hayatın en gerçeği olduğunu farkettim halamı kaybedince yılbaşı gecesi.
beden bir misafir. beden bir emanet. bunu fısıldadı sessizlik o gece.
boş hırslara yenilmeden ruhun en temel gıdası imanımızı güçlendirmek lazım.
sevginin, şevkatin, iyi niyetin, saygının hayatımızdan hiç eksik olmadığı ömürler nasip olsun.
Her canlı doğar, yaşar ve ölür. Ama bir insanı kaybetmek, sevdiğiniz bir insanı kaybetmek kadar acı bir şey yoktur. Sizi büyüten insanı kaybetmek, sizin karnınızı doyuran insanı kaybetmek, aşık olduğunuz insanı kaybetmek, kardeşinizi kaybetmek.. Bunlar hayatın en acı gerçekleri.
Zamanla geçer diyolar. Geçmez zamanla. Zamanla hiçbir şey geçmez. Zamanla sadece azalır yaralarınız, morfin etkisi yapar.
bunu istemek, normal şartlarda su istemek, yemek yemeyi istemek gibi bir şey olmalıyken, bunu istediğinizi söylerseniz etrafınıza, sizin hasta olduğunuza karar verirler. ruhsal problemlerin içine battığınızı söylerler. ama neden? yaşam hakkı kadar normal bir hak olmalı ölmek de. dinsel boykotları falan geç. onlardan bahsetmiyorum. sorun insanların ölüm konusu açıldığında dehşete kapılması. sanırım hakikatin anlaşılamaması ve uydurulmuş dinlerdeki ölümden sonraki hayat için korkunç öğretilerden kaynaklı bu. cehennem var ya da yok, huri sikeceksin ya da sikmeyeceksin ya da büyük bir karanlık, hiçlik olacak. sorun bu değil. sorun, insan var olduğundan beri bilinen bir durumun -ölümün- hala bu kadar korkunç gelmesi durumu.
la bırakın bi insanlar istediğini isteyebilsin ya. siz yaşamayı seviyorsunuz diye herkes yaşamayı sevmek zorunda mı arkadaş? tilt oluyorum amk böyle durumlara. bırak, herif ölmek istiyorsa ölsün, ne zorluyon pezevenk.
Biliyorum bunu yazarken bile bana ayrılan süreyi ziyan ettim boşa harcadım, sen geliyorsun bana doğru, sen geldikçe sevdiklerim bir bir gidiyor.. Onlara daha önce uğruyorsun bazen yapma bunu, ya beni duygusuz et ya da dokunma ben yaşarken duygularıma..
Sen maşuka kavuşacak günün anahtarısın bilirim de, ben o kapıya yanaşamayacak kadar günaha batan biriyim..
erken gelmesinden korktuğumdur zira yaşanacak çok şey var. Eğer zamansız gidersem, kimseye kin tutmadım hepinizi çok sevdim, tanıdığım tanımadığım tüm dostlarım ve ailem şimdiden hoşçaklın.
dipnot: intihar mektubu gibi olmuş aq ama değil merak etmeyin.
Kimi ölümden sonra hayata inanır, bana kalırsa saçma. Yaşıyorsun, yaşımına bak. kimse seni öldükten sonra yaptıkların için sorgulamayacak. zaten bunu nerden çıkarttıysalar.
Sevgiliye kavusma... Olaya boyle bakmak gerekir. Sadece sevdiklerinizin sizden once ölmesi inanilmaz can acitir. Bir daha bu dunyada goremeyecek olmak, bir daha yeni paylasimlarda bulunamayacak olmak ve yasananlarin sadece anilarda tikili kalacagini bilmek muazzam derecede aci... Ölüm baki, sevdiklerimizin acisini yasamamak dilegiyle...
Eskiden çok çekici gelen bir düşünce iken giderek kendini hayattaki küçük şeylerden zevk almaya bırakarak aklımdan silinmiştir. Hatta bazen bu küçük şeyleri nasıl yetiştirip yapacağım diye hayıflanıyorum. Ya ömrüm yetmezse diye. insan dış unsurlardan bağımsız olarak mutlu bir canlı aslında. Hayatı katlanilmaz kılan etrafimizdaki kötü insanlar, düzen vs. Bunlar yüzünden tek canlık hakkımı feda etmemeliyim diye düşünüyorum. Mario bir prenses için kaç can feda etti bizimkisi koca bir hayat.
Sondur, aynı zamanda bir başlangıç. Teolojik manada irdelersek 'ölümden önce hayat var mı ?' sorusunu aklına getirmesi kaçınılmaz olan bir kavramdır. Sadece maddesel açıdan değerlendirdiğimizde ise hayat denilen yaşamak suçunun cezasının çekilmesi ve tahliye kararının çıkmasıdır.
Butun merhamet duygumu kabartan her baktigimda bir gun onun gibi olacagimi hatirladigim omrumden omur katmak istedigim. Bol bol nasihat dinledigim yemek yapmayi ogrendigim hic bilmedigim babanne sevgisini tattiran koca bir omur tatti bugun onu. Insanin en caresiz kaldigi son kez goremedim diye pismanlik yasatan ama cozumu olmayan goz yaslari icinde birakan aci... Rabbim kalanlara bu dunyada hayirli kullar olmayi iman ile yasamayi nasip etsin. Olenle olunmuyor ama yasanan anilar bir bir goz onunden gecerken yasam duruyor sanki o an ...