ölüm

entry4191 galeri138 ses3
    1699.
  1. ölüm konusunda karamsarlıktan uzak konuşup yazabilmenin bir yolunu bulabilir miyiz bilemiyorum ama konu ölüm olduğunda ruhumuz neden bu denli bürünüyor karalara. tüm ihtiyaçların son bulması acıların sonu. tanrı bunları okuyor mu?
    2 ...
  2. 1700.
  3. illa ki nefes almamak, toprak altına girmek değildir. insanlar yaşarken bile ölebiliyorlar, nefes aldığını hissedemeyerek ve özleyerek. pişman olarak.
    3 ...
  4. 1701.
  5. Geride kalanlar için çok kötü.
    2 ...
  6. 1702.
  7. günümüzde insanların artık tek ihtiyaç duyduğu şey haline gelmiştir. yaşam koşulları, üzüntüler, kaygılar insanı buna zorla itmiştir, ittirilmiştir. her şeyden daha gerçek olan şeydir. sorun şu ki, sevdiklerimizin terk i diyar edişidir.
    0 ...
  8. 1703.
  9. yaşayanlar için var olandır. Ölenler zaten ölmüştürler.
    0 ...
  10. 1704.
  11. ölüm mantık sınırlarını zorlayan bir şey. acının zirve yaptığı anın olayın gerçekleştiği an olmasını bekliyor insan. en zoru bu, bunu atlattıysam geçer artık diyorsun. fakat yanılıyorsun. zaman geçtikçe yürekteki yük artıyor. özlüyorsun, eksik hissediyorsun. mutlu anlarından birinde, her şeyden habersizleşiyorsun birden ve elin telefona gidiyor o anda. arayamayacağını, onun artık olmadığını idrak ediveriyorsun. bütün sevincin kursağında kalıyor. oturup kalıveriyorsun bazen en ilgisiz anlarda. artık yok diyorsun kendi kendine. gelmesi imkansız diyorsun. hala anlamaya çalışır gibi. ne yapıyordur ki diye düşünmemek için zorluyorsun kendini. yoksa aklının sınırları zorlanacak çünkü, deliliğin kıyısına geleceksin biliyorsun. ölüm bu işte. giden için son mu bilinmez ama kalanlar için sondan ziyade başlangıç.
    3 ...
  12. 1705.
  13. Ayni gununun sabahi hastanede arkadasimin yeni dogan kizini sevdigim, aksami ise baska bir arkadasimin babasinin basinda yasin okurken vefat ettigi,
    gecenlerde dortyolda kirmizi isikta gecen bir aracla carpistigimiz, arabamin cop olusu, ayni arabadaki arkadasimin olebilirdik diye ailesini arayip bos yasamayi birakalim artik dedigi,
    bugun sabah, firmamiza duvar insaasi icin gelen calisanlarin kaza yapmasi, su anda hastahanede olmasi,
    anlarini hatirlatir.
    1 ...
  14. 1706.
  15. sadece başa gelindiğinde hatırlanılmamalıdır.
    1 ...
  16. 1707.
  17. gene kapımıza uğrayan soğuk yüzünü gösteren lanet şeydir.son 14 ayda 3 sevdiğimizi elimizden aldı.
    0 ...
  18. 1708.
  19. Şeb-i arustur ama kime kaç kişiye. Bu şekilde düşünebilmek zor mesele. Bunu başarma bahtiyarlığı yok herkeste.
    1 ...
  20. 1709.
  21. 1710.
  22. ölüm. düşünüce ürpetti içimi. inancım gereği yok olmadığımı biliyorum ama yine de korkuyor bedenim toprağa karışmaktan. ve ruhum sancısıyla nefretiyle aşkıyla acaba nasıl bir halde olacak ölümden sonra. ölüm. ya ben öldükten sonra ölüm kapımı çaldığında geride kalanlar. ölüm: her nefis tadacak seni.
    0 ...
  23. 1711.
  24. tüm ışıkların söndüğü bir karanlıktır.
    0 ...
  25. 1712.
  26. Kalp atmıyorsa gerçekleşen olay. Kalp atacak aga.
    1 ...
  27. 1713.
  28. insanı korkutan fakat ne kadar korksa da kaçamayacağı sondur.
    (bkz: Her ölüm erkendir).
    0 ...
  29. 1714.
  30. bazılarımızın tek kurtuluşu.
    bazılarımızın bencilce korktuğu şey.
    birisinin ölümüne üzülmek bencilliktir!
    ölümden korkmak ise ikiyüzlülüktür!
    0 ...
  31. 1715.
  32. 1716.
  33. sadece ölülere özgü olmayandır.
    0 ...
  34. 1717.
  35. Uykunun 1 seviye üstü. Hiçbirşey hissetmiyeceğin bir sonsuzluk.
    1 ...
  36. 1718.
  37. --spoiler--
    ölüm bir son değildir. Sadece başka bir yoldur, hepimizin aşması gereken.

    -Bu dünyanın gri yağmur perdesi kalkar ve herşey gümüş bir aynaya dönüşür. Ve sonra görürsün.

    +ne görürüm?

    -ak kıyıları. Hızla doğan güneşin altındaki uzak yeşillikleri.
    --spoiler--

    the lord of the rings
    0 ...
  38. 1719.
  39. bekle bekle gelmeyendir. gelip gelip gidendir. yaşarken ölüyorsanız, zaten artık ölüm hayatınızın içinde...
    0 ...
  40. 1720.
  41. 1721.
  42. 1722.
  43. Ölüm...

    Aslında bakarsanız çok fazla abartılıyor ölüm. Doğada her canlı gibi insanlarda doğarlar, büyürler ve ölürler. Nasılsa doğarken canlıların fikri sorulmadıysa ölürkende " eee artık yeter çok yaşadın sen artık öl sen." demezler. Ama burda not düşmeliyim olayın dinsel kısmına girmiyorum.(Azrail, beyaz ışık, göte pamuk..vb.)Benim burda üzerinde durduğum ve duracağım nokta ölümün üzerine yüklediğimiz anlamlar.Yer yer bana katılıp yer yer ne diyor bu emmomemmo diyebilirsiniz.Tamamen kişisel düşüncelerim bunlar. Ölümü ciddiye alma işi hep ertelenir ileri ki yaşlara. Çünkü gençsiniz ve dünya iken yapıcağınız okadar çok gerekli(!) şeyler vardır ki ölüm aklınıza bile gelmez. Bu bizlerin suçu değil insanlar bize birer misyon yüklediklerinden ölüm aslında daha çok gereksizdir literatürünüzde yoktur.i
    Gelin 20 sene çalışmış bir adamı ele alalım. Bu adam ne tatil yapmış adam akıllı nede krallar gibi yaşamış(Hadi ama itiraf edelim krallar gibi yaşamak o kadarda kolay değil.)Sürekli çalışmış çalışmış fakat ne için? Kendi ihtiyaçlarını geçindirmek için mi ? Tabikide.Ama başka bir neden var daha fazla şeylerede sahip olmak için çalışmış. Kendinden ödün vermiş hatta çoğu zaman kendini hiçe saymış. Bu durum sadece iş hayatında değil kişisel yaşantımızda ilişkilermizde de bu var. Biz hep fazlasını istedikçe kendimizden ödün veririz. Ve kabul edelim yarımızdan fazlası bu durumda olcak yani birşeyler elde etmek için ve daha fazlasını almak için.Bu durumda insanların aklına ölüm gelmez. Hayatımız ister iyi olsun ister sefalet içinde olsun yinede gelmez ölüm aklımıza.Korkarız belki belkide ciddiye almayız. Ama öyle bir şey var ki eminim içinizde düşünmeyeniniz çok azdır."Nasıl ölüceğim?" ve "Ne hissedicem?" illa bi kere düşünmüssünüzdür.En kötü olanı söylüyeyim.Ölüceğiniz anladığınız zaman. Yani ölümden belki 1-2 dakika önce ki anlarınızdan bahsediyorum. Bazı ölümler vardır aniden çıkıp gidersiziniz fakat dediğim ölümler süreç gerektiren ölümler yani boğulmak yada yanarak ölmek. O sırada geçirdiğiniz 1-2 dakika dünyanın en berbat şeyidir belkide.Bir nefes daha fazla almak için verdiğiniz çabayı gözünün önüne getirin. Nefessizlikten morarmış dudaklar, yuvalarından delice bakan gözler ve bir nefes daha sadece bir nefes daha almak için debelenen elleriniz ve ayaklarınız ve sürekli olarak kasılmakta olan ve ritmiş yavaşlamış bedeninizi hayal edin.Bundan daha kötüsü olamaz herhalde.
    Ama gelin ki size friedrich nietzsche ölümle ilgili söylediği sözü yazayım ; " Ölümün en iyi yanı, bir daha yaşanmayacak olmasıdır.". Ne kadar doğru ve yerinde bir söz tam anlamıyla açıklıyor ölümü.Simsiyah bir yer düşünün ne ışık var nede ses en ufak bir şey yok uzaydan da kara ve boş biyer düşünün.Yerimiz ora işte hissizlik ve soğuğun baş gösterdiği yerde, tek başımıza olucacağız. Ve en önemlisi bir daha asla yaşamıcağız bu hissi bir daha yaşamıcağız bu korkuyu. Ölene kadar yaşadığımız onca şey mutluluklar, sevinçler, kazanımlar hepsi boşuna gereksiz olucak çünkü bir anlamı olmuyacak sen yoksun orda. Yaşadığın eziyet,üzüntü,keder,ayrılmalar,aldatılmalar, hepsi ama hepsi gidicek hayatından çünkü sende gidiceksin sevdikleriz arkada kalıcaklar. Hoş onlarda seni bir yerden sonra seni unutacaklar. Çünkü onlarda senin yaşadığın hayatın aynısını yaşıyacaklar didincekler uğraşacaklar çabalıyacaklar.Ölüme 1-2 dakika kalada anlıyıcaklar durumları. Belki o ara akıllarına geliriz. Belki o ara anlarlar uğraştıklarmız şeylerin ne kadarda gereksiz olduğunu kim bilir..
    Bana katılıp yada katılmaya bilirsiniz dediğim kendi kişisel görüşlerim bunlar.Ama elbet haklı olduğum bir kaç nokta vardır elbet..
    1 ...
  44. 1723.
  45. son nefesle baslar, hakiki yasamla sona erer. bedenin kimyasal tepkimesi olayı.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük