Belli bir kalıba girmeye çalışmadım hiç. Böylesi daha çok sevilir denilen şeyler bana hiçbir zaman uymadı. Normal olmayı denedim mi? Denedim. Sıkıldım. Herkes gibi olunca bir şeyler eksik kalıyor.
Herkes gibi olmayınca da birilerine batıyor zaten. O yüzden ben ikisini de bıraktım. Ne trend kovalarım ne de kimseye farklıyım diye hava atarım. Sadece içimden geldiği gibi yaşarım. Kime göre tuhaf, kime göre cesur… bana göre gerçek. Zaten herkesin sevdiği şeyin tarz olma ihtimali yok. Kimseye benzememek de bir tarz. Beğenen alsın, alınan alınsın.
Sanırım en benzer yanım ev bağımlısı oldum. Hiç mi çıkmak istemez insan? Bir de organizasyonu ben yapıp amaan evde yapalım nolcak deyip üşenip vazgeçen de ben.
Az önce bizim laz çaycı abiden duydum bu lafı. Çok hoşuma gitti lan. Lakin nerede kullanacağım bu sözü. Eniştelerime desem, ablamlar yengemler topa tutar hagshg. Çok orjinalmiş be... Tüh.
Bilenler bilir piyasanın en iyi vitaminlerindendir. Yıllardır redoxon kullanırım. Fakat redoxon pro yu keşfedince 3g den 5g ye geçmiş gibi hissettim. Alın, aldırın.
abidik gubidik yazıp yalandan, adımdan nemalanıyosunuz sonra aykırı sinirli.
O an cem yılmaz vizontele repliği gözümün önünden geçiyo...
Ne dedi ne dedi? Sen de bunu yedin. Geç içeri.
son günlerde her akşam “abla uyuyana kadar bizle kal” diye görüntülü arıyorlar. hadi takılayım diyorum, bi süre sonra beni unutup kendi aralarında geyiğe dalıyorlar. ben köşede netflix izler gibi onları izliyorum. “ben çıkayım artık çocuklar konuşacaklarınız vardır” diyorum, “abla niye bizi yalnız bırakmıyorsun her akşam arıyosun, görümce oldun iyice” diye taşak geçip gülüyor soytarılar ahghag. Telefonu kapatıyorum, online görünsem yine arıyorlar. kardeşim ben sizin aile içi yayın moderatörünüz müyüm? her gece sanki “görümce tv” yayındayız. bunlar evlense “abla gel, sensiz uyuyamıyoz” diye aralarına alacaklar beni diye korkuyorum. sanırım tek çare acil enişte yapmak bunlara.
bazen bazı mesajları, konuşmaları, hatta story görüntülerini bile screenshot alıyorum. belki biri “ben öyle demedim” der diye, belki de kendime “bak yine aynı saçmalığa kanma” diye. albümümde anılar yerine uyarı levhaları var. kimisi “dönme buraya”, kimisi “burda duygusal kaza olmuş dikkat et” der gibi. artık screenshot almak paranoyaklık değil, kişisel güvenlik önlemi. kimseye dava açmadım ama her an delil toplayacakmış gibi yaşıyorum.
Ne keyifliymiş lan. Hep bir iki bardak içerim diye sallama yapıyordum. Bu sefer demleyecem lan dedim. Şuan aşırı mutluyum neden bilmiyom amk. Koca çaydanlık ocakta misafirin gelmesini bekliyor bereket tanrısı heykeli gibi gözümün önünde. Benim lan senin sahibin. En çok bana demlenecen. Ahghagh. Temiz sıyırdım bugün.
son sahnede truman kapıyı açtı ya… ben orada durdum. adam resmen sistemden “çıkış yap” butonuna bastı. herkes izliyordu ama o görülmeme özgürlüğünü seçti. bazen diyorum, hepimiz kendi mini truman showlarımızdayız, tek fark, bizde kamera yok; sadece “görünür olma” takıntısı var. ama helal olsun adama, o çıktı… biz hala like peşindeyiz.
her şeye yetişip kendime yetişemiyorum bazen. görünürde düzenliyim ama içimde hala bişeylere geç kalan bir taraf var. senin iç dünyanı en iyi anlatan cümle ne?
iş hayatıma ilk başladığımda " aramıza hoş geldin. KKÇ kuralımızı biliyorsundur umarım?" diyerek beni iş hayatına 10-0 önde başlatan kural. Eminim bir çok kişinin de maruz kaldığı durumdur. Açılımı tahmin edebiliyor musunuz?
kimse sana ne kadar “ben varım” derse desin, sınav günü herkes kendi kalemini taşır. yardım istersin, “tabii canım” derler… ama o “canım” kısmı genelde en az samimi olanıdır. öğrendim ki bazı insanlar seni değil, kendi ihtiyaç anlarını seviyor. sen varsan varlar, sen yokken “yoğunlar.” o yüzden artık kimseye sitem etmiyorum. herkes karakterinin kapasitesi kadar seviyor, ben de hayal kırıklığına limit koymayı öğrendim. ilk hayat dersim buydu; iyilik, karşılık bekleyince yüktür, beklemeden yapınca huzur.
Uykuda konuşanı gördüm, yemek yerken konuşanı gördüm, hapşırırken konuşan da ne bileyim. Garip garip sesler çıkarıyor. Az önce hiiiieeeğğğğ diyerek hapşırdı. Ardından işle ilgili muhabbete devam etti. Çoklu görevli hapşırık. Aynı anda update veriyor, mırıldanıyor, ortam basıncını artırıyor. CPU 16 çekirdek. Azcık da olsa şu bet ortama biraz gülümseme katıyor. Sevdiğim bi kişilik.