Balyoz Davası'nda 17 sanığın avukatlığını yapan bayan hukukçumuz. Onu diğer meslekdaşlarından ayıran özelliği ise Balyoz Davası'nda hüküm giyen 237 sanığın Anayasa Mahkemesi'ne adil yargılanma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunmasına rağmen Anayasa Mahkemesi'den henüz bir karar çıkmaması sonucu Şule Hanım'ın bugün itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde cübbesiyle nöbete başlayacak olması. Kumpas olduğu hükümet tarafından bile kabul edilen bu davada adaletsizliğe son vermek için kimsenin sesini çıkarmaması ve son olarak da Albay Murat Özenalp'in cezaevinde beyin kanaması geçirerek hayatını kaybetmesi Şule Hanım'ın bu kararı almasında etkili olmuş. Şule Hanım bu eyleminde yalnız da değil:Davanın diğer avukatları ve "Vardiya Bizde Platformu"nun üyeleri kendisine destek verecek.
Kıssadan hisse; hukukçuların bile hukuk olmamasına isyan ettiği ülkedir Türkiye. Siz, biz anlamayız belki ama bir ülkede hukukun olmadığına avukatından hakimine, anayasa mahkemesi başkanından barolar başkanına kadar işin uzmanları isyan bayrağı açıyorlarsa inadı bırakmanın zamanı gelmemiş midir?
iktidarın kendisine yönelik her suçlamayı bir şekilde bertaraf ettiği ülkedir Türkiye. Ne deniz feneri davası ceza aldı, ne ismailağa, ne ses kayıtları etkili oldu ne de belgeli rüşvetler. Ne bakan çocukları ceza alır ne de iktidarın emriyle can alan güvenlikçiler.Hukuk sadece iktidara hizmet etmek için vardır bu ülkede. Yandaşa karşı dava açana da dava açılır bu ülkede. Yine de vicdanlar sızlamaz.
Şule Hanım'ın yanında hukukun üstünlüğüne inanan herkes yer almalı... Herşeye rağmen gecenin karanlığında bu insanlar seslerini cesurca yükseltiyorlar ve geceyi bölüyorlar ya içim ürpermeyle doluyor... Nerdesin adalet?
rahmetli gülşah durbay'a atılan iftirayı, doğru gibi paylaşanlardan birisi de kendisiydi. bunu hatırlatanları da hemen engelleyip demokratlığını (!) göstermişti