2018 yılında sözlükten tanıştığım bir arkadaş vardı, kadıköy sahilde dinlemiştik beraber, gecenin bir yarısı. öpüşmüş ve sabaha kadar denize bakmıştık. tekila içmiştik.
uzatmayalım; sonrasında hayatımızın uzun bir kısmı birlikte geçti. o gece, denize bakarken dinlediğimiz 'deliler'in yıllar sonra bana kalacak tek şey olacağını, hayal etmemiştim.
söylendiği gibi, o da bir gece ansızın gelmişti. elinde mor çiçekler var mıydı, bilmiyorum.
küçük çaplı kurgu/ses işleriyle uğraşıyorum. oluyor yani. mutsuz etmiyor. apple ekosistemine uzak birisiyim, bu yüzden pek de ekürisi sayılmayan macbook air ile kıyaslayamam.
gocuman bir beklentiniz yoksa, ara sıra porno izler ya da video kurgularım derseniz, ne güzel makine işte.
bir kez yaşayacağız fakat burada kendini kızlara beğendirmek için sesini kalınlaştıran ibnelerin entrylerini okuyoruz. afedersin ferhat, yaşantımızın ırzına geçeyim.
boşa harcanan büyük bir zaman dilimi. çoğunuz ne olduğu belli olmayan sikko bölümlerden mezunsunuz zaten. daha yararlı bir şeylerle uğraşmanızı tavsiye ederim.