şiir

entry943 galeri38 ses1
    873.
  1. Eskiden şiir kitabı satın alıp okumazdım hiç, ara sıra evdeki kitaplıkta duran babamın eski karışık türk şiirleri antolojisi kitabına göz atardım sadece o kadar, neredeyse hiç vakit ayırmazdım bu tür şeylere çünkü hayat telaşı ve çevre insanın bu türden önemli incelikleri ve değerleri keşfedebilmesine pek olanak tanımıyor kendi çabanla bunu fark etmen gerekiyor, o yüzden ben de biraz geç kaldım diyebilirim aslında yaşamla alakalı bu önemli düşüncelere. bu durumu fark ettiğimde açıkçası biraz geç kalmışlık hissine kapıldığımı, hayata karşı naçar kaldığımı ve kendimi kötü hissettiğimi söyleyebilirim, şiir kitaplarının değerini ve önemini keşke daha önceden fark edebilseydim diye düşünmüştüm onlardaki bu yüceliği ve inceliği yeni yeni keşfettiğim zamanlar. Okumaya devam ettikçe, kendimden bir şeyler buldukça bana daha da mutlu hissettiren ve hayatı anlamlı yapan bir iştiyak oluştu içimde şiir kitapları satın alıp okumaya dair ve ilgim artarak devam etti. çünkü birçoğunda gerçekten de kendi fikirlerime, kişiliğime, hayata bakış açıma, sevme anlayışıma, ruhuma ve duygularıma benzer yönler ve düşünceler bulabiliyordum, onları kurşun kalemle '...' bu şekilde tırnak içine alabiliyordum; özellikle hislerime, fikirlerime hitap edecek türden incelikli ve kayda değer mısralar okumak, düşünmek, onları kendime uyarlayıp hayaller kurmak gerçekten iyi hissetmeme sebep oluyordu ve yaşama anlam yüklememi sağlıyordu, bu duygu da bana oldukça güzel geliyordu.

    Şimdiye dek okuduğum 26 şiir kitabının 24 tanesini 2019 senesinin eylül ayından itibaren bitirdim, ondan önce de çoğu insanın okuduğu veya duyduğu bilindik şiirleri az çok bilirdim fakat şiir kitaplarıyla pek alakam yoktu o zamanlar, değerini ve önemini biraz geç anlamışım aslında öz eleştiri yapmak gerekirse. şimdiye dek okuduğum o kitaplarda sevdiğim ve fikirlerimi yansıtan gerçekten değer verdiğim birçok dize var, hepsini paylaşmaya imkan yok ama zaman zaman yazmayı isterim bazılarını. Onlardan birini paylaşayım:

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2184858/+

    'Adı, soyadı
    Açılır parantez
    Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
    Kapanır, parantez.

    O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı
    Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları.

    .....

    Parantezin içindeki çizgi
    Ne varsa orada
    Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci
    Ne varsa orada.'

    Behçet Necatigil, Eski sokak, sayfa 56

    Bu şiir aslında hayatım boyunca beni en çok etkileyen dizelere sahip şiirlerden biri o yüzden paylaşmayı istedim. Gerçekten hayatı sorgulamaya itiyor insanı ve biraz da melankoli yaşatarak zamanın ve hayatın kıymetini daha iyi anlamamızı sağlıyor, çünkü her ne kadar hayatın akışına kapılsak da bir gün geri gelmemek üzere dünyadan göçüp gideceğimizi, toprağa karışacağımızı ve bu hayata veda edeceğimizi bize hatırlatıyor.

    "Parantezin içindeki çizgi
    Ne varsa orda
    Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci
    Ne varsa orda."

    Bu dizeler benim için paha biçilmez bir değere sahip, çünkü düşününce sahiden de mezar taşlarında insanların isimleri ile doğum ve ölüm tarihinin yazıldığını görürüz, şiirde geçen o satırlar da insanların doğum ve ölüm tarihleri arasındaki o tire (-) işaretinin aslında dünyadan vaktiyle öyle bir insanın geçtiğini ve onun da herkes gibi bir hayat hikayesi olduğunu, yaşadığı tüm ümitler, korkular, gözyaşları ve sevinçlerin aslında o kısacık tire çizgisinin içinde saklı olduğunu çok güzel anlatıyor ve hissettiriyor bize. Ve bir gün bizler de bu dünyadan gittiğimizde yaşadığımız tüm duygular, heyecanlar, umutlar, korkular, endişeler, sıkıntılar, hüzünler ve mutluluklar o kısacık tire (-) çizgisinin içinde gizli olacak ve bunu kimse bilemeyecek. aslında o çizginin o kişinin tüm hayatı olduğunu ve ne kadar önemli yaşanmışlıklar, ne kadar büyük anlamlar taşıdığını bilemeyecekler ama belki de kendi yaşamlarından yola çıkarak biraz olsun empati kurabilecekler. işte hayat böyle ister istemez insan bunu düşününce ve hissedince üzülüyor ama yapacak bir şey yok. Umarım geleceğe kendimizden bir şeyler, güzel ve anlamlı şeyler bırakabiliriz...
    4 ...
  2. 874.
  3. Şiir yoktur duygu seli vardır ve bu yoğunsa geceler de dişidir hepsini harmanlarsanız ortaya sonları kafiyeli yazılar çıkar ve bunun en önemli etkeni de aşkdır ve dolayısıyla şiir yoktur aşk vardır..
    0 ...
  4. 875.
  5. şiir yayını yapıp tripten tribe giren şair adayı

    https://youtu.be/VSE8PIcLFFA
    0 ...
  6. 877.
  7. Ebüssuud Efendi'nin bir şiirinden:

    "Sevinçle geçen zamanlar bir an;
    üzüntüyle geçen bir gün de bir senedir."

    Zaman göreceli bir kavram.
    2 ...
  8. 878.
  9. En sevdiğim sensinnnnn!!!
    Ben dilci değilim yani uzmanlık alanım dilcilik üzerine değil ve dilciler şiirden nefret ediyor resmen tam bir mallık. Ben dilden nefret etmiyorum. Ama edebiyattan aşırı zevk alıyorum. Çok güzel bir yemek yemişim gibi.
    0 ...
  10. 879.
  11. Amatör olarak herkes yazabilir. Yazdıklarınızı yorumlatabileceğiniz bir bilirkişi bulamazsanız kalitesini bilemezsiniz.

    Yıllardır karalarım bir şeyler, yorum beklediğim herkes nezaketen cevap veriyor. "Boşa mı yazıyorum acaba?" Düşüncesi yazma isteğini kaçırıyor çoğu zaman. Çünkü olmuyorsa zorlamamak lazım.
    1 ...
  12. 880.
  13. 'ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı.
    ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum.'

    demiş şair..

    Eh, o zaman vurduğun kadar vurulmayı da göze almak gerek..
    1 ...
  14. 881.
  15. “Şiirin verdiği duygulardan asilce zevk alan kişi gerçek bir şairdir, hayatı boyunca tek bir satır yazmamış olsa bile.”

    – George Sand

    Şiir, insanların kendilerini güvenli alanlarından ifade etmelerine ve yavaş yavaş iç dünyalarının kapılarını açmalarına izin verir. Metaforlar aracılığıyla, kelimenin anlamlarını aşmanıza ve derinliklerden bağlantı kurmanıza ve ne hissettiğinizi, düşündüğünüzü ve hareketlerinizi görselleştirmenize yardımcı olur.

    Benzer şekilde yazmak da acıyı dindirir. Bir yandan, acıyı yüceltmenize ve diğer yandan, günlük dildeki kelimelere nasıl aktaracağınızı bilmediğiniz içeriği oluşturmanıza yardımcı olan semboller, kelimeler ve görüntülere dalmanıza da olanak tanır.

    şiir, insanları en karanlık yanlarıyla yakınlaştırır ve yeni bir ufka ışık tutmak için kelimeler aracılığıyla bir yol oluşturmalarına yardımcı olur. Yani şiir, içinizdeki karanlığınızın ifadesi sayesinde ruhunuzu rahatlatır. En nihayetinde, acıyı dindiren ve onu dönüştürüp ötesine geçmenize yardımcı olan parlak ışığı bulmak da, ruhunuzun daha derinine inmenin bir biçimidir.
    1 ...
  16. 882.
  17. duygu yoğunluğu yüksek cümleler.
    2 ...
  18. 883.
  19. insansı duyguların ahenkle dans etmesi.
    0 ...
  20. 884.
  21. Yazmak bakış açısıdır. Okumak bakış aşısıdır.
    1 ...
  22. 885.
  23. Avutmuyor artık. içimden binlerce kez her şey naylondandı o kadar diye mırıldandım ama kendimi hayatı ciddiye almaktan alıkoyamıyorum. Güzel günler göreceğiz diye kaç kere sayıkladım hatırlamıyorum ama her geçen gün bir öncekini aratıyor. Yani evet, şiirler avutmuyor artık.
    2 ...
  24. 886.
  25. Şairin azabı, Okurun adabı... Nihayetinde herkesin erbabı.
    0 ...
  26. 887.
  27. Kim o, deme boşuna..
    Benim, ben.
    Öyle bir ben geldi ki kapına
    Baştan başa sen!
    1 ...
  28. 888.
  29. kafiyeli kelime dizisi. tanıma bak.

    arkadaşlar ben iddia ediyorum ki mehmet akif ersoyu geçtim isaac nevtun, voltaireden bile daha iyi şiir yazıyorum. evet evet. bildiginiz. bunlardan bile iyi şiir yazıyorum. bakın şimdi bi tane hemen dogaçlama yazcam,

    bir menopoz sarmaşığıydı seni benden ayıran
    gözlerinde gördügüm o ışık mutabık yakamoz ışığıyla
    içtiğim ayran ve annemin sütü geliyor burnumdan fitil fitil
    ve yaklaşıyorum sonsuzluga kendimi uçuruma dogru itip itip....
    ahhh diyorum sonra, malifisenta, beni neden sevmedin?
    oysa gözlerindeki o kıvılcımın ben degil miydim sahibi?
    bu ne güzelliktir Ya Rabbi, hayran kaldım ona lakin
    o anlayamadı benim kurdugum bu sözleri....

    şimdi bunları alıp ramiz karaeskinin şiiriyle karşılaştıralım.

    "Oysa herkes öldürür sevdiğini
    Kulak verin bu dediklerime
    Kimi bir bakışıyla yapar bunu
    Kimi dalkavukça sözlerle
    Korkaklar öpücük ile öldürür
    Yürekliler kılıç darbeleriyle
    Kimi gençken öldürür sevdiğini
    Kimi yaşlı iken
    Şehvetli ellerle boğar kimi
    Kimi altından ellerle
    Merhametli kişi bıçak kullanır
    Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
    Kimi yeterince sevmez
    Kimi fazla sever
    Kimi satar
    Kimi de satın alır
    Kimi gözyaşı döker öldürürken
    Kimi kılı kıpırdamadan
    Çünkü herkes öldürür sevdiğini
    Ama herkes öldürdü diye ölmez"

    bence gerçekler gün gibi ortada.

    ha bu arada ergenligimde şiirden igreniyodum. nedendir acep.
    0 ...
  30. 890.
  31. akşam

    güneş çekildi demin,
    doğdu bir renk akşamı.
    bu, bütün günlerimin,
    içime denk akşamı.

    akşamı duya duya,
    sular yattı uykuya;
    kızıllık çöktü suya,
    sandım bir cenk akşamı...

    necip fazıl kısakürek - 1922
    0 ...
  32. 891.
  33. Günlük koşturmacada unutuyoruz kalbimiz nasır tutuyor. Oysa ki şiir bi iç çekiş, hüzne yoldaş.
    0 ...
  34. 892.
  35. ''kelam vardır ki sihir,
    hikmettir bazen şiir.''
    1 ...
  36. 893.
  37. ''Seni kimseler anlamayacak,
    Kimse seninle kendini bir tutmayacak,
    Çağdaşı olanın vay! haline
    Çağ aşılacak dağ aşılacak ama
    Kurtulanlar kalanlara can taşımayacak.
    Oportünist zamanların kıskacında,
    Ördüğümüz ipliklere ilintili hayatlar,
    Kopsa duyulmayacak boğsa görülmeyecek,
    Yarının taziyesi şimdiden sunaklarda,
    Feryadın az ötesi hain lain tuzaklarda.
    Sinsidir dünya günübirlik oynaşır,
    Hamiline acımaz ateşini harlatır...''

    M.K- Y.K
    0 ...
  38. 894.
  39. ''Sığın kalbine sığın ki öz yurdun,
    Kaçma gerçeklerden hep düşler kurdun.
    Bir fasıla değil mi kaygıların,
    Toparlan vaktidir canı çok yordun.''

    M.K-Y.K
    0 ...
  40. 895.
  41. dağ başında bir avcı kulübesi
    yerler diz boyu kar
    ocakta ateş
    dışarda rüzgar
    hadi gel
    önce sevişmeliyiz uzun uzun
    yerdeki ayı postunun üzerine uzanmalıyız
    bütün vücudunu santimetre karelere ayırıp
    birer birer öpmeliyim
    ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana
    böylece ölmeliyiz
    aradan yıllar geçip
    bizi buldukları zaman
    etlerimiz çürümüş olsa da
    kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden
    hadi gel
    nefes almak hüner değil
    seninle ölmek istiyorum...

    ümit yaşar oğuzcan
    1 ...
  42. 895.
  43. kelam vardır ki sihir,
    hikmettir bazen şiir.
    nfk
    0 ...
  44. 897.
  45. TABiAT

    Servi gölgesi çınar heybeti
    Çardakta koruk üzüm tanesi
    Dalda boyverir zeytinler
    Tarlada başak buğday
    Ay ışığına rağbet etmez ay çiçekleri
    Gündüzün güneşin çocukları
    iğde çiçeği kokusunu bindirir rüzgârın terkine
    Uzun uzadıya yol boyu esas duruşta kavaklar
    Toprağa yakındır bostan güzelleri çilek karpuz
    Fesleğen mor menekşe sıklamen sümbül saksısını yadırgayan kadife çiçekleri
    Söğüt su yanında evladiyelik
    Kayın süslü gelin göze güzellik
    Meşe dağ kaçkını çam gizli ortağı
    Katıktır muhabbete çay ve fındık
    Pancardan çıkan şekerse katık
    Yamaçların rengahengi kır çiçekleri
    Rahiyası bir başka yarpuz kekik nane reyhan
    Gücenmez misalen elma ağacı
    Eğilir cömertçe toprağa dalı
    Yüksünmez hakeza ceviz fidanı
    Serpilir zamanla durur meyveye
    Nihayet topraktır özünde vatan
    Kök salana dik durana en güzel imtihan

    M.K-Y.K
    0 ...
  46. 898.
  47. Boş yapma kral.

    Şiir yazacak kadar tok değiliz.
    1 ...
  48. 900.
  49. BOĞUM

    Ellerini yıkıyor uzattığın ne varsa
    Otuz boğum ile on adet parmakta
    iki satıh bitimi irade bildirimi
    Bazı yumruk olur öfkenin temsili
    Bazı açık kalır hasretin bekçisi
    Kimi tetik çeker katleder merhameti
    Kimi avuç avuç affeder nedameti.

    M.K - Y.K
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük