çok güzel anılarla hatırlanan nadir yerlerden biri. ayrıca insanoğlunun açlıkla mücadele verdiği, eve gelen yiyeceklerin en verimli şekilde tüketildiği yerdir. komşu tarafından getirilen sarmayı ekmeğin arasına koyup, biraz da yoğurt dökerek yiyeni gördüm ben. söyleyeceklerim bu kadar.
Öğrenci evleri, cemaat evleri ve özgür takılan öğrenci evi olarak iki gruba girer: birincisi herkesin malumudur. Her yer sürekli temizlenir,bulaşıklar yıkanır. Fakat sürekli biri ensende boza pişirebilir... En sevdiğim versiyon ikincisidir; öğrenciler ailelerinde kurtulmak için, farklı bir şehirde üniversite yazmış ve kazandığı için mutluluktan ayakları yere değmiyordur. Bu durum, parasızlık ve nefesinin kokmasıyla birlikte, şikayet etmesine neden olur sonradan, ayrı bir geyik konusudur bu. Sonra, bu nefesi açlıktan kokan gençler, birkaç grup halinde, yurt ve ayrı ev tutarak yaşamaya başlar.
Bu ortak yaşam, masaimara'da vahşi hayvan belgeseli'nden daha vahşi ve izlenilesi bir sahnedir. Eğer evde bir dominant varsa, zor da olsa bulaşıklar yıkanır, temizlik nadiren de olsa yapılır. Eğer bu yoksa, ev asker koğuşundan 10 kat daha kötü kokar. Bu kokunun patenti alınsa, bayıltma gazı olarak kullanılabilir. Böyle bir konu, senaryo sıkıntısı çeken hollywood'u bile kurtarabilir.. Kitaplar yazsak, yine bu durumu tamamiyle anlatamayız.
yaratıcılığın jübilesi olan evlerdir.
zira sigara paketlerinden masa dahi yapılır.
tencere içinde küf yetiştirmek ayrı bir sanattır, bunu unutmamak gerekir. o küfleri o kadar benimsersiniz ki, yeri gelir yavrunuz gibi sahiplenir, o tencereyi yıkamamak istersiniz.
itiraf etmek gerekirse, temiz öğrenci evi görmedim, göremedim.
Ev olmakla kalan , duvarlardan başka bişey bulunmayan , mutfaktan makarnası , yerlede çöpü , odalarda akşamları türüyen misafiri olan nacizane öğrencilerin barınıp , büyüyüp , koca koca adamlar oldukları mekandır.
buzdolabının özel bir yeri vardır bu evlerde.
soğutucu görevinden değil, çiğ köfte pizzacı lahmacuncu magnetlerini yapıştırmak için kullanılır sadece.
ulan bari fişini çekin.
pislikten kokan, boka batmış durumda, aradığını bulamadığın, sanki ev ev değilde çamaşır sepeti yada umarsızca sokağa bırakılan hayvanların yaşam barınağı arkadaş böyle pislik ev görmedim ben öğrenci evi budur işte.
Atalay Demirci tarafından stand up gösteride malzeme olarak kullanılacak evdir. Gerçi o sizin sayenizde beşyüzbini götürürken siz makarnaya talime devam edeceksiniz o ayrı.
Az eşyalı, çok kullanışlı, ucuz olması ilk esaslardan biridir. Ev sahibiniz kafa dengi bir insansa rakı olayları yapılabilir. Evde alkolden dolayı etrafı çöp yuvası götürür,fakat titiz bir arkadaşınız evi düzenlerse bu durum o kadar da sorun değildir. Tek sorun kira günü geldiğinde " abi bunu nasıl ödeyeceğiz" kafasıdır.
misafiri bol olan konuttur. öyle bir yerdir ki geleni gideni takip edemez duruma geldiğiniz zamanlar olur. bazen ilginç anlar yaşanır, hiç tanımadığınız birini görürsünüz kendi yaşadığınız evde * hiç bir şey olmamış gibi muhabbetinize devam edersiniz veya görmezden gelirsiniz, kimdir nedir pek fazla düşünmezsiniz, zaten zamanla tanışırsınız. bu kadar basittir kurulan günübirlik muhabbetler, çünkü gelen giden hiç azalmaz ve durmadan simalar değişir.
çok lanet yerler olabilirler ama içlerinde küçük mutluluklar barındırırlar. anlaşılan gece aç uyuyacağım atıştırcak bişey yok derken en alakasız mutfak dolabının arka tarafında bir paket çizi buldum. sanki bisküviyi ben icat etmişim gibi sevindim az önce.