Geçen hafta sonu açık öğretim sınavlarında görevliydim. iki günde dört oturum sınavda salon Başkanıydım. Haliyle yanıma gözetmen olarak da meb personeli olan öğretmenler denk geldi.
Ya gerçekten hayret ediyorum. Yaşlısı da genci de ayrı tuhaf bu öğretmenlerin. O kadar müfredat insanı olmuşlar o kadar müfredat insanı olmuşlar ki, insiyatif almakmış, anlık yaşanan sorunlara çözüm üretmekmiş, girişimci olmakmış, pratik ve akıcı hareket etmekmiş.. Hiçbiri yok.
Söz edebilecek bir şeyleri yok.
Anlatabilecek bir şeyleri yok.
Sınav mevzuatlarını bile okumuyorlar. Bilmiyorlar. Zahmet edip kurcalamıyorlar bile. Ulan özellikle ösym sınavlarında insanların kaderini etkileyen şeyler oluyor oradan para alıyorsun insan bi bakar okur da gelir. Yok abi.
Sınav önü tanışıyoruz iki laf edelim diyoruz entelektüel bir birikim yok, sohbet edecek bir kafa yok. Ya şartlarının ne kadar zor olduğunu biliyorum da, olan Nasıl oluyor, ara sıra öyle öğretmenler denk geliyor ki, idealist, güçlü, entelektüel, pratik, sorumluluk sahibi, insiyatif alabilen, girişimci ve nazik.. Ama büyük çoğunluğu möö gbi.
Yani insan hayret ediyor..
Bazılarını görünce ,Nasıl bu hale geldi, denilen meslek grubu. Eğitim sistemini çok kolay eleştiriyoruz. Sistem eğitimcilere destek olmalı evet, ama eğitimciler de bu kadar basit olmamalı. Öğretmenler odasında, sigara içtikleri çay ocaklarında öğrencilerden böcek gibi bahseden, çocukları sevmeyen öğretmenlerin eğitime, öğrencilere ne gibi katkısı olabilir? işini, mesleğini, çocukları sevmeyen, sürekli şikayet eden bir grup mutsuz insan. Orta sosyoekonomik düzeyde mahallere gidince okullarda öğrencinin ağzını yüzünü patlatan öğretmenlerle de karşılaşabiliyoruz. Yani evet öğretmenler kadar sistemi de eleştirmek lazım. Bu insanlar bu mesleğin yeterliliğine sahip değil ya da deforme olmuşlar. bunlar her ay aldıkları o parayı da hak etmiyorlar. Bunlar çocuklarımızı geliştirmiyor, çocukların sahip olduğu özgüveni de yıkıp geçiyor. Oturup sohbet edince de yeni öğretmenlerin de birkaç yıla kendileri gibi olacağını iddia ediyor. Eğer okullarda çalışırsam sizin gibi olmamak için çalışacağım. işini aşkla yapmayan yorulur. Ben sizin gibileri değil, işini aşkla yapan bana sevgi ve saygısını gösteren değerli öğretmenlerimi örnek alacağım. Onların izinden gideceğim. Çünkü onlar Öğretmenliği bela olarak değil, nimet olarak görüyorlar. Öğretmenlik ücret karşılığı öğreten tanımının cok daha üstünde. Umarım ,nalet olsun bugün de okul var, diyerek okula gelen ve kendi eksikliklerini görmeyip, çocukları ezerek tatmin olan öğretmenlerin sayısı azalır.
1983 yılı bratislava'sında geçen bir filmdir. Orjinal adı: ucitelka olan film, türkçeye öğretmen olarak çevrilmiş.
Filmin konusu yeni gelen öğretmenin hem öğrenciler hemde aileleri üzerindeki etkisini anlatıyor. Kadın sınıfındaki öğrencileri ve velileri sırf kendi çıkarları için kullanıyor.
Bir kaç velinin teşvikiyle tüm veliler toplanıp imza kampanyasına girişmek istiyorlar, lakin öğretmenin, ülkede söz sahibi kominist parti ile olan iyi ilişkilerinden ötürü çekinen veliler bulunuyor.
Iktidara ve güce yakın kişilere Hiç Bir demokratik yaptırım uygulanamamasını anlatan güzel bir filmdir.
ideal eğitim sisteminde puanı tıp ve mühendisliklerle yarışması gereken şefkat yuvası olması gerekendir.
ama harbi içten söylüyorum bana bir kelime öğreten ömrümden bir dakika alsın.
edit: şakasına demedim. bir dakika ne aq demeyin hemen. lazım olunca anlarsınız.
hakkıyla yapıldığında cennetlik ve sevgi dolu bir meslek. bütün öğretmenlerime sevgiler ve saygılar. keşke proje okulu denilen durum olmasaydı da hepiniz bir arada bulunabilseydiniz. ayrıca kağıt okuma zevkinden dolayı yapılabilecek bir meslektir kendileri.
düşünsene çocuklarla dersliklerde hem öğretiyor hem de eğleniyorsun belki biri seni yakın görüyor hocam siz erkeksiniz anlarsınız diyor bir kızdan hoşlandığını anlatıyor ya da kız arkadaşımın gönlünü nasıl alabilirim diye sana soruyor sen de olaya dahil oluyorsun bazen arama yapıp telefonları topluyorsun bugün açın soru kitabınızı soru çözün diyince hop ders iptal ders bazında ise mesela edebiyat öğrt. ol derslerin yarısında konuyla alakalı şiirleri oku onları da derse teşvik et bırak daha sonra onlar okusun edebiyat dönemlerini de kaynak kitaptan numara sırasına göre okut arada önemli isimlere değin münazaralar düzenle ama önce sınıfta düzenle herkes katılabilsin matematik ya da geometri öğretmeni ol 10 dk formülleri yaz hepsine 1 er tane basit örnek 1 er tane de zor örnek önemli olan herkesin öğrenmesi yoksa tabiki farklar olacak herkes kolay ve orta soruları yapabilsin zorları yapanlar zaten ayrılacak sonuna da 3 tane çok zor ya da uğraştırıcı soru patlat geri kalan 20-25 dk onunla uğraşsınlar ve sen ardından onları efsane bir şekilde çöz hepsi aydınlansın kimyacı ol 2 ders laboratuvarda deney göster sodyum patlat en basitinden zaten deneylerin bir çoğu kitaplarda da yazıyor diğer derslerde de formülleri ver matematik yapsınlar cevaplar çıksın benim açımdan doğa bilimleri olmasındandır belki de 2 önemli alan var öncelikle fizikçi olsaydım önce konuları anlatır araya da einstein teorilerini serpiştirirdim düşünsene 9.sınıftaki bir çocuğa kütle çekim anlatıyorsun ardından zamanın göreceliğinden bahsediyorsun daha sonra da bunu uygulamalı olarak önce şekillerle ardından filmlerde gösteriyorsun contact , gravity , interstellar , 2001 a space odyssey, prometheus , apollo 13 ki bunlar şimdilik aklıma gelenler her bir filmi ve o filmdeki konuyu yavaş yavaş anlatıyorsun bıkmadan usanmadan zamanın nasıl aktığını teorilerle de destekliyorsun ve filmde insanların nasıl bağımsız yaşlandıklarını gösteriyorsun ha bunu illa filmlerle de yapmak zorunda değilsin lakin film izlemek hem keyifli hem de daha az yorucu yavaş yavaş belki 10 sefer tekrar baştan anlatıyorsun ve sonunda zaten tekrar etmenin güzel tarafı bilginin sinapslardan ilk geçişinin ardından her geçişinde bağlantının öncekine kıyasla çok daha hızlı kurulması sen de onların sinapsları arasında bağlantıyı kurmuş oluyorsun ve bingo onlara fiziği aşılamış oluyorsun filmin ardından herkesin aklında kalanları anlatmasını istiyorsun zira neler öğrendiklerini merak ediyorsun falan filan ha bi de biyoloji var ki gerçekten çok isterdim insanı öğretebilmeyi vücudumuzun ne kadar güçlü olduğunu onlara anlatabilmeyi doğanın ne kadar güzel olduğunu onlara gösterebilmeyi öğrenecekleri onca yalan yanlış bilginin doğrularını göstermeyi ama yapacak bir şey yok bunu okuyan liseli kardeşimiz varsa ileride biyolojiyi temel alan bir bilim dalı seçerse bu yazdığımı hatırlar son olarak güzel şey lisede ortaokulda ilkokulda öğretmen olmak lakin ego lar buna izin vermedi ha mutsuz muyum aksine gayet mutluyum bunları zaten ileride olursa kendi çocuğuma anlatıcam onu çok yönlü yetiştireceğim kendi alanımda öğretmen olur muyum olmam galiba tek üzücü nokta bu.
not: bu yazıda hiçbir öğretmen arkadaşımız küçümsenmemiştir ve hiçbiri ben böyle yaparım dedim diye kendini böyle yapmak zorunda da hissetmemelidir yazdıklarımın bazıları anlamsız ya da ütopik de olabilir lakin benim bu mesleğe olan sevgim , yapabilirliğim ve buna inancım , kendi bakış açım bunları gösteriyor ve ben bunu böyle olduğu için seviyorum.
üzerimde emeği(!) geçen tüm öğretmenlerimin ölüsünü dirisini götünden sikeyim. bu kadar diyorum çünkü rezil eğitim sistemiyle birlikte benim gibi nice değerler heba oldu gitti. tek bildikleri ezbere ders anlatımı. beden eğitimi öğretmenlerimi ayrı bir sikeyim.
Kendini ve vizyonunu geliştiremeyen kişilerce icra edilen meslek. Fakat üniversite sınavında öğretmenlik bölümlerinin puanları çok düştüğü için yeni göreve başlayan öğretmenlerin birçoğunun kalitesi düşük, hatta çok kalitesiz ve çok yetersiz.
içlerinde işini cok iyi yapanlar da var elbet ama türkiye'deki ogretmenlerin yaridan fazlası "boş" insandır. Mesleklerine saygısı olmayan, yaptığı işe saygısı olmayan, öğretmenliği sırf 6 ay tatili var diye seçen, sırf kolay para kazanabilmek için seçen beceriksiz, yeteneksiz, boş insanlardır.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1226129/+
Allah mühendislerin kendilerinden 1000 tl cik fazladan maaş almasındaki haksızlığı idrak edecek akıl nasip etsin bunlara yazın yat v,zelerde yat f,nallerde yat sonra biz de fakültenin önünde bilimsel hesap makinelerimizle dersleri saati saatine gelelim hocanın ağzına son kararı verecek hkim edasıyla bakıp dersleri dinleyelim sonra sen gel iradesiz iradene mühendise pilota laf et ayrıca her pilotun o kadar aldığını zannetmiyorum ama her öğretmen 3 bin civarı alıyor. bu dediklerim her öğretmene değil.
Son 15 yılda en itibarsızlaştırılan meslekler nedir derseniz öğretmenlik ve askerlik derim. Yani bir ülkenin en önemli iki damarı eğitim ve ordu tamamen çürütüldü.
Şimdi de öğrenciler ve veliler öğretmenlerine not verecekmiş. Bu sistemde dayatırlarsa zaten az sayıda kalmış olan iyi öğretmenleri de kaybedeceğiz. Bir ülkenin en geniş iki topluluğu işte böyle itibarsızlaştırılır; böyle yerlerde süründürülür!