çok da efektif olmayan bir eski türk geleneği. nerede şehir planlama, nerede peyzaj, nerede kaynakların doğru kullanımı! belki de bu sebeple geri kaldık.
bebeyken kimse beni taşımak istemezmiş, herkes birbirine kitlermiş, dizlerimin oralar falan kat katmış dombililikten. sonuç olarak ileride o dombililik uzun boylu olmama sebep oldu diye tahmin ediyorum ama bilemiyorum da.
hepimiz öğrendiği üzere depresyondaki kişinin duşun altında ağlaması gerekir. ancak fakirseniz bunu maşrapayla yapmak zorunda kalabilirsiniz. işbu durum sizi iki katı depresif yapabilir.
yani hayaleti modern olacak. filmlerde falan hayaletli evlerin hayaletleri hep 1700-1800'lerden oluyor. kıyafetleri falan o zamana ait. düşünsene skinny kotuyla seni korkutmaya çalışan bir hayalet? olmuyor değil mi? ya da mesela altın rengi saatli, kısa kollu çizgili gömlekli ve göbekli bir dayı hayaleti? dayıyla oturur okey oynarsın.
Bir daha bara gittiğinizde görürsünüz! Ayakların yere değmediği, bacakların ayaklığa ya da boşluğa salındığı yerde, taburenin dolaşımı kötü etkilemesi olayı sonucu uyuşma.
Çaylak, yazar, moderatör falan gibi tanımları gördük ama, bu yeni sanırım. Bir yazarda gördüm. Bir de çaylakların yazdıkları da başlık altlarında görünmeye başlamış. Patron bir şeyler deniyor ama hayırlısı.
insanın oburluğunun göstergesi olgu. Çok ister, çok çabalar, ulaşınca bu muymuş olur. Belki hayatta her şey yoldur, ve kıymetli olan çabadır, belki bu sebeple varmaktan değil, yolculuktan keyif almak gerekir.
Aslında o hep öyleydi, sana öyle olduğunu göstermemişti, şimdi de değişmedi, olduğu şeyi gösterdi durumu. Ha ben değişime inanırım, geldik gidiyoruz aynı şeyiz fikri bana uymuyor.
her pazartesi diye de bilinir. hafta sonu fazla kaçırılan yemeklere isyanla pazartesi sıkı diyete giriyorum hırsı gelir, pazartesi nasıl oluyorsa o hırs gider ama.
bir kendini kandırarak, ertesi günü öldürme eylemi. sevilen dizinin başa bela olması durumu. böyle böyle sabah üç edersiniz, sonra iki saat uykuyla işe gidersiniz. yapmayın.
insanlar bazı şeyleri kimseye göstermez, kendi içlerine gizlerler ve aslında özünde o en sakladıkları şeydirler. birinin kırılgan yanını herkesten saklaması gibi, ya da birinin içindeki psikopatı saklaması gibi. her durumda en gizlediğiniz şey, aslında sizin gerçek karakteriniz.
Bilinçdışı Bellek. diyelim bebeyken köpek kovaladı, olayı hatırlamıyorsun, ama yetişkinliğinde nedenini bilmeden köpeklerden korkuyorsun gibi bir şey. yaşadığın şeylerin sen hatırlamasan, farkında olmasan bile sende etkisi olabiliyor yani.
leş gibi uyanmanıza sebep olan olaydır. kendi ayarınızda dahi içseniz, uyumadan bol bol su için. yoksa sabah beden ağrısı ve leş gibi bir ağızla uyanırsınız. ayrıca alkolün ertesi gününe mutlaka duşla başlamanızı tavsiye ederim, çünkü alkol sizi muhtemelen uykunuz bolca terletmiştir ve siz fark etmeseniz de çevrenizdeki insanlar teninizden gelen alkol kokusunu alıp, rahatsız olacaklardır.
var böyle bir şey. kadınların kavga edesi gelir zaman zaman. kavga etsen bir dert, etmesen bir dert. ben 24 yaşında, kendi işinin sahibi, istanbulda yaşayan ve şimdiye kadar iki sevgilisi olmuş bir bey olarak çok tecrübeliyimdir bu konularda. başı sıkışan bana sorabilir.
türkiye gol atarsa mümkün olmayacaktır. sağdan soldan gelen sevinç çığlıklarına hazır olun maçı izlemeyecek ve uyuyacak olanlar. korkmayın, gol attık, başka bir şey değil.
Kaybolan kültür miraslarından. Döver diye korkar yanına gidemezdik, ama normaldi orada olmaları. Her dört köşeye bir deli filozof düşerdi. Gazeteden gördükleri başlıkları kolajlar, çok matah bilgiler gibi bağıra bağıra satarlardı.