2022’de çıkan Top Gun Maverick inanılmaz başarı (1.4+ milyar $) yakalayınca stüdyo üçüncü film için hemen harekete geçti.
2024’te resmi olarak geliştirme aşamasında olduğu doğrulandı.
2025 itibarıyla senaryo üzerinde ciddi şekilde çalışılıyor ve hatta bazı yapımcılar “hikâye hazır” demeye başladı.
Yönetmen Joseph Kosinski de projenin ilerlediğini ama hikâye yeterince güçlü olmazsa çekilmeyeceğini söylüyor.
Aynı şeyi top gun 2 için de söylüyordum ama şimdi hedef yükseltebilirim, umarım şu filmi görmeden ÖLMEYiZ.
Mutlaka film farklı bir isim ile çıkacaktır ama o zamana kadar bizim için top gun 3.
Bakan Tekin, eğitim sisteminde radikal değişiklikler planladıklarını açıkladı. Tekin, okul öncesi eğitimin zorunlu olması ve üniversite eğitimine başlama yaşının 18'den 15'e düşürülmesi için çalışmalar yaptıklarını söylemiş.
ayrıca bakanımız, "Dünyanın birçok yerinde bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte üniversiteye başlama yaşının daha erken dönemlere çekildiğini görüyoruz” demiş.
ilk okullarda sabun yok zaten amk. çocuklar en azından üniversitede biraz insan gibi yaşar.
bir anlık boşluğumuza denk getirip kafasını yukarı kaldırarak 44.103 seviyelerini gören dolara, merkez banka yine haddini bildirdi ve dolar 44,08 seviyelerine geri çekildi. bakmayın siz global bankaların doları sabit tutmak için 12 milyar dolar falan harcadık yalanlarına.
maliye bakanı, merkez bankası ve erdoğan gerektiğinde ulti açıp demir yumruk ile doları indirmesini biliyorlar.
aslında isteseler hemen bugün, 1 doları 1 tl seviyesine de getirirler ama sırf ihracatçı firmalarımızı düşündüklerinden yapmıyorlar.
tüm avrupaya geçmiş olsun,
iran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını ve geçmeye çalışan gemilerin ateş altına alınacağını bildirdi.
evdeki boş pet şişeleri falan benzin ile doldurmalı en kısa zamanda.
şimdi değilse ne zaman ? türkiye bu güce sahip. türkiyenin kaanları var, mugem maketi var, akp si var...
hazır abd irana saldırıyorken biz de arkadan abd ye girip bu kötü dünya düzenine son verebiliriz.
haydi tayyip. allah yar ve yardımcın olsun.
şimdi bu bahçelican, Aralarında gazeteci, yazar, sanatçı ve akademisyenlerin de bulunduğu 168 kişinin imzaladığı 'Laikliği birlikte savunuyoruz' başlıklı bildiriye tepki göstererek, grup toplantısında "Allah’a iman etmek gericilikse biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz" demiş.
halbuki imkanları falan da var ya bol bol d vitamini ve fosfor tüketebilmek için.
peki gelin şimdi de ak türkiyesinin yönettiği milli eğitim bakanlığının sitesinde yer alan laiklik tanımına bakalım.
Laikliği, resmi politikası dinsizlik olan rejimlerden kesinlikle ayrı tutmak gerekir. O tür rejimlerde devlet dine karşıdır. Vatandaşın dinsiz olarak yetişmesi için gereken her türlü tedbiri alır. Atatürkçü laiklikte ise, devlet işlerine karıştırılmaması koşulu ile tam bir din ve inanç özgürlüğü vardır. dileyenler için . kaynak burada
şaka bir yana, bahçeli, bu laiklik ve gericilik çıkışını mal olduğu için mi yapıyor. elbette hayır. dikkat edin, iktidarın mangaldaki közü alevlenirecek bir maşaya ihtiyacı olduğu anda bahçeliden böyle bilinçli alzheimer açıklamaları geliyor.
ne yazık bizlere ki, laikliği savunmak ve anlatmak zorunda kaldığımız günler yaşıyoruz. daha beteri için beklemede kalın.
Akp de, Kişiye mi yoksa partiye mi oy veriliyor diye araştırma yapmışlar, güya Bilal Erdoğan’ı isteyen %12 istemeyen %88 gibi bir rakam çıkmış. Yani kendilerinin yaptığı ankette bile AKP seçmeninin aslında “Tayyip Erdoğan” adına oy verdiği ortaya çıkmış bir anlamda. Umarım parti içindeki sivri zekalılar şu anketi yanlış yorumlayıp sanki oylar Tayyip için verilmiyormuş gibi bir sonuç ortaya çıkartmazlar.
melih gökçek bu zeka ile ankarayı falan çok iyi yönetmiş olm. haberin vardır muhakkak, melihcan Videodaki öğrencileri gerçek zannederek, "Muhteşemsiniz gençler" paylaşımında bulundu.
bak daha görmediysen video burada
tabi insan düşünmeden edemiyor. o silah o kadar kolay nasıl çıktı, emniyeti açıldı falan diye.
peki ya önce, kendine değil de başkasına ateş etseydi...
arabistan’da taliban tarafından yürürlüğe konulan yeni ceza kanunu, "kırık kemiklere veya açık yaralara" yol açmadığı sürece kocaların eşlerini ve çocuklarını fiziksel olarak cezalandırmasına izin veriyormuş. yeni yasada, dini alimlere suç işleme serbestisine yakın haklar vermiş.
kemikleri kırılmadan özgürce dayak yemek isteyen kadınlar afganistan‘a sığınabilir.
Edit: arkadaşlar sesli yazdırıyorum, telefon otomatik olarak arabistan diye algılamış.
keşke moderatörler olsaydı da afganistan diye başlığı düzeltebilselerdi.
olm sene olmuş 2026 hala enseye falan ayna tutuyorlar, halbuki koltuğun arkasında kamera, önümüze de bir ekran koysalar bütün süreci takip edebileceğiz.
bak aramızda berber varsa bunu yapsın paraya para demez.
"o zaman öbür sözlüğe git amk" tayfası gelene kadar biraz laflayalım.
sanırım uludağ sözlüğün okul sınıfı kadar üye ve aktif kullanıcı sayısı olması ile orantılı. yani artık tanıdık birbirimizi. kimin neye inandığını, ideolojisini falan bildiğimiz için siyaset konuşmak ve karşı tarafı ikna etmeye çalışmak çok tat vermiyor.
bir de türkiye gerçeği var elbette. memlekette siyaset konuşan, bu konularda ahkam kesebilecek donanıma, tarih bilgisine, kalifikasyona sahip kaç kişi var amk. e bunu buraya orantılarsan, sözlükte de 8 kişiyi falan geçmiyor siyaset ve hatta günden konuşulan başlıkların altındaki farklı yazar sayısı.
hele kızlarımız / kadınlarımız tam facia. facia dan kastım, kezbanlık ya da cahillik değil. sözlük kızları burayı siyaset konuşulacak bir platform olarak görmüyor belli ki. yoksa hepsinin gerçek hayatlarında ülke gündemini ve siyaseti takip eden, olan biteni analiz edebilen, yorum katan insanlar olduğuna şüphem yok tabi.
hehe, bunlar şahane müslüman. hatta en müslüman bunlar amk.
Konya Selçuk Üniversitesi'nde yemekhane süresinin ramazan ayı gerekçe gösterilerek 1 saat 25 dakikadan, 15 dakikaya indirildiğini haberleri geliyor. lütfen doğrusunu bilen uyadırsın.
Alınan laiklik düşmanı karara karşı çıkan öğrencilere ise üniversite personellerinden "Siz de oruç tutun" denildiğini duyuyoruz.
Laikliğe düşman iktidarın din maskesi altında insanların manevi değerlerini siyasetin bir parçası haline getirmesinin, bu adım da tıpkı benzerleri gibi kampüslerde süreklileşen gerici uygulamaların örneğidir.
vitrin süsü gibi pozisyon amk. o yüzden bir gecede biri gelmiş, ötekini sktr etmişler falan çok önemi yok. tek elden yürütülüyor nasılsa herşey. bakanlar da fino gibi ortalıkta geziniyor işte.