hızlı giden arabaların camına yapışan arılardan çıkan baldır.arı mefta olduğundan elde etmesi zahmetlidir.benzincilerde özel toplayıcılar bulunmaktadır.biz de ulan bunlar neden para almıyor diye merak etmekteyizdir.
kaynagı sadece türkiye'den çıkan bal çeşidi. ihracatında da baya iyi olmakla birlikte %95ini de biz üretiyormuşuz zaten. bunun yanında faydaları da saymakla bitmez. vücudun bağışıklık sistemini güçlendiriyor en başta; bi tek bunun için bile bu domuzlu gripli günlerde düzenli tüketmek lazım.
antioksidan etkisi olan, demir, enzim, aminoasit ve mineral zengini bal. üst solunum yolu hastalıklarına karşı da koruyor. yetersiz beslenmeden kaynaklanan demir eksikliği ve benzeri durumlarda çocukların sağlıklı gelişimi için de çok önemli... zaten bal uzun ve düzenli kullanıldığında; toksinlerin atılması, uykunun düzene girmesi, kalp ve damar sağlığının gelişmesi gibi biçok süpersonik etkiye sahip. e çam balına ekle bunları da.. yeme de yanında yat sonra, o kadar diyim.
tadı muhteşem kanımca. düzenli tükettiğinde de etkileri süpersonik. bi de düzenli derken, kısa sürede fark ettim ben etkileri. daha enerjik uyanıyorsunuz bi kere, daha zinde oluyorsunuz filan. tavsiye edilesi kesinlikle.
rengi kahverengi yada tavşan kanı çay tabir edilen renktedir. adamın boğazını yakar. öyle kaşık kaşık yutamazsın. gerçek çambalını rengiyle ayırt edemiyosan dolaba koyacaksın. taş gibi dolapta, kaşık sokamazsın. ve şekerlenmez.
çam balı denilince özellikle muğla ve çevresi, ülkenin can damarı. arıcılar önce çiçekten bal almak için uğraş verirler. çiçekten bal temin edemedikleri zaman da ülkedeki arıcıların çoğunluğu muğla'ya yoğunlaşıyor ve kovanlarını o bölgeye taşıyorlar. ülkede 8 veya 10 milyon civarında kovan varsa bu kovanları 3 veya 4 milyon kadarı da muğla'da konuşlu oluyor. yani, diğer bölgelerde üretici çiçekten bal alamadığında kovanları muğla'da kurar ve çam balı üretir. muğla dışında aydın, Çanakkale, izmir havalisine de dağılım gösteriyor, ama ağırlık noktasını da muğla oluşturuyor. muğla'da 65 bin hektar civarında kızılçam ormanı bulunmaktadır. buna basralı ormanda deniyor. basra denilen böcek ağaçta yaşamını sürdürür. bu böcek her sene kendini tazeler. kendi yaşamı için ağaçta bulunan özsuyunu emer. bu böcekten çıkan ifrazat, yani bal şebnemini de arı alır. arı da bunu bala çevirir. elverişli hava koşullarında bu şebnemi arı alır, bala dönüştürür. bu bal, çiçeklerde üretilmez, bu böcek yoluyla elde edilen çam ağacı salgısı bir ürün. bu balın yüzde 90'lık oranı ülkemizden, yüzde 10'luk oranı da yunanistan 'dan karşılanır.