Bireyin öğrenme sürecine kılavuzluk eden kişiye denir. Öğrenme işi sürekli devam eden bir süreç olduğu için öğretmen yalnızca bunu istendik yönde kılavuzlar. yani sanıldığı gibi öğretmen "öğretme" işi yapan kişidir denemez. Olumlu bir iletişim ortamıdır öğretme işini yapan.
öğretmen kutsaldır.. genellemer yapmanın ne kadar yanlış olduğunu farketmenizi sağlayacak kadar yeterli bir cümle. evet gerçekten bu mesleği kutsal yapan kişiler vardır ama bunun yanında insanların hayatlarını mahvedecek kadar cani insanlarda mevcuttur bu meslek grubu içerisinde. bir öğretmen olarak şunu söylemeliyim ki bu yazının başında ki cümlenin tek doğru yanı var; olması için uğruna emek harcanabilecek bir hedef olma niteliğinin olması.
'kolay meslek ağğbii' diyenlere
'e öğretmen olaydın o zaman?' dediğiniz takdirde nasıl mallaştıklarını görebileceğiniz meslek dalı.
şu açıdan bakalım,
ileri ülkelerde öğretmenin toplum nazarındaki değerlendirmesi ile,
geri kalmış ülkelerdeki öğretmenin toplum nazarındaki değerlendirmesi arasında bir kıyaslama yapınız.
hatta ülkelerin öğretmen yetiştirme sistemlerini ülkeler bazında inceleyiniz.
bunların ardından ülkemizdeki öğretmenin konumuna, yetiştirilmesine bakınız.
ingiltere'de amerika'da kaç öğretmen ...
neyse, canım sıkıldı. sonra devam ederim ...
öğretmen geleceği yetiştiren kişidir. şöyle bir anıyla açıklayayım önemini:
bir gün eski iki arkadaş karşılaşırlar, birbirlerine ne iş yaptıklarını sorarlar. birisi;ben dünyanın en hassas mesleğini seçtim yaptığım bir hata bir insanı öldürebilir der ve doktor olduğunu söyler. diğeri ise;ben senin mesleğinden daha hassas bir meslek seçtim der.nedir bu iş diyen arkadaşına öğretmen olduğunu söyler. arkadaşı öğretmenliğin nesi o kadar dikkat gerektirsin ki diyerek küçümsemeye çalışır. bunun üzerine öğretmen der ki ; sen bir hata yaptığında bir kişinin hayatına mal oluyorsun. ben ise bir hata yaparsam bu toplumun geleceğine mal olur der.
türkiye de ki tarifi ; kısa yoldan sırtını devlete dayamaya çalışan memur ( istisnalar hariç)
dünya da ki tarifi ; öğrenme çağında ki çocukların gençlerin ve tüm öğrencilerin öğreniminin büyük bir kısmını yüklenmiş fedakar meslek erbabı insan.
edit; yarası olan gocunur , istediğiniz kadar eksileyin ve bulundunuz yerde ki dershaneleri sayın!
Sözleşmeli, ücretli diye akepe hükümetince köleliğe mahkum edilen, kimisine kölelik fırsatı bile verilmeyen ve açlıktan ölmeye terkedilen, Güneydoğu'da Türkçe öğretmek için, Türklük için şehit olurken Akepe hükümeti Tarafından Kürtçeyle eğitim teranesiyle ölülerine bile saygı gösterilmeyen Türk devletinin varlığı ve ilerlemesi için en önemli insanlardır.
hele benim gibi yanına subay ekini alıp "öğretmen subay" tamlamasını almışsa can sıkıcı bir adam olmuş demektir. hiçbir öğretmenimi sevmedim, sevemedim. sebebini bilmiyorum ama öğretmen seviliyorsa bir problem vardır...
frank mc court'un öğretmen olan ve olmak isteyen, istemeyen herkesin mutlaka okumasını tavsiye ettiğim tadına doyulmaz kitaplarından biridir. o kitapta kendisiyle barışık, kendisine dürüst, düzgün bir adam bulacak ve çok şey öğreneceksiniz aynı zamanda eğlenirken.
ne zaman kitaplarını okusam ruhuna gönderdiğim selamımı alıyorsundur umarım hocam.
öğretmen saygı duyulması gerektiği için değil, saygı uyandırdığı için saygı duyulandır. işte mc court budur.
cumhuriyet'in kuruluş döneminde aldıkları aylık 23 cumhuriyet altını'na denk gelen meslekten olan kişiler.
bu günümüzde 9600 lira civarında bir miktardır. günümüzde aldıkları aylık ise 4 cumhuriyet altını etmektedir.
yokluk döneminde verilen bu aylık sanırım kamal atatürk'ün eğitime ve eğitimciye verdiği değeri anlatmıştır. bir de merkez sağ takımının eğitim ve eğitimciye vermedikleri değeri göstermiştir.
Harika devlet politikasıyla yeterince çalıştırılmayan ve maaşı da az veridiği için insanlar arasında saygınlığını yitirmiş insanların az çalışmasından şikayet ettiği kendinin de maaşını beğenmediği bir meslek grubu.. Lanet olası kömür hırsızına benzeyen heriflerin bile veli sıfatıyla gelip artistlik yaptıkları görülmüştür..
ikiye ayırabiliriz. bir işini hakkıyla yapan, çile çeken, kendisi yanarken öğrencilerini aydınlatan eli öpülesi insan. diğeri ise; mesainin ve haftanın bitmesi dört gözle bekleyen, maaş alacağı zaman mesleğini hatırlayan, yurdum çocuğunu okumaktan nefret ettiren insan görünümlü varlık.