şemsiye

entry107 galeri105
    107.
  1. Şemsiyenin geçmişi aslında sandığımızdan çok daha eskilere, yaklaşık 4000 yıl öncesine, Mezopotamya, Antik Mısır ve Çin'e kadar uzanıyor. Üstelik ilk çıkış amacı yağmurdan korunmak değil, tamamen güneşten kaçınmaktı. Hatta kelime kökeni olarak Arapça şems yani güneş kelimesinden türemiştir. Antik dönemlerde şemsiye kullanmak bir lüks ve asalet göstergesiydi; sadece krallar, din adamları ve soylular başkalarının tuttuğu şemsiyeler altında yürürdü.

    Şemsiyeyi ilk kez su geçirmez hale getirip yağmura karşı kullananlar ise Çinliler oldu. Kağıt şemsiyeleri balmumu ve reçineyle kaplayarak bugünkü işlevine kavuşturdular. Avrupa'ya gelmesi ve yaygınlaşması ise epey zaman aldı. ilk başlarda sadece kadınların kullandığı bir aksesuar olarak görülen şemsiyeyi, 18. yüzyılda ingiliz gezgin Jonas Hanway inatla Londra sokaklarında yağmurda taşımaya başlayarak erkekler arasında da popüler hale getirdi. Bugün ise sadece ani bastıran yağmurlarda köşe başındaki seyyar satıcılardan kaptığımız, rüzgarda ters dönünce çöpe attığımız en sıradan günlük eşyalardan biri.
    0 ...
  2. 106.
  3. 105.
  4. 104.
  5. 103.
  6. mucidi kullanarak gezdiğinde insanların komik bulduğu icat. ancak sonrasında başlayan yağmurda bir tek o ıslanmamış.
    1 ...
  7. 102.
  8. 101.
  9. 98.
  10. daha önce de yazdım: güneşlik anlamındadır ancak yağmurda açılır. bu nedenle yağmurluk demek gerekir, ancak bu kez de yağmurluğa yeni bir isim bulmak gerekir.
    1 ...
  11. 97.
  12. şems güneş demek olduğuna göre "güneşlik" demek daha doğrudur.
    5 ...
  13. 96.
  14. pek sağlam değilse aşırı rüzgar, fırtına sonucunda bozulup çubukları çıkabilen, ıslanmamaya yarayan bir alet ancak çok rüzgarlıysa hava hiç açmamak daha iyi bence.
    0 ...
  15. 93.
  16. Şems kökünden gelir. Şems güneş demektir. Şemsiye de güneşlik.

    Aynı şekilde ingilizce karşılığı olan umbrella da umbra kökünden gelir. Umbra gölge demektir. Umbrella da gölgelik.
    0 ...
  17. 92.
  18. şemsiye, yağmur ve güneşten korunmak amacıyla kullanılan bir aksesuardır.

    ilk şemsiye kullanımına mezopotamya'da rastlanır.

    seri üretimine 1830 yılında londra'da "james smith and sons" şirketinde başlanılmıştır.
    0 ...
  19. 91.
  20. Çocuk ve yaşlı tayfanın inatla, " şemşiye" dedikleri, yağmurdan korunma şeysi.

    O S harfi neden inatla ş'ye evriliyor acaba?!
    Yoksa hepiniz mi pelteksiniz yahu?
    3 ...
  21. 90.
  22. yağmurda ıslanmak varken bu aleti kullanıyoruz ya, üzülüyorum.

    (bkz: her zaman yağmur yağmaz)
    0 ...
  23. 75.
  24. almaktan bıkamadığım yağmur ve güneşten korunmanın ana elemanı, * baş tacım.

    şimdide gözüm şu arkadaşta.

    https://tr.aliexpress.com...e7-e0d86294d982&tpp=1
    0 ...
  25. 73.
  26. yağmurdan korunmak için kullanılan bir eşyadır.
    2 ...
  27. 72.
  28. çakmaktan sonra en sık kaybedilen eşyalar arasındadır.
    0 ...
  29. 71.
  30. 70.
  31. Kucuklugumden beri ilk defa bugun kullandigim alet.
    Kendimi uskudar a gideriken aldi da bir yagmur gibi hissedip semsiyeyi dondurmeye basladim elimden aldilar.
    2 ...
  32. 69.
  33. Nerden başlayacağımı bilemiyorum herşey çok ani gerçekleşmişti. Bir güz sabahı hafif yağmur çiseliyordu ben de her ogrenci gibi okula gidecektim. Gene kahvaltımı yolda yapıyordum ayakta yiyordum yani neyse şemsiyemi elime aldım rüzgarda bir hayli esiyordu hani usulca emniyetini çözdüm ve düğmesine basıp açtım herşey buraya kadar çok iyiydi ta ki o amk. kamyoncu gelene kadar su birikintisinden geçince şemsiyeye gerek kalmadığını anlamak çok zor olmadı. Şemsiyeyle mal gibi orda kalmıştım artık. Derse de geç kaldım. Öylece kampüste bekledim. Hayatımın en zor zamanlarıydı.
    1 ...
  34. 68.
  35. 67.
  36. Bu tür havalarda kontrolü, hırçın bir köpeği tasmasından tutmakla eşdeğer olan tente.

    Döngüsü vardır; yağmur birden bastırır ve siz yol kenarında şemsiye satan bi adam görüp şemsiye alırsınız. iki gün sonraya şemsiye dayanmaz, yağmur birden bastırır ve siz yol kenarında şemsiye sat...
    3 ...
  37. 66.
  38. Yağmurdan koruyandır. Göte girerse açılmaz.
    2 ...
  39. 65.
  40. Göte girdiğinde açılmayan eşyadır.
    2 ...
  41. 69.
© 2026 uludağ sözlük