böyle devam ederse ileride çok büyük sıkıntılara yol açacağını düşündüğüm olaydır. bireyselleşme adı altındaki yalnızlık insanı bi saatten sonra delirtir. yavaş yavaş bizim yeni neslin arasına sızan bu şey bile gelecekteki yıkımların nedeni olmak için kendini hazırlıyor olabilir.
çin bölünürse ve tibeti kaybederse susuzlukta geberir. tibeti elinde tutmasının nedeni buzulların akıp çinin nehirlerini besleyen böyük dağlarıdır. tibet elden çıkarsa çinin tarım ekonomisi de batar. hong kong ellerinden giderse bankacılık ve finans sistemleri sıkıntıya düşer. bu bölge çin için küresel sermayeyle buluşma noktası. doğu türkistanı da kaybederse kömür, petrol ve doğal gaz ellerinden gitmiş olacak.
bunlarla tartışırken çin insanlara şöyle böyle yaptı dediğinizde size şu cevabı verecekler 'biraz farklı ülkelere çık gez hiçbir şey bilmiyorsun. çinde hepimiz refah içinde yaşamaktayız ve tarih kitaplarınızda yazanlar batının oyunu.'
bu komünistlere doğu türkistanda neden böyle şeyler yapıyorsunuz dediğinizde 'doğu türkistan neresi sincandan mı söz ediyorsun. uygurlar oldukça iyi bi yaşam sürmekteler' derler.
çin seddinin intikamını uygurlardan mı almaya çalışıyorsunuz diye sorduğunuzda 'biz kimseye zarar vermiyoruz' diyeceklerdir.
en son türkleri seviyor musun madem dediğimde engel yedim. pudfjghdfj kısacası dostlar bu gomünistlerle açık açık tartışamazsınız hemen kaçarlar.
komünist parti herkesin kendi dilini konuşmasına izin vermediği için genelde çince konuşuluyor. fakat buna izin verilseydi en az 30 farklı dil konuşuluyor olunurdu.
bi halk içindeki aydın kitleyi halka karşı yabancılaştırıp uzaklaştırırsan hatta birbirine düşman edersen yani o toplumun entel kitlesinin kimliğini bastırırsan halkla köprü görevi gördükleri için o halkı yıkarsın. bu taktik ingilizlerin oyunudur. en büyük örneği hindistandır. yavaş yavaş bize de işliyor biz de böyle bir şeye dönüşüyoruz.
Türkiye: Çok katmanlı kültür (Anadolu, Balkan, Orta Doğu etkisi). Büyük, çeşitliliği yüksek ve hızlı değişen toplum. Şehirleşme ve modernleşme daha güçlü
Arnavutluk: Daha küçük ve homojen toplum yapısı. Balkan + Osmanlı etkisi belirgin. Geleneksel yapı daha baskın ama Avrupa’ya entegre oluyor.
Türkiye: Çok yoğun sosyal hayat. Sokak kültürü, çay/sohbet, kalabalık etkileşim. Hızlı samimiyet kurma
Arnavutluk: insanlar sıcak ve misafirperver. Sosyal hayat daha küçük ölçekli .Daha “yakın çevre” odaklı ilişkiler.
Türkiye: Aile çok güçlü ama bireyselleşme artıyor. Şehirlerde gençler daha bağımsız
Arnavutluk: Aile ve akrabalık hâlâ çok güçlü. Toplum küçük olduğu için sosyal kontrol daha hissedilebilir.
Türkiye: Orta düzey bireysellik. Modern şehirlerde daha özgür yaşam
Arnavutluk: Topluluk ve aile etkisi daha baskın. Küçük toplum yapısı nedeniyle sosyal ilişkiler daha sıkı.
Türkiye: Çok çeşitli kültür, müzik ve sanat. Hem modern hem geleneksel yapı birlikte
Arnavutluk: Balkan halk kültürü (dans, müzik) güçlü. Osmanlı ve italyan etkisi görülür .Daha sade ama güçlü yerel kültür.
Türkiye: Büyük şehirler çok hareketli (istanbul, Ankara vb.). Hızlı ve yoğun yaşam temposu
Arnavutluk: Daha sakin ve küçük şehir yapısı. Tiran dışında yaşam daha yavaş.
Türkiye: Cumhurbaşkanlığı sistemi. Üniter ve büyük devlet yapısı. Güçlü merkezi yürütme
Arnavutluk: Parlamenter cumhuriyet. Başbakan merkezli yönetim. Daha küçük ve daha basit devlet yapısı.
Türkiye: Yoğun siyasi rekabet. Büyük seçmen kitlesi. Güçlü iktidar–muhalefet dengesi
Arnavutluk: iki ana blok etrafında dönen siyaset. Daha küçük ölçekli rekabet. Siyasi gerilim var ama Türkiye’ye göre daha sınırlı.
Türkiye: Medya çeşitliliği var ancak tartışmalı alanlar mevcut
Arnavutluk: Avrupa standartlarına yakın sistem. Ancak medya bağımsızlığı zaman zaman tartışmalı
Türkiye: Güçlü bürokrasi ve kurumsal yapı. Bölgesel ve küresel etkisi olan bir devlet
Arnavutluk: Daha küçük devlet kapasitesi. AB entegrasyon sürecinde reform yapan bir ülke.
Türkiye: NATO üyesi. Bölgesel güç ve jeopolitik aktör
Arnavutluk: NATO üyesi. Avrupa Birliği aday ülkesi.Daha çok Avrupa entegrasyonuna odaklı.
Türkiye: Cumhurbaşkanlığı sistemi. Çok partili seçimler. Düzenli seçimlerle yönetim değişimi mümkün
Yemen: Resmî olarak cumhuriyet olsa da Fiilen parçalı ve çatışmalı bir yönetim yapısı var. Ülkenin büyük kısmında merkezi otorite zayıf.
Türkiye: Tüm ülke genelinde çalışan merkezi devlet yapısı. Kurumlar büyük ölçüde işlevsel
Yemen: Devlet otoritesi birçok bölgede sınırlı. Farklı grupların kontrol ettiği alanlar mevcut
Türkiye: Görece istikrarlı devlet yapısı. Bölgesel güvenlik sorunları olsa da ülke genelinde kontrol var
Yemen: Uzun süredir iç savaş ve çatışma ortamı. Güvenlik durumu ciddi şekilde kırılgan
Türkiye: Rekabetçi seçimler. iktidar değişimi mümkün
Yemen: Siyasi yapı parçalı. Seçimlerin düzenli ve tüm ülkeyi kapsayan işleyişi yok.
Türkiye: NATO üyesi. Bölgesel ve küresel etkisi olan bir ülke
Yemen: iç savaş nedeniyle uluslararası etkisi sınırlı. Yardım ve dış desteklere daha bağımlı
Türkiye: Doğu + Batı kültürlerinin karışımı. Şehirleşme yüksek, modern yaşam ile gelenek birlikte
Sosyal hayat oldukça aktif ve çeşitli
Yemen: Daha geleneksel Arap toplum yapısı. Kabile ve aile yapısı çok güçlü. Modern şehir yaşamı daha sınırlı
Türkiye: insanlar daha dışa dönük ve sosyal. Arkadaşlık ve komşuluk ilişkileri yaygın. Kamusal alanda etkileşim çok fazla
Yemen: Sosyal yapı daha kapalı ve aile merkezli. Kabile bağları çok güçlü. Dış çevreyle etkileşim daha sınırlı olabilir.
Türkiye: Aile önemli ama bireyselleşme artıyor. Şehirlerde gençler daha bağımsız
Yemen: Aile ve aşiret yapısı hayatın merkezinde. Toplum baskısı daha güçlü hissedilir
Türkiye: Müzik, sanat, eğlence ve şehir kültürü daha gelişmiş. Çok çeşitli yaşam tarzları var
Yemen: Daha geleneksel kültür. Bölgesel ve kabile temelli kültürel yapı
Türkiye: Hızlı, hareketli ve karma şehir hayatı. Sosyal aktiviteler çok çeşitli
Yemen: Daha yavaş ve geleneksel yaşam. Günlük hayat daha sade ve sınırlı imkanlarla
Türkiye: Doğu + Batı kültür karışımı. Daha sıcak, sosyal ve dışa dönük toplum. Aile ve arkadaş ilişkileri çok güçlü
Singapur: Çok kültürlü (Çin, Malay, Hint etkisi) ama daha “düzen odaklı”. Kurallara uyum çok önemli
Daha sakin, kontrollü ve sistemli toplum
Türkiye: insanlar hızlı samimiyet kurar. Sokak kültürü, sohbet, sosyal temas çok güçlü. Sosyal hayat çok hareketli
Singapur: insanlar daha mesafeli ve bireysel. Sosyal yaşam daha planlı ve kontrollü. Kamusal alanda daha “sessiz düzen” kültürü var.
Türkiye: Aile ve toplum etkisi güçlü. Sosyal çevre yaşamın merkezinde
Singapur: Yüksek bireysellik + yüksek sistem uyumu. “Kurallara uy, düzenli yaşa” kültürü çok güçlü
Türkiye: Kalabalık, hareketli ve bazen kaotik şehir yaşamı. Esnek ve spontane hayat
Singapur: Çok temiz, çok düzenli, çok kontrollü şehir. Kurallar günlük hayatın her yerinde
Türkiye: Duygular açık, insanlar daha dışa dönük. Samimiyet hızlı gelişir
Singapur: Daha kontrollü ve saygı odaklı iletişim. Duygusal ifade daha sakin
Türkiye: Rekabet var ama sosyal hayat dengesi daha esnek
Singapur: Çok yüksek eğitim ve başarı baskısı. Sistem oldukça rekabetçi ve disiplinli
Türkiye: Tek baskın kültür ama bölgesel çeşitlilik var
Singapur: Çok kültürlü toplum (Çinli, Malay, Hint). Resmî çok dillilik ve çok kimlikli yapı
Türkiye: Cumhurbaşkanlığı sistemi .Çok partili rekabet. Seçimlerle hükümet değişebilir
Singapur: Parlamenter sistem. Uzun süredir tek baskın parti yönetimi. Halkın Eylem Partisi (PAP) çok uzun süredir iktidarda
Türkiye: Güçlü muhalefet ve iktidar rekabeti .Seçimler oldukça çekişmeli
Singapur: Seçimler var ama rekabet sınırlı. iktidar uzun yıllardır değişmiyor.
Basın ve ifade özgürlüğü
Türkiye: Medya çeşitliliği var ama tartışmalı alanlar mevcut. Siyasi tartışma oldukça yoğun
Singapur: Medya daha sıkı düzenlenmiş. ifade özgürlüğü var ama daha kontrollü
Türkiye: Güçlü merkezi devlet. Siyasi gündem çok hareketli
Singapur: Çok güçlü “teknokratik devlet”. Yönetim daha çok verimlilik ve düzen odaklı
Türkiye: NATO üyesi. Bölgesel güç ve jeopolitik aktör
Singapur: Küresel finans merkezi. Küçük ama ekonomik olarak çok etkili
Türkiye: Doğu ve Batı kültürlerinin karışımı. Daha sıcak, dışa dönük ve sosyal. Aile ve arkadaşlık ilişkileri çok güçlü
Macaristan: Orta Avrupa kültürü (Avusturya etkisine yakın tarihsel bağlar). Daha sakin, bireysel ve mesafeli sosyal yapı. Gelenekler daha “sessiz ve düzenli” yaşanır.
Türkiye: insanlar hızlı samimiyet kurar. Sokak kültürü, kahve/çay sohbeti yaygın. Sosyal temas çok yoğun
Macaristan: Sosyal ilişkiler daha yavaş gelişir. Özel alan çok önemlidir. insanlar genelde daha içine dönüktür
Türkiye: yemek Çok zengin ve çeşitlidir (et, sebze, hamur işi) Sofra kültürü sosyal bir etkinliktir
Macaristan: Et ağırlıklı ve baharatlı (özellikle paprika). Gulaş gibi geleneksel yemekler öne çıkar.
Türkiye: Daha hareketli, kalabalık ve spontane. Sosyal hayat sokakta akar. Duygular açık ifade edilir. Samimiyet hızlı oluşur
Macaristan: Daha planlı ve sakin yaşam. Şehir hayatı düzenli ama daha sessiz. Daha kontrollü ve mesafeli ifade. Güven zamanla gelişir
Türkiye: Aile buluşmaları, bayramlar, sosyal kutlamalar çok güçlü
Macaristan: Festivaller ve müzik kültürü (özellikle klasik ve halk müziği) önemli. Daha sakin kutlama kültürü
Türkiye: Cumhurbaşkanlığı sistemi. Çok partili yapı. Güçlü merkezi yürütme
Macaristan: Parlamenter sistem (başbakan ağırlıklı). Çok partili yapı var ama uzun süre tek parti ağırlığı görülüyor. Avrupa Birliği üyesi
Türkiye: Güçlü muhalefet–iktidar rekabeti. Seçimler oldukça çekişmeli
Macaristan: Fidesz uzun süredir iktidarda. Muhalefet var ama güç dengesi daha zayıf
Basın ve ifade özgürlüğü
Türkiye: Medya çeşitliliği var ama tartışmalı alanlar mevcut
Macaristan: Medyanın büyük kısmı iktidar etkisinde olduğu eleştirileri var. AB içinde bu konuda zaman zaman tartışmalar yaşanıyor
Türkiye: Güçlü merkezi devlet. Kurumlar arası denge tartışmalı ama çok katmanlı sistem
Macaristan: Daha merkezi politik kontrol. AB kuralları ile ulusal politikalar arasında denge
Türkiye: NATO üyesi. Batı ve Doğu arasında denge politikası
Macaristan: AB üyesi. AB içinde daha bağımsız/eleştirel bir çizgi izleyebiliyor
Türkiye: Geniş aile ilişkileri güçlü. Aile sosyal hayatın merkezinde
Macaristan: Çekirdek aile daha yaygın. Gençler daha erken bağımsız yaşar
Türkiye: Kalabalık, canlı, hareketli sosyal ortam
Macaristan: Daha sessiz, düzenli ve sakin şehir hayatı
Türkiye: Avrupa–Asya arasında, sanayi + hizmet ağırlıklı ekonomi.
Vietnam: Güneydoğu Asya’da, hızlı büyüyen üretim ve ihracat ülkesi.
Türkiye: Orta gelirli. Ekonomi zaman zaman dalgalı
Vietnam: Son yıllarda çok hızlı büyüyor. Özellikle üretim (tekstil, elektronik montaj) güçlü
Uzun vadeli büyüme hızında Vietnam daha dinamik
Vietnam: Genel olarak çok ucuz
Türkiye: Son yıllarda pahalılaştı
“Ucuz yaşam” → Vietnam avantajlı
Türkiye: Daha gelişmiş ulaşım, sağlık, kamu hizmeti
Vietnam: Hızlı gelişiyor ama bazı alanlarda geri
Vietnam: Genelde çok güvenli, düşük suç oranı
Türkiye: Orta seviyede, bölgesel farklar var
Güvenlikte Vietnam biraz daha iyi hissedilir.
Türkiye: Daha sıcak, direkt ve sosyal
Vietnam: Daha sakin, çalışkan ve disiplinli. Yabancıya karşı genelde nazik ama mesafeli
Türkiye: Daha fazla sektör ve yerel iş imkânı
Vietnam: Yabancılar için fırsat var ama çoğu öğretmenlik, IT, turizm. Üretim ekonomisi büyüyor
Vietnam: Sokak kültürü, motosiklet hayatı, hızlı büyüme
Türkiye: Daha Avrupa tarzı şehir yaşamı + sosyal hayat
Türkiye: Çok partili demokratik sistem. Seçimler var. iktidar değişebiliyor Yasama–yürütme–yargı ayrılığı var (pratikte tartışmalı alanlar olsa da sistem bu)
Vietnam: Tek partili sosyalist devlet. Vietnam Komünist Partisi ülkeyi yönetir. Başka partilerin iktidar olma şansı yok. Siyasi rekabet sınırlı.
Türkiye: Seçimler düzenli yapılıyor. Farklı ideolojiler yarışabiliyor
Vietnam: Seçimler var ama adaylar parti kontrolünden geçer. Sistem rekabetçi demokrasi değildir.
Basın ve ifade özgürlüğü
Türkiye: Basın özgürlüğü tartışmalı ama çok sesli medya var. Eleştiri yapılabiliyor
Vietnam: Medya devlet kontrolünde. Siyasi eleştiri daha sınırlı.
Türkiye: Daha serbest piyasa + demokratik yapı. Devlet müdahalesi var ama sınırlı
Vietnam: Devlet ve parti ekonomi ve siyasette daha güçlü kontrol sahibi. “Devlet yönlendirmeli kapitalizm” gibi bir yapı.
Dış politika
Türkiye: NATO üyesi. Batı + Doğu arasında denge politikası
Vietnam: “Bağımsız ve dengeli dış politika”. Çin ve ABD arasında dikkatli denge kurar. Askeri bloklara girmez
Türkiye: Orta gelirli, sanayi + hizmet dengesi olan bir ülke.
Kamboçya: Daha düşük gelirli, tarım ve turizm ağırlıklı ekonomi.
Türkiye: Daha yüksek ortalama gelir. Daha çeşitli iş alanları
Kamboçya: Maaşlar oldukça düşük. Ekonomi daha sınırlı
Net: Türkiye ekonomik olarak daha güçlü
Kamboçya: Çok ucuz (özellikle yerel yaşam)
Türkiye: Son yıllarda pahalılaştı
“Az parayla yaşamak” → Kamboçya avantajlı
Türkiye: Sağlık, ulaşım, internet daha gelişmiş
Kamboçya: Altyapı zayıf, bazı bölgelerde ciddi eksikler var
Türkiye: güvenlik Orta seviyede
Kamboçya: Genelde güvenli ama küçük suçlar (hırsızlık vs.) yaygın olabilir
Türkiye: Daha hareketli, sosyal, çeşitli
Kamboçya: Daha sakin, yavaş, “rahat yaşam” kültürü
Kamboçya: Tropikal, doğa, sade yaşam
Türkiye: Şehir hayatı, kültür, gece hayatı daha zengin
Türkiye: Daha fazla sektör ve kariyer imkânı
Kamboçya: Yabancı için iş bulmak zor . Genelde turizm veya online işler
Ekonomi, altyapı, kariyer → Türkiye açık ara önde
Ucuzluk, sade ve rahat yaşam → Kamboçya önde
Türkiye: Çok partili sistem.Seçimler düzenli yapılır. iktidar değişimi mümkündür. Anayasal demokrasi yapısı vardır
Kamboçya: Çok partili görünümlü ama güçlü tek parti hâkimiyeti. Kamboçya Halk Partisi uzun yıllardır iktidarda. Muhalefet sınırlı alan bulur.
Türkiye: Rekabetli seçimler. Birden fazla güçlü siyasi parti
Kamboçya: Seçimler var ama siyasi rekabet sınırlı. iktidarın değişmesi çok nadir.
Basın ve ifade özgürlüğü
Türkiye: Medya çeşitliliği var ama tartışmalı alanlar mevcut. Eleştirel yayınlar yapılabiliyor
Kamboçya: Basın daha çok kontrol altında. Siyasi eleştiri alanı daha dar
Türkiye: Daha kurumsal devlet yapısı. Yargı, yasama, yürütme ayrılığı mevcut
Kamboçya: Güç daha çok merkezi iktidarda toplanmış durumda
Türkiye: NATO üyesi. Avrupa ve Asya arasında stratejik ülke
Kamboçya: Daha küçük diplomatik etki. Çin ile ekonomik ilişkiler güçlü
Türkiye: Avrupa–Asya arasında, jeopolitik açıdan kritik.
Meksika: Kuzey Amerika’da, Amerika Birleşik Devletleri’ne komşu ve ekonomisi ona bağlı.
Türkiye: Sanayi + hizmet dengeli. Ekonomik dalgalanma yüksek
Meksika: ABD ile ticaret çok güçlü. Üretim (özellikle otomotiv) gelişmiş
Genel olarak iki ülke benzer seviyede, ama Meksika’nın ABD’ye yakınlığı büyük avantaj.
ikisi de: Ucuzdan pahalıya geniş seçenek sunar
Meksika: Bazı şehirler (turistik yerler) pahalı
Türkiye: Son yıllarda genel fiyatlar arttı
Türkiye: güvenlik Orta seviyede, bölgeye göre değişir
Meksika: Bazı bölgelerde ciddi suç (karteller vs.)
Güvenlik konusunda Türkiye daha avantajlı.
Türkiye: Daha geleneksel + modern karışımı
Meksika: Latin kültürü, çok sıcak ve eğlenceli. Aile ve sosyal bağlar güçlü
iki ülke de sosyal ama tarzları farklı.
Türkiye: Kebap, hamur işleri, çok geniş mutfak
Meksika: Taco, baharatlı yemekler, sokak lezzetleri
ikisi de dünya mutfağında güçlü.
Türkiye: Yerel fırsatlar var ama sınırlı olabilir
Meksika: ABD ile bağlantı sayesinde bazı sektörlerde avantaj. Ama maaşlar genelde çok yüksek değil
Türkiye: Sağlık sistemi ve ulaşım daha düzenli
Meksika: Bölgeye göre çok değişir (çok iyi de var, çok kötü de)
Güvenlik, sistem, altyapı → Türkiye önde
ABD bağlantısı, ticaret avantajı → Meksika önde
Türkiye: Cumhurbaşkanlığı sistemi. Çok partili yapı. Güçlü merkezi yönetim
Meksika: Federal başkanlık sistemi. Eyaletler daha fazla yetkiye sahip. Çok partili yapı
En büyük fark: Meksika federal, Türkiye üniter sistemdir.
Türkiye: Güçlü ve kutuplaşmış siyasi rekabet. Ulusal düzeyde büyük partiler arasında yarış
Meksika: Bölgesel ve ulusal düzeyde çok sayıda parti. Son yıllarda yeni siyasi hareketler güç kazandı
Basın ve ifade özgürlüğü
Türkiye: Basın özgürlüğü tartışmalı. Medya çoğulculuğu var ama baskı iddiaları gündemde
Meksika: Basın daha serbest görünse de Gazeteciler için güvenlik riski (özellikle bazı bölgelerde) daha yüksek
Türkiye: Daha merkezi ve güçlü devlet yapısı. Güvenlik tehditleri bölgesel
Meksika: Kartel ve organize suç siyaseti dolaylı etkiler. Bazı bölgelerde devlet otoritesi zayıflayabiliyor
Türkiye: Güçlü devlet ama zaman zaman siyasi gerilim
Meksika: Demokratik sistem daha yerleşik görünür. Ama güvenlik sorunları siyaseti etkileyebilir
Türkiye: Avrupa–Asya arasında, daha sanayileşmiş ve merkezi bir ekonomi.
Filipinler: Güneydoğu Asya’da ada ülkesi, turizm ve hizmet sektörü ağırlıklı.
Türkiye:Maaşlar düşük–orta. Sanayi ve hizmet dengeli
Filipinler: Maaşlar genelde daha düşük. Birçok kişi yurtdışında çalışıp para gönderir
Genel olarak gelir seviyesi Türkiye’de daha yüksek.
Filipinler: Yerel yaşam oldukça ucuz. Ama ithal ürünler pahalı olabilir
Türkiye: Son yıllarda pahalılaştı. Ama bazı temel hizmetler daha erişilebilir.
Filipinler: Tropikal, deniz–plaj hayatı. Daha rahat ve “akışına bırakılmış” yaşam
Türkiye: Daha hızlı, şehir odaklı yaşam. Sosyal hayat daha çeşitli
Türkiye: Direkt, sıcak, bazen sert iletişim
Filipinler: Çok güler yüzlü, pozitif, misafirperver. ingilizce yaygın olduğu için iletişim kolay
Türkiye: güvenlik Bölgeye göre değişir
Filipinler: Genel olarak orta. Bazı bölgelerde dikkat etmek gerekir
Türkiye: Daha fazla sektör ve iş imkânı
Filipinler: BPO (çağrı merkezi, uzaktan işler) yaygın. Yerel iş piyasası sınırlı.
Türkiye: Daha gelişmiş ulaşım ve sağlık sistemi
Filipinler: Altyapı bazı bölgelerde zayıf. internet ve ulaşım sorunlu olabilir
Daha iyi ekonomi ve sistem → Türkiye önde
Daha ucuz, rahat, tropikal yaşam → Filipinler önde
Bu terim özellikle 19. ve 20. yüzyılda Birleşik Krallık merkezli bakış açısından ortaya çıktı.Avrupa ile Doğu Asya arasında “ortada” kalan bölge anlamına geliyor. Ama bu tamamen Avrupa merkezli bir bakış açısı. Avrupalılar dünyayı kendilerine göre bölgelere ayırırken:
“Yakın Doğu” → Balkanlar ve Osmanlı imparatorluğu toprakları
“Orta Doğu” → Bugünkü Batı Asya (Arap Yarımadası, iran, Irak vs.)
“Uzak Doğu” → Çin, Japonya gibi Doğu Asya ülkeleri
Bugün neden hâlâ kullanılıyor?
-Siyasi ve medya dili bu terimi yaygınlaştırdı
-Akademik ve uluslararası ilişkiler literatüründe yerleşti
-Kısa ve alışılmış bir isim olduğu için pratik bulundu.
abd ve israil kendilerince bi haltlar karıştırmaya çalışırken rusya ve çin arka planda kendini güçlendiriyor. israil yunanlılarla anlaşarak adaları silahlandırıyor. bu salak yunanlılar israille iş birliği yapmalarına türkler de çok silahlanıyor bu bizim için tehdittir diyerek bahane sunuyor ama adalarda silahlanması yasal değil. israille orta doğuda afrika da karşı karşıya geldik diye adamlar gücümüzü azaltıp israilin at koşturmasına sessiz kalmamızı istiyor.libya ile yakınlığımız suriyedeki durumumuz ve somalideki varlığımızı kıskanıyorlar. orta doğuda bir güç olacaksa bu kişi israil değil tabi ki de türkiye olmalıdır.
şansınıza küstürür. kırk yılın başı birini beğenirsiniz o da uzaklarda yaşıyordur. buluşmak isteseniz ne zaman buluşacaksınız. başlı başına zorludur. engelleyin gitsin. ewed
birini beğenmek fakat ilişkilerin üç beş gün sürdüğü bu devirde durumun ciddi ilişkiye evrilmeyeceğini fark etmektir. çoğumuzun bu mevzularda ümidi kalmadığı için birilerini beğenmeye bile çekiniyor korkuyoruz. neyse içimize atalım. ewed
avrupayla birleşip neden türkiyeye yedek nato karargahı kuruyoruz. yarın bir gün bizde savaş çıksa ordusu ve ekonomisi olmayan avrupa gelip bizi savunup yardım edecek mi asla etmez. bunu bile bile neden riske giriyoruz. avrupanın içinde ordusu en kuvvetli olan biziz avrupanın bizden çıkarı var ama onlar bizim beklentilerimizi karşılayamazlar ki. bizdeki bu avrupa sevdası neden bitmiyor neden.