Tavuk yumurtayı bloom denilen koruyucu bir zarla yumurtlar. Yumurta endüstriyel yıkama işleminden geçince üzerindeki bloom sökülür. Yıkanan yumurtalar için soğuk zincir şarttır.
Tavukların özel olarak aşılandığı bölgelerde yumurtaların endüstriyel yıkama işleminden geçirilmesi yasaktır. Bu nedenle yumurta kendi zırhıyla bozulmadan uzun süre oda sıcaklığında kalabilir.
Tıptaki adı üçüncü azı. ingilizcede "wisdom tooth" denmesinin sebebi 17-25 yaş arası çıkması, yani insanın olgunlaştığı varsayılan dönem.
Bu dişin gömülü kalması bir kusur değil, yer darlığı. Yüz binlerce yıl boyunca sert ve lifli besinler çiğneyen insan çenesi daha genişti; yumuşak, işlenmiş gıdaya geçince çene küçüldü ama diş sayısı aynı kaldı. Yani sorun dişte değil, çenede.
20. yüzyılın ikinci yarısında özellikle ABD'de çocuk eğlence dünyasına damgasını vurmuş, dünyanın en ünlü palyaçosu olarak tanınan efsanevi bir kurgusal karakterdir. Alev kırmızısı ve iki yana açılan saçları, büyük kırmızı burnu, devasa ayakkabıları ve mavi-kırmızı kostümüyle akıllara kazınmıştır.
Bozo, canlı stüdyo seyircileriyle yapılan skeçleri, çocukların yarışıp ödüller kazandığı oyunları (özellikle ünlü kova oyunu - Grand Prize Game) ile televizyon tarihinin en kalıcı çocuk eğlence ikonlarından biridir.
Amerikan ingilizcesinde, aptal, ahmak, beceriksiz, dangalak veya soytarı kimse anlamına gelen, sokak dilinde oldukça yaygın ve hafif alaycı bir argo sözcüktür.
Bozo ifadesi kaba bir küfür değildir. Daha çok birini küçümsemek, ciddiye almamak veya yaptığı saçmalıkla alay etmek için kullanılır. Türkçedeki "şapşal", "dangalak" ya da "soytarı" karşılıklarına oldukça yakındır.
Tanımadığınız birine karşı kullanırsanız hakaret anlamı taşımakla birlikte yakın arkadaşlar arasında çok sık kullanmamak şartıyla hakaret anlamı taşımaz.
Marshall Eriksen kelimenin tam anlamıyla bir vaha. Adam saf 'golden retriever boyfriend' enerjisi. ilk gördüğü andan beri Lily’ye sırılsıklam aşık, duygularını göstermekten gram utanmıyor. Günümüzde Marshall gibi biri açık artırmaya çıksa izdiham çıkar.
Marshall’ın en saygı duyduğum yanı kurumsal parayı elinin tersiyle itip çevre hukukuna geçme çabasıydı. GNB'de ruhunu satarak çalışırken yaşadığı o vicdan azabı ve 'dünyayı kurtarmak istiyorum' sancısı dizide çok gerçekçi yansıtılmış.
Ergenken izlerken "Lilypad and Marshmallow ne kadar tatlı bir çift" diyordum; 27 yaşına gelip hayatın gerçekleriyle yüzleşince Marshall’ın bir aziz, Lily’nin ise bencil olduğunu fark ettim. Kız adamı San Francisco için düğünden aylar önce terk etti, gizli kıyafet alışverişi borçlarıyla adamın çevre hukuku hayallerini yıllarca erteletti, Marshall Roma'ya yargıçlık teklifi aldığında kıyameti kopardı. Marshall onun her kaprisini koşulsuz sevgiyle göğüsledi. Bence Marshall o ilişkide her zaman daha fazla fedakarlık yapan taraftı.
bazi klinikler, geliri artirmak icin gerekmeyen tedaviler onerir. en yaygin ornek "deep cleaning" ya da scaling and root planing. genellikle normal temizlik yeterliyken, sigorta kapsaminizin daha yuksek oldugu fark edilirse derin temizlik onerilir.
ayni tedavi, örnegin implant, bir klinikte $1500 iken diger bir klinikte $4500 olabilir. fark kaliteden degil, klinik konumundan, pazarlamadan ve sigorta sozlesmesinden kaynaklanir.