evrensel bir fiildir. öyle ki kişi, yoğun stres yaşadığında uykuda bu durumu yaşar. öfke durumunda da kaşlar, dudaklar, burun kemeri, yumruklar ve çene kasları yani dişler sıkılır. çene kasılması dediğimiz şey kimi zaman bir beyinsel fonksiyon bozukluğuna da işaret edebilir. bazı müptezeller bunu yaşar çünkü beynin biyokimyasal durumuna müdahale edip keyif sağlayan şeyler yaşayabilir. aynı şekilde bazı faydalı ilaçların da yan etkisi olabilir çene kasılması. vücut hiçbir şeyi boşuna yapmaz arkadaşlar.
vahim. yirmi yıldır lazım oldukça sözlüklerden birçok şey okuyan ve ekşi, itü, uludağ, inci gibi sözlükleri takip etmiş, yılları çeşitli forumlarda geçmiş biri olarak uludağ sözlük'teki iki üç temel şeyden bahsetmek istiyorum.
- burası bir sözlük, elbette sosyal bir platform ve kişisel dostluklar, sohbetler bulunabilir ama neticede buranın bir sözlük olduğunu ve özünde bilgi aktarımının amaçlandığı unutuluyor. sözlükte gündem maddesi veya bugün maddesi saçma sapan başlıklarla dolu. bu başlıkların birçoğu sözlükteki 8-10 kişinin dilinden veya elinden çıkıyor.
- açılan lüzumsuz başlıklar: aynısı ekşi'de de var. vay efendim bilmem ne yapılacak kız kalmamış olması yok efendim bilmem ne etmemiş erkek olmaması, yüz kilo üzeri erkeklere tavsiyeler, kısa boylu kızlar sokağa çıkmasın... tamam kardeşim dikkatinizi ilginizi alın sözlüğü de çöp edin böyle.
- yönetim. daha önce amacını farklı alanlara taşırarak büyüyen yahut daha işlevsel hâle gelmiş platformlar olmuştur. bunlar televizyon kanalı, internet sitesi, şirket vb. şeklinde olabilir. lakin uludağ sözlük maalesef zaten Google aramalarında bulunamaz hâle gelip tenhalaştığı gibi bir de yönetimce buna müdahale edilmeyerek daha da yozlaşıyor.
iyi bir usta tarafından iyi bir şekilde marine edilmiş, doğru şekilde pişirilmiş tavuk şiş insana çılgınca keyifler yaşatabilir. normalde beyaz et olsun kırmızı et olsun doğru yöntemlerle pişirilmese bile özünde zaten çok lezzetliyken işin içine ustalık girerse kilo almanız ve sık sık ustanın mekanına gidip çok para harcamanız muhtemeldir.
kimi usta kekiği yoğun tutar kimisi kırmızımsı baharatları. kanattan yapılan şişin yağ oranı farklı olduğundan her marinasyon aynı sonucu vermeyebilir. şayet evde yapmak isterseniz tavuğu pamuksu kıvama getirme konusunda airfryer, fırına oranla çok daha güzel olacaktır. ben yine de közde olanı tavsiye ederim. kül kokusu bir başka.
1990 sonrasında ismi yayılan 2000 sonrası ülkemizde yaygınlaşan 2010 sonrası çoğu eve giren 2015 sonrası yaşlı insanların dahi kullandığı ağ. dünyada internet kadar yaygınlaşıp sınırları aşan, gezegenin bir ucundaki bir felaketi yahut basit bir şakayı her here yayan inanılmaz bir teknoloji.
bizim hâlâ bu teknolojiden kişisel gelir, satış, tanınma gibi şeyler elde edemiyor oluşumuz ciddi bir eksik bence.
Filmde Nazlı ve Abbas sinemaya gitmişti. Sonrasında film hakkında konuşulanlarken Nazlı'nın dilinden güzel bir sinema eleştirisi yapıldığını görüyoruz. Nazlı burada filmi saçma bulduğunu söylüyor. Eleştirdiği şeyler ise sinemada o dönemde müzisyen kişilerin özellikle arabesk sanatçılarının tanınmak için hiçbir tiyatro/oyunculuk eğitimi olmamasına rağmen filmlerde oynaması ve bunun işleniş biçimi. Nazlı özellikle "gariban bir adamın aşkından ölüp çöllerde kumları yemesi, sonra ünlü olması, zengin bir şarkıcı olması" şeklinde ferdi tayfur, orhan gencebay, müslüm gürses, ibrahim tatlıses gibi kişilerin sinemada yer almasına "saçma" diyor.
katılıyorum. yalnızlık elbette bir yerden sonra insanın yapısına aykırı olduğundan kafayı yedirtebilir lakin "az insan çok huzur" sözünü de unutmamak adına katılıyorum.
ergenlik yıllarını çok düşünerek ve duyguları yoğun yaşayarak kişilerin sevebileceği bir parça. zira zamanında sago da kendi radyosunda bu parçayı çalmıştı. anlam kapalılığı ve nostalji sevenler beat konusunda da tatmin olacaktır.
adaşımın ağzına yüreğine sağlık, seviliyorsun armoni adam.
dünya kupasında en ihtiyaç duyulan maçlarda yaşadığı düşüş hâlâ devam ediyor. bu kadar geriye gitmesinin ve hiç maç kazandıran kurtarış yapmamasının psikolojik sebepleri olmalı.
Tarak sözcüğü, taramak fiilinden de anlayacağımız üzere tırmalamak/tarımak sözcükleriyle anlamlıdır. Tarım, bu kökten türemiş olan "tarama işi" olarak anlaşılabilir. Tarama işinin yapıldığı yere de "tarla" dendiği malum.
işin diğer morfolojik kısmı ise tarla sözcüğünün darı/tarı isim kökünden türemiş olma ihtimali.
Ortalama bir çay ve ortalama bir su ile ortalama tat alınabilir. iş, su kalitesiz olduğunda berbat hâle gelebilir. Bu yüzden kaliteli suyla demlenen tozu ve sapı seyrek kaliteli mayıs çayları tercih edilmeli, haşlanmadan sabırla demlenmelidir. Kişiden kişiye acı, demli, tomurcuklu, kaçak, bergamot aromalı, seylon vs kişiden kişiye çok değişken bir istek yelpazesi içerisinde yer alan ilginç bir içecek. Ben sadece dem koyarak acı ötesi seven de gördüm ortalama bir demli çaya çok koyu diyen de. Bu açıdan kimine güzel gelen bir başkasına kötü gelebiliyor. Türkiye'de çay kalitesi konusunu "sapsız çöpsüz" şeklinde değerlendiriyorum ben.
özellikle tendon iltihabı ve kas ağrılarında işe yarar. ancak herkes doğru uygulayamaz. evvela doğru tendon ve kasın anatomik yapısı iyi bilinmeli ve hangi harekette ne kadar esneyip gerildiğine uygun olarak yapıştırma yapılmalıdır. bunu yaparken de bir kısımda normal yapıştırma yaparken bir kısımda %50 bazı noktalarda da %100 gerdirmek gerekir. eh hâliyle bunu da eğitimli kişilerin yapması daha isabetli olur. yok ben yapayım diyorsanız az sayıdaki eğitim videolarına bakmanız gerekir. kendimden örnek vermem gerekirse halı saha maçına giderken 3 kere uygulamadım üçünde de peroneus brevis tendiniti sebebiyle maçtan sonra yürümekte zorlandım. daha sonra sadece maçlarda değil yürüyüşlerde de kinesio bant uyguladım ve hiçbirinde de sorun yaşamadım.
zamanının ötesinde bir oyundur. o dönemin birçok oyunu gibi saçma sapan şeyler de vardır. nasıl ki vice city'nin drone helikopter bölümü insanları çileden çıkardıysa bu oyunda da ihbar üzerine gidip onlarca suçluyu hakladıktan sonra sırf bir tanesini telsizle bildirmediniz diye bölüm bitmiyor ve arayıp duruyorsunuz cesetler arasında maktulü. onun dışında oldukça keyifli, atmosferi gerçekçi, müzikleri harika, telsiz konuşmaları ezberlenesi oyundur. günümüzde 150 gb oyunlar normal karşılandığından oyun çok demode gelebilir lakin hâlâ oynamak isteyen varsa tavsiye ederim. önce bunu sonra swat 4 oyununu oynamak size iyi gelecektir.
Beyaz Gölge dizisinin başarılı bir uyarlamasıdır. Özellikle ilk bölümlerde uyarlamanın etkileri daha da net belli. Dizi, çocukluğunu ve o yılları özleyen kişiler için çok keyifli olabilir. Şayet basketbolla aranız iyiyse tavsiye ederim. 4 kere bitirmiş olabilirim çünkü çocukken izlenen şeyler büyüyünce de insana çok değerli hisler yaşatır.
Diziden Zihni Göktay, Sevil Üstekin, Tarık Akan, Cihan Somer, Seda Fettahoğlu gibi isimler hayatını kaybetti. Mekanları cennet olsun.
Özellikle Ozan Güven'in oyunculuğu takdir edilesidir dizide. Hem aldığı rolün hakkını verir hem de karakterle arasındaki uyum oldukça iyidir.
Sezgin Erdemdir'in anti karakter olarak karizması, Engin Altan'ın yakışıklılığı, kız öğrenci rolündeki birçok ismin güzelliği, Ebru Cündübeyoğlu'nun altın dönemi vs derken dizi daha da görsel lezzet sunar.
Düşük bütçeli denebilecek bir yapımdır lakin dizideki favori karakterim olan Yunus Günçe'nin canlandırdığı "çekirge" sayesinde zıp zıp zıplatmıştır beni yaşında bir çocukken.
Okurken çok zorlandığım kitap. Çevirinin kusursuz olduğunu söylüyor Fransızca bilenler. Cümleler sürekli soyut sürekli bilinç ve davranışlar üzerine. Böyle olunca sebep sonuç ilişkisi kurmak da çok zor oluyor. Üç dört sayfa okuduktan sonra "ne anladım?" diye kendime sorduğumda yanıtsız kaldığım için üzülmüştüm. Yine de düşünmeyi seven ve felsefî açıdan Cioaran'a yakın olan insanların hastası olacağı bir kitap.
biyolojik durumu profesyonel düzeyde futbol oynamaya müsait olmayabilir. örneğin 170 boyundaki görece ince kemikli ve kas kütlesi düşük bir insanın güreşçi olması nasıl zorsa bu adamın da haftada 4 ağır idman yapıp futbol oynaması mümkün değil gibi. biyolojik açıdan bu adama futbol oynamak; kas yapısı, kaslarının dayanıklılık seviyesi, esneme seviyesi izin vermiyor sanırım.
düşmeyin. düştüğünüzde insanlığınız, yardımseverliğiniz, kişiliğiniz, iyi ahlaklı oluşunuz kimsenin umrunda olmaz. siz artık düşmüş doğal olarak düşkünsünüzdür.
günümüzde samsun'un underground rapçilerinden enemy one sayesinde zaman zaman ikna olup birkaç rap parça daha üretmiş olan eski okula yakın iki kardeştir. tevazu sahibi bu insanlar 2003-2005 yıllarında sagopa kajmer, mt, kolera gibi isimlerle çalışmışlardı.
özellikle "benim hayallerim vardı" parçası ve "rap mahzeni" oldukça kaliteli işler olup insamî duyguları ve hoş bir sample ile kaliteli müziği birlikte hissettirir.
kurtulmak gerekir. herkesin hayat şartları aynı olmadığından bazen o ilişkiden kurtulmak da zordur. örneğin maddi açıdan eşinize veya ailenize bağımlı iseniz, sizi birbirinize bağlayan bir çocuğunuz varsa, ilişki evlilik öncesindeyse ve sonradan fark ettiğiniz şeyler sebebiyle sıkıştıysanız vs vs vs...
bunlar çok çeşitlenir. önemli olan doğru zamanda kurtulmak, bu yola başında girmemektedir. biraz da şans/kader.
Memleketin derin yaralarından birkaçını en güzel şekilde işlemiştir rahmetli Mahzuni Şerif. bazen böyle türkülerdeki beş altı cümle, kalın kitaplardan veya yıllarca emek verilerek çekilmiş filmlerden daha fazla yansıtır toplumsal geçeekliği.
bendir. bazen değişiklik olsun diye bazen dinginlik olsun diye yağmurlu veya kapalı havaları severim. hatta genellikle severim. dünya tamamen gri bulutlarla elbette bir yerden sonra çekilmez olur. yemyeşil ve güneşli bir baharın yeri bambaşkadır.
bilimsel bir adı vardı bulutlu/kapalı havaları sevenlerin. aynı şekilde karlı havaları sevenlerin de bir adı vardı. her şeyin fazlası zarar; geçen kış üst üste on gün kar yağdı ve sıradanlaştı karlı hava o dönemde benim için.
bedava adrenalindir. oturduğunuz hatta yattığınız yerden güvende olmanıza rağmen gerilmek ve macera yaşamak için oldukça konforlu bir yöntemdir. bu sebeple insanlar kendileri için olumsuz olan bir duyguyu yaşamak ister. bu durum sadece sinema tarihinde değil çok eski dönemlerden beri anlatılan korku hikayelerinde de karşımıza çıkar. örneğin köylerde anlatılan cin hikayelerinden tutun dede korkut hikayelerindeki tepegöz efsanesine kadar birçok konuda gerilmek bir tercihtir.