Evde haftalarca oturup da sıkılmadığım dönemde pandemi ilan edilmiş hastalık. Nasıl sıkılmamışım anlayamıyorum. Belki de hep aynı yerleri gezmekten bıkmıştım. insan hep aynı şeyden sıkılıyor galiba bir süre sonra. Eğlenmekten sıkılmıyor insan çünkü eğlenmek her zaman eğlenceli. Belki De hayata karşı korkularım vardı diye pandemiden çok etkilenmemiştim.
Herkes duymak istediğini duyuyor diye olabilir ama yaşlı bir komşu teyzenin kocası da yaşlı diye duymamış da olabilir. Herkes işine geldiğini anlayabiliyor.
Ben de koşamıyorum sokakta çok. Çok acelem yoksa hafif koşarım bu yüzden. Gerçi artık koşmuyorum çünkü koştuğumda düşmüştüm. Hiç gerek yok yaralanmaya.
Bilmiyorum ama koronadan önce de cennette değildik, yine dünyadaydık. Koronadan önce üniversiteyi şehir dışında okuyamazdım bile ama artık şehir dışında yaşıyorum bile.
Din birliğini sarsan şey. Nasıl ki aldatmak aile birliğini sarsabiliyorsa onun gibi bir şey. Hiç sağlam değil. Hiç evlenmek istemedim bu yüzden mesela. Bizim yazlıkta en az 60 küsur yaşında olan bir kadın bile eşinden boşanmış. Ay hiç benlik şeyler değil.
Kolumu acıtır diye takmam. Şemsiye kullanmayı sevmem. Güneş şapkasını da anca çok sıcak olunca takmaya başladım. Dini nedenlerden dolayı takmıyordum. Gözlük takıyorum mecbur iyi görebilmek için.
Şezlongtayım. Havuz varken bir yeri gezmiyorum. Artık tekirdağ'da olduğum için dün tekirdağ'a gittim. Sonbaharda silivri sahilini gezebilirim istanbul'a giderken bir gün bence. Haftada bir falan istanbul'a gidecekmişim. *
intihar etme, psikologtan veya hangi konuda derdin varsa onunla ilgili kişiden yardım alabilirsin. Biraz da boş vermek lazım. Olabildiğinin en iyisi olmaya çalış. Bazen sorunlarını insanın kendisi çözmesi de gerekiyormuş.
iş sahibi, para biriktirip gizlice günü birlik yunan adasına tatile gidip gelmiş bir insan olarak görmek isterim. iş hayatını çok merak ediyorum. Fiziksel görünümümün aynı kalmasını isterim.
Kadın değil de bir ara kız arkadaşımla buluşuyorduk ama uzun zamandır görüşmüyoruz. En son geçen sene aralık ayında onların oturduğu tarafta olduğum için otobüste karşılaşmıştık.
Bence bunda kadın-erkek ayrımı yapmamak gerekir. Yaşantılar insanı mental ve psikolojik olarak güçlendiriyor ama psikolojik dayanıklık denilen kavram, psikolojik olarak vurdumduymaz olmak değilmiş. Kimi zaman üzülebilirsin, kimi zaman da sevinebilirsin mesela.
Bahane değil gerçek sebepler de olabilir. Ne yani, haksız olduğumuza mı inanalım. Elbette konfor alanı. Ne olacaktı başka. Ama herhangi bir açıdan haksızsak haksız olduğumuzu kabul etmek de bizi özgürleştirebilir.