kullanmali diye Luks ve marka seyler almak. 5 yasindaki cocugun ustunde burberry olsa nolcak ? Buyunce gorursun.
En komik ingiliz dizilerinden.
Monty python's flying circus'dan sonra devrim yaratan ikinci komedi dizilerinden olmustur. Ben elton ve rowan atkinson'un parlak zekasi boyle bir dizi ortaya cikarmistir. Ki ben cocuklugumdan beri mr. Bean ile bildigim, sevdigim rowan atkinson'un boyle bir performans gostermesine inanilmaz sasirmistim, sen neymissin be abi ? Percy ile baldrick I de anmadan olmaz tabii.
Ornegin ilk sezondaki ortacaga, ingiliz tarihine ve ozellikle shakespeare ve eserlerine yapilan espriler guldurmekten surundurur. Ayrica ilk sezonun muzigi en guzeli sanirim.
Her sezon ayri komedidir.
cidden caz denildiği zaman sayılan büyükler arasında yer alan nadide gitaristtir grant green. dikkat blues demiyorum. çok genç yaşta ölüp giden başka yetenektir...
Cok Huzunludur. Semboliktir de aslinda. Van gogh'un psikolojisini gosterir.
Karanlik gokyuzu, bugday tarlası ve kargalar...
Bugdaylarin ortasinda yol vardir ama yolun sonu belirsizdir; kapalidir. Van gogh bu yolu hayati olarak gostermis gibi gelmistir bana hep. Cikmaza girdigi, yolun sonuna geldigini, daha ilerleyemiyecegi gosterir.
Yanilmiyorsam bu resmi cizdikten 10 kusur saat sonra kendini vurmustur. Vurdugu yerde bu resmi cizdigi yerdir.
19. Yuzyilda yasamis, Fransiz sair. 34 yasinda olmustur. Gaspard de la nuit ile mazum siirin ilk onemli ornegini vermistir.
Kendisinden sonraki bircok unlu fransiz sairini etkilemistir.
Yercekim gucuyle aciklanamaz. Yaptigim arastirmalar gostermistir ki Mesela Neptun hem cok uzak bir gezegen, hem de cekim gucu cok da fazla degildir. Dunyayi ya da Insani neredeyse hicbir sekilde etkilememektedir. Burclarin Tamamen bilim disi, gereksiz bir sey oldugu da kanitlanmistir boylece.
ilk başlarda çok az sayıda müze ve resim bulundursa da birçok müze ekleyerek bu açığını düzeltmiştir. wikipaintings e nazaran resimlerin kalitesi çok iyidir. ayrıca sadece resim bulunmaz. fotoğraf, heykel, yazıtlar gibi birçok şey bulunur.
yanlış hatırlamıyorsam türkiye'den iki müze bulunmakta şimdilik.
wikipedia tarafından yapılmış, birçok ressam ve resimlerinin bulunduğu güzel mi güzel site. şuan beta ama bir yıl öncede betaydı, ne zaman betadan çıkar belli olmaz. ressamları alfabatikten, tarzına ordan yaşadığı ülkeye kadar bulabiliyorsunuz. resim stilleride aynı şekilde.
resimlerin kalitesi google art project kadar olmasa da koleksiyonu daha geniştir.
Garip bir olay.
Sanatsal olarak bakildiginda bes para etmez dizilerde veya filmlerde oynayip, soyunan ve sevisen bayan oyuncalar savunmak icin "sanat icin soyundum" demesidir.
Evet arkadaslar, sizin de fark ettiginiz gibi cogu aktirist dandik, bes para etmez dizilerde oynar ve soyunur, sevisir. Sonrada sanat icin soyundum der. Cok ornegini gorduk bunun ask-i memnu gibi. Simdi kimse bana bunlarin sanatsal degeri oldugunu savunmasin. Sanki tarkovski dizisinde savunuyor, sanki nu calisma yapan ressamin karsinda yapiyor bunlari. Yemezler.
Bir digeride tirt aksiyon ve ask filmlerinde oynayip bunu soyleyenler var.
Lan aksiyon filmi ne zamandir sanat oldu ?
Sanat degil para icin soyunuyorsunuz, kandirmayin kimseyi !!
Dunyaya olan uzakligi 4 milyar kilometreden fazla olan olan gezegenlerden(neptun) etkilendigini ve insanlari etkiledigini iddia eden burc hayrani insanin iddiasidir.
Evet arkadaslar, bildiginiz gibi bircok insan "ay su gezegen soyle olmus, bu beni soyle etkiler" der. Anlamadigim bilmem kac milyar kilometre uzakliktaki bir gezegen insani nasil etkiledigi. Gunesin capi bir milyar km bunuda belirteyim. 4 milyar kusur kac bin tane dunya eder kim bilir.
Daha 10 kilometre olan seyler seni etkilemezken bunu kabul etmek, gercek gormek neyin nesidir ?
Maalesef bir sey oldugu yok arkadasim. Siz gunes sisteminin merkezi degilsiniz. Aci ama gercek.
Dunyanin olaylari dunyayi, jupiterin olaylari jupiteri ilgilendirir.
Daha oncede belirtigim gibi, Nazi almanyasina laf atanlarin burda gerceklesen seylerin resimlerine ve videolarina bakmasini istiyorum. Tabii bakabilirseniz.
kilisede yapılan bir düğünde, kilise orgunu çalmasıyla mümkün olabilir. johann sebastian bach çalar, wagner'in evlilik marşı da orgla çalınıyordu zaten.
kapitalizm gibi sömürü sistemindeki kölelerin köleliğini savunmasının yarattığı durumudur.
evet arkadaşlar. kapitalizm gibi sömürücü, insanları hayvan yerine koyan bir sistemi savunmak için stockholm sendromu ya da aptallık ile açıklanabilir.
bu sistemin şiddetli savunucuları bu sistemden kazanç sağlıyanlardan çok, bu sistemin köleleri olması çok manidar. tanımadığın birilerin hayatını yaşaması için hayatını verirsin, aslında elindeki en değerli olan şey "zamam"ı bir hiç uğruna bitirirsin. ne için bu kölelik ? belki modern kölelerden olmak zorundasın ama bunu savunmak, kabullenmek ve hiçbir şey yapmadan yaşamaya devam etmek; afedersiniz ama aptallıktır, yeteri kadar düşünmemektir.
komünizm'e, sosyalizm'e niçin karşısın ? hiç düşündün mü ? büyük bir ihtimal hayır. sana kapitalizm'in iyi olduğunu sattılar sadece.
kapitalizm her şeyi yavaşlatır ve bitirir. bilim, sağlık gibi çok güvenilen şeyler günümüzde kapitalist düzenin bir parçası olmuştur. artık insanlara olan yarardan çok getiri ön planda olmuştur. bulunan, ve daha iyi olan ilaçlar ve buluşlar, önceden bulunan şeyin karını düşürmemek, onun ekmeğini daha çok yemek için, olması gerektiği zamanda değil, belli bir kardan sonra çıkar. boş konuşmuyorum, bizzat teknolojisi dünyasında gördüğüm bir şey bu.
ve sen 1000 yıl önceki kölleliğini kabullenen, bunun için hiçbir şey yapmayan kişiler gibi oldun. 1000 yıl sonra kalkıcak olan bu sistemin manidar örneklerinden olacaksın.