Atama beklemeyi gerektirecek meslektir. Buda mümkün olmadığında yada düşük bir maaş ile devlet okuluna atandığında başka mesleklere yönlendirir. Her üniversite her yıl bu meslekten öğrenci mezun ederken a101 aynı sayıda kasiyer adayı kazanmaktadır.
Öğretmenlik, sabah evden çıktığında "işe gidiyorum" denmeyen, "okula gidiyorum" denen bir mevkidir. Meslek değil, değeri maddiyatla ölçülemeyecek bir adanmışlık biçimidir.
siyasal islamcıların elinde oyuncan olmuş meslek. 2002 yılından beri çok sayıda sistem değişti, çok sayıda milli eğitim bakanı gördük. hiçbiri bir sistem tutturamadı. hiçbiri, gençlerimize eğitimi kaliteli bir şekilde götüremedi.
öğretmenler bu sistemin suçlusu mudur, kurbanı mıdır o çok derin bir konu...
ancak şurası kesin ki, çok sayıda öğretmen olmak isteyen olduğu için devletin gözünde ağırlığı yok. insanları sınavdan sınava, mülakattan mülakata gönderiyorlar. neden? lisede türkçe, tarih, matematik öğretilecek diye.
sağlıklı verilemeyen eğitimin parçası bile olunamıyor bu ülkede. eskiden en azından liseden mezun olan kekelemeden kitap okurdu, herkes yazmasını bilirdi insanlar. şimdi gençler lise mezuniyetinden sonra çarpım tablosunu bilmiyor.
bu ülkede öğretmen olunmaz. ancak insanlar memuriyet sahibi olmak ve devlet güvencesinde yer almak için bu mesleği çok arzuluyorlar. tutarlı bir düşünce ama akp türkiyesine uygun değil.
örtmen değilim de kolay meslek dendiği zaman aşağıdakileri yazmadan geçemiyorum. kolay diyenler;
günde en az 5 saat sürekli konuşmayı denesin.
ayda bi kaç kez, belki daha fazla 50 tane sınav kağıdını evde değerlendirsin.
gene en az 100 tane, çocuğunun süper, zeki ve çok uslu olduğuna inanan veli ile muhatap olsun.
kar kalkmayan köylerde tek odada 5 sınıfı okutsun, sobasını yaksın. vs vs.
ey insanlar, kimse kimseye boşa para vermez. unutmayın.
şahsım çeşitli sanayi ve ticaret işletmelerinde çalışmış biriyim. günde 2 saatten fazla yoğun çalıştığımı hatırlamıyorum. başkaları da öyleydi.
gerisi işin başında bulunmaktan ibaretti.
mis gibi meslek valla. 2 ay tatil yap hem de para kazan. zaten lise öğretmeniysen belli saatlerde sadece ders veriyorsun yani bir öğrenci gibi 8 saat okulda olmuyorsun. hafta sonu tatili var. bir de izinli günleri de oluyor onların.
23.000tl maaş alsan ne olacak mk. Ailenin parası yoksa kirada kalacaksın cebine para kalmayacak belki Gaziantep gibi kötü bir yere atanacaksın. Ya da senelerce atanmayı bekleyeceksin. Hiçte rahat değil para için giden net maldır.
Öğretmenlik elbette kutsaldır. Ama eğitim kalitemiz dünya sıralamasında en sonlardaysa oturup bir düşünmeleri lazım bence. Her suçu müfredata atmasınlar.
türkiye nin en zor görevlerinden biridir. görev diyorum meslek değil.çünkü türkiye gibi eğitime direkt düşmanlık beslenen cehaletin prim yaptığı bir ülkede cahilin cehaleti ortaya çıktğında saf saf gülerek geçiştirdiği bir ortamda öğretmen olmak zordur.
ha görevini kötüye kullanan öğretmenler yatan öğretmenler illaki vardır. o zaman her eleştiriniz onlara olması gerekir.
yoksa size en ağır hakaretlerimi gönderiyorum.
bilip bilmeden sürü psikolojisiyle yatıyorlar diye zırvalayanları gösteren başlık. nedense bu tür insanlar daha çok iş hayatında ezilmiş alt kesimden oluşmakta. pandemi olmasa ve okullar açık olsa öğretmenler şu an koşa koşa giderler okullarına merak etmeyin. eba ve zoom'dan ders vermek öğretmeni psikolojik olarak daha çok yıpratıyor.
eba ve zoom'dan canlı ders yapmanın külfeti çok fazla. Öğrencinin derse ulaşım olanakları kısıtlı olur derse giremez aklın kalır. Öğrenci kamera açmaz açsın diye uğraşırsın. Dikkatleri genel olarak dağınıktır, sınıf ciddiyeti zor sağlanır. Yan odadan kardeşinin sesi gelir veyahut akrabalar evde buluşmuşsa diğer odalardan sesler gelir ders aksar. uğraşır durursun. Derse giremeyen öğrenciler gecenin bir vakti whatsapp'tan ulaşarak mesaj atar, veyahut gün içinde bir sürü velilerin telefonlarına maruz kalırsınız. Bu olaylar silsilesi ise tüm günlerinizi adeta sarmalar. Bunlar sadece buz dağının görünen tarafı.
Bu öğretmen düşmanı, öğretmenleri kıskanan, o durumun getirdiği kin ve nefretin etkisiyle işin içinde olmamasına rağmen bol keseden sallayan tipleri görünce bir yandan gülüyorum bir yandan onlar için üzülüyorum. Patronları belli ki gün içinde çok üzerlerine geliyor.
en a 5 bin lira maaş alan kitle. bi de twittera yuzde 20 zam istiyoruz yazmislar. 1 senedir yatiyorlar. darphane gibi para basiyorlar. bide zam istiyorlar. hassiktir ddrler adama.
Bu kadar öğretmen, egitim düşmanı insanlar varsa eğer bu demektir ki yeteri kadar eğitememişiz bu öğretmen düşmanı güruhu. O yüzden kendim de dahil öğretmenleri bu konuda, eğitmek konusunda yetersiz buluyorum.
1 yılda 6 ay yattığı halde haline şükretmeyip maaşına zam isteyenlerin mesleğidir. insanda birazcık utanacak yüz olur ama nerde öğretmenlerde o utanacak yüz? yok ki...