mutluluk verici bir eylemdir. insanların yüzünü asmak kolaydır ancak güldürmek zordur.
oysa üzülmek için daha fazla kas yorulması gerekiyor…
enteresan bir tezat söz konusu. zaten enteresan olmasa tezat olmaz.
hiç sayabildin mi? ben gün sayıyorum sürekli. sen ölmeden önce sana söz verdiğim için yaşıyorum, hatıranı yaşatmak için.
her gece gökyüzüne bakıyorum bir umut, belki seni görürüm diye. rüyalarımda sana sarılabilmek için yüreğim hariç her şeyimi verebilirim. yüreğimi ise yalnızca sana…
çok özledim seni. umarım ışıklar içindesindir güzel kızım.
seni seviyorum.
sihirli geceler…
Seninle o gün barıştım. Şimdi sadece geceleri yapayalnız ve yalın ayak anlayabildiğim şeyler var. Şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var; bütün çaresiz insanlar gibi, dağılan bir okul gibi... Acılarımız da birbirine benziyor artık, kızım; birbine benzeyen parmaklar gibi. Ama her birinin eşsiz bir izi var. Bazen gözlerim doluyor karanlıkta ama fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde, hiç susmuyorsun. Ağlamama asla müsade etmiyorsun. "Her şey affedildi, babacık." diyorsun. "Hiç ayrılmayacağız." diyorsun. "Keşke hep yanımda olsaydın." diyorum böyle konuştuğunu duyunca. "Bu kış belki çok kar yağar, birlikte kayboluruz." diyorsun sen bana. Ama kar taneleri birbirine benzemez ki, kızım. Cesetler de benzemez. Ama bir cinayet, başka bir cinayeti hatırlatır her zaman. Koşan atlar, düşen atları hatırlatır. Yağmur yağar, durur, tekrar başlar. Yanlış yolda yürümek, doğru yolda beklemekten iyidir. Beşikten mezara kadar... Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan, yalan mı söylüyorum sana?
Affet beni kızım. Affet. Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki kızım.
çok maruz kaldığım bir durum. yalancı bir erkek olsam herkes tarafından sevilirdim. ama asıl niyetimi ve düşüncemi direkt söylerim.
am uğruna ibnelik yapmam.
seni severim sayarım. senelerdir tanışırız. ararım açarsın, sohbet ederiz. eyvallah.
abi rica ediyorum şurayı kalkındıralım. uğraşmak istemiyorsan söyle halledelim.
o kadar emek var.