locke ve rousseau'dan tut rawls'a hatta sen'e kadar birçok düşünür üzerinden bu konu hakkında çok şey yazılır, uzun sohbetler edilir. ama burada değil.
ciddi bir sağlık sorunu olmayan ancak düzenli egzersiz yapmayan, beslenmesine ve uykusuna dikkat etmeyen bir kadına daha 30'ların başında, erkeğe ise sonlarında yaşlandığı hissi gelmeye başlar. bunu vücudunun hayat kalitesine etkisinden anlayacaktır. birkaç sene önce yaptığı bir şeyi artık yapamadığını görecektir mesela.
genetik açıdan şanslı olanlar +5-7 yıl eklesin. ama sonuç değişmez. kimseye söylemese bile gece uyumadan yatağında ağlayarak kendine itiraf eder.
saçma sapan şeyler yemeyin, 8 saat uyuyun ve direnç egzersizi yapın.
çıkalı bir yılı geçse de herhangi bir güncelleme yapılmayan sistem.
bi' deneme süresi geçsin de tam ayarını yapıcaz deyip öylece bıraktılar. zira muhtemeldir ki bi' nane olduğu yok, yönetim de boş verdi. ilk çıktığında yaygara koptu ama sonrasında söndü gitti.
başta fikir kulağa hiç fena gelmiyor fakat derinlemesine düşününce pratikte işlemez, faydası zararından çok olur, diyorsun. nitekim bu sessizlik de pek bir şeyi değiştirmediğini gösteriyor.
sözlük hesabının en önemli tarafı anonimliği. hal böyle olunca referans olacağım kişi de yine sadece sözlükten tanıdığım biri olmalı. e bu aynı zamanda çaylak olmalı ki yazar yapayım. e benim bunu uzun sayılacak bir süre tanıyor olmam lazım ki 3 gün sonra saçma sapan şeyler yazıp sinirlerimi oynatmasın. böyle uzar gider bu.
ne ben referans olmak isterim ne de profilinde sanki sahibinin adını taşır gibi bir çaylak referansının adını taşımak ister.
iyi istisnaları bir tarafa bırakırsak olan tek şey belli paralara referans satın alınmasıdır.
bu arada:
7 yıl yazarlık bekleyenlerin olduğu ortamda, 2 bin liraya referans olacağıma, çıkarır 200 lira atar kendine bi' americano al çaylak, diye dalga geçerim.
birçoğu hala marjinal durduğunu düşünerek kendini farklı ve sekste tecrübeli olarak lanse etmek için ayakları muhabbete katar.
birçoğunun ise ayak fetişizminin ne olduğundan haberi bile yoktur aslında. muhtemelen tecrübeli partnerler bunlarla karşılaşınca kahkahayı patlatıyordur.
birkaç gündür evde yalnızım ve dün bu saatlerde bir kutunun içinde bir kağıt parçası buldum. oturdum, düşündüm. kalktım, kitaplığa yöneldim, iki kitap aldım elime. tekrar oturdum, düşündüm.
birçok kare geçti gözümün önünden, çok fazla kare. bilirsin fil hafızamı. sonra gelip buraya bir şeyler karalayacaktım ki... belki sonra, dedim.
bu işin bugüne kalmasının sorumlusu kılıçdaroğlu'dur. meral mami aklın yolundan gitmiş doğru aday noktasında masadakileri ikna etmeye çalışmıştır ama sadece ve sadece şahsi çıkarları uğruna kendi adaylığını direten dedeye sonunda siktiri çekmiştir.
kılıçdaroğlu dayatmasını kabul etmeyenleri iktidar yanlısı olmakla suçlayan vizyon yoksunları oturup ağlayabilirler.
cümle alem imamoğlu veya yavaş'ın kılıçdaroğlu'ndan bin kat daha iyi bir seçenek olduğuun bildiği halde "ben aday olacağım" diye dayatan dedeyi masum, halkın sesini duymazdan gelmeyip gerekeni yapan kadının suçlu ilan edin bakalım, gülerek izliyoruz.