öğreten kişi. bazılarına göre ise kendimin de içinde bulunduğu bir meslek adı. Öğretmenler olmasaydı doktor, avukat, polis falan olmazdı. Hatta belki uludağ sözlük bile olmazdı.
öğrecilerin baş belasıdır.hatta öğrenciler öğretmenlerle çok iyi dalga geçmişlerdir.
öğretmenler:bu yeni nesil iyice bozuldu yav.
öğrenciler:işte size cevap:atatürkün sözü:öğretmenler,yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
Buna benzer birçok dalga geçmişliği vardır öğrencilerin.
gelin bir de bana sorun nasıl olduklarını. eğitim fakültesine nasıl insanların geldiğini. çocuklarımıza bir şeyler öğreteceklerin ne denli acayip insanlar olduklarını.
ve bir de türkiye'nin en iyi eğitim fakültesindeyim güya.
ha sen onlardan değil misin? dersen. ben hiç onlardan olmadım usta. kendimi bu türk eğitim sistemi/@zigonsehpande ait olduğum yerde hiç hissedemedim. neyse susayım ben. yine anlatmaya başlarsam bitmeyecek.
okullar kapandıktan sonra, bir temmuza kadar idari olarak okulda çalışmaları gerekiyormuş, yalnız yılın altı ayı tatil yapan öğretmenlerimiz bunu az görerekten, 20 haziran - 1 temmuz arasını rapor alarak tatillerini arttırmaktalar.
bir öğretmenle ilgili en komik durumlardan biri, sınıfa müfettiş gelip dersi izlediği anda, öğretmenin hal ve tavırlarının rutinden farklılaşmasıdır. o hep bilinen kişi değildir.
cumhuriyetin ilk yıllarında revaçta olan fakat günümüzde ne öğrencisi ne de velisi hatta ve hatta ne de bağlı bulunduğu bakanlık tarafından ciddiye alınan, devlete tasarruf olması için sayıları azaltılmaya çalışan memur topluluğu
iki yıl sonra başlayacağım mesleğim.atamızın bile saygıyla bahsettiği ama günümüz insanının acıyarak baktığı meslektaşlarım (ki bu olay beni deli etmektedir)
her günün akşamı ertesi gün öğreteceklerine çalışan, öğretmek için öğrenen; sürekli yıllık planmış,ders planıymış,zümreymiş hazırlamak ile uğraşan tüm devlet memurları içinde eve iş getiren yegane çalışan.
içinde her türlü insan barındıran, çeşitli ideolojilerini küçük beyinlere işleyen, grevlerde tvde izlerken gördüğümüz, kimi edebiyat hocası necip fazıl kimininde nazım hikmet şiirleri okuttuğu, üç kuruş para için sizlere katlanıyoruz dediği, bayanların ideal mesleği, * ilk okulda sakız çiğnedin diye babandan yemediğin tokadı yemeni sağlayan ** idareci olanının bankacı gibi çalışması, kimisinin de kan ter içinde kalıp iki gram bilgi öğretmek için saçlarını döktüğü, erken menepoza girdiği,sigara içenin çıkışta sigarasını paylaşması * ergenlik çağındaki bebelerin gürültüsüne alışabilen kimsedir. saygı duyarım ama sevgim tartışılır...
dünyanın en kutsal mesleği olması da en zararlı mesleği olması da icra edenin elindedir. bu yüzdendir ki göreve başlamaları için kpss'den kaç puan aldımdan ziyade sabır, hoşgörü, kültür, özgüven, idealistlik gibi vasıflarını geliştirmeye yönlendirmeleri daha yerinde olacaktır. öğretmen de nihayetinde para kazanmak için çalışan biridir herkes gibi.ama yine de 70lerdeki bir çocuk için taşıdığı anlamı yitirmemeli doğruyu, güzeli temsil etmelidir kanımca.
her şey bir yana çok da güzel ve özel bir meslektir.ve çoğu kimse inanmasa da her bir öğrencisini kendi çocuğu gibi sevebilendir*
çok keyif veren bir meslektir. çocukların yaptığı abukluklar cem yılmazın espirilerine bin basar şekilde komiktir.
onlar çatlak patlak oynarken, daha dün annemizin kollarında yaşarken i söylerken yüzde hafif bir gülümseme olur ve uzaklara dalıp gidersiniz.
(bkz: hey gidi günler)
eve iş getiren meslek gruplarından olup fazla tatil yaptıkları için linç edilmek istenen kişilerdir.linç girişimi son derece haklıdır;zira:
50 kişilik bir sınıfın hakimiyetini sağlamak, her birinin anlatılan konuyu anlaması için çırpınmak, ödev kontrol etmek, yanlışları düzeltmek, belirli gün ve haftalar için program hazırlamak, rehberlik yapmak, sosyal faaliyet düzenlemek, sınav hazırlamak, yüzlerce sınav kağıdını kısa bir süre içinde okumak zorunda olmak, dönem sonu işleriyle uğraşmak, öğrencilerin sorunlarına çözüm bulmaya çalışmak, onları yönledirmekle mükellef olmak, plan yapmak,müfredatı yetiştirmeye çalışmak, veli toplantısı düzenlemek, velilerin her birini teker teker dinleyip ortak noktalar bulmak, on dakikalık tenefüslerde bile soru çözmekle uğraşmak vs vs vs vs vs gibi işler bir yana dursun öğretmenler mütemadiyen yatmakta, derslerde gazete okumaktadırlar (!) tü onlara.*