yaylada fener gezi yolunda , hemen yamac yaninda , tenis korkunun ve deniz klubunun az yukarsinda , acik alan bir kafateryasi vardir(yada vardi) , manzarasi muthisdir.
15 yil sonra gitdigimde ,kozlu yoluna bir avm yapmislardi hepsi o , lan bir sehir hic mi degismez hic mi kendini yenilemez , ayrica yeni nesil turkiyede ki her sey gibi bozulmustur, bizim zamanimizda caddede dolasmanin ,voltanin bir adabi vardi.
tanim olarak , bati karadenizde , ekonomisi buyuk olcude komure dayali kasabasimsi sehir.
Son 5 yıldır yaşadığım şehir. Şehir hakkında genel bir bilgi verecek olursak;
- Zonguldak merkez halkının yaklaşık %75'i laz, %15 ikinci makas halkı olarak bildiğimiz çingeneler ve %10'luk kısım ise öğrencilerdir.
- Yerlilerin başlıca geçim kaynakları kömür ocakları ve öğrencilerdir.
- Üniversite için gelen öğrenciler genellikle şehri bilmeden yazıp gelir, şehre adım attıkları ilk gün yatay geçiş hayaline kapılırlar.
- Eğer öğrenci hazırlık sınıfı okuyacaksa, o öğrenci eğlenceye doyacak ve hatta eğlenmeye o kadar alışacaktır ki bir daha ders çalışmadan bu okulun biteceğine inanacaktır. Bunun sonucu okul uzamıştır.
- Alkol kullanan üniversite öğrencileri gece saat 2:00 ye kadar içkilerini tedarik etmezlerse, "ikinci makas" olarak bahsettiğimiz çingene mahallesine gitmek zorunda kalacaklardır. Bu mahalleye araçsız girilemediği gibi, girdikten sonra da neler olabileceği tartışılır. (Not: Fiyatlar en az iki katıdır.)
- Hava durumu; genel olarak yağışlı olup, yağmur yağışı başladıktan sonra haftanın 7 günü durmadan yağabilir. Şemsiye taşımak gereksiz olup, kırılacağı bilinmelidir.
- Her şeye rağmen denize doğru baktığında kötü yönlerini unutturan şehirdir.
sadece üniversitenin biraz hareket kattığı sıkıcı kömür şehri.
ilçesi ereğlinin festivalleri ve çileğiyle meşhur olduğu il. ikisininde eski tadı yok, bu da bir gerçek.
zonguldak, ismi esasında ingilizceden, daha doğrusu ingilizlerden gelmektedir.
bugün olduğu gibi osmanlı döneminde de kömür çıkarılan bir yer zonguldak, o zaman ki adıyla güldağ mevki.
bugün de olduğu gibi osmanlı döneminde de bütün işi yabancılar yaptığı için, ki o zaman kömür işlerine de ingiliz gavurları bakmaktaymış, bazı yerlere kendi dillerinde karşılık buluyorlar.
sonra zamanla söylene söylene zone guldag, bizim güzide lisanımızda zonguldak olarak geçmiştir.
ps: ciciş bir hatun bir yiğidoyu sevdi de kavuşamadı, sonra bizim yigit bağırdı kızın ismini, öle denize karşı felan, zamanla "fadime" oldu zonguldak gibi bir hikaye değil yani.
1995 yılında Karabük'ün il olmasıyla etkinliği azalan Batı Karadeniz'in sevimli şehri. Şehrin taş kömüründen sonra en ünlü gelen şeyi sonu gözükmeyen merdivenleridir. Eğer menisküsünüz varsa rüyanızda bile uğramanız tavsiye edilmez.
insanoğlu hayata adım attığında kaderi ya cefa çekenlerden olmaktır ya da sefa sürenlerden. işte zonguldak ın şehir olarak kuruluş hikayesinden anlarsınız cefa çekmesinin kaderi olduğunu. bu kader aslında birazda zonguldaklı nın karakterinden ve diğer bölgelere göre çok medeni yaşam kültüründen kaynaklanır. iş için başka illerden gelenlerlerle özellikle merkez, ereğli ve amasra dolup taşmış, hemşeri dayanışması ile zonguldak merkez başta olmak üzere maden havzaları ele geçirilmiştir. şark kurnazlığını ve hemşehricilik gibi feodal dayanışma örneklerini bilmeyen zonguldaklı uyandığında çok geç olmuştur.
şimdi gerçek zonguldak lı hurdaya dönüşmüş şehri ile başbaşadır. bir zamanlar üretim hasılat sıralamasında ilk 5 e giren zonguldak şimdi sonlardadır ve kalkınmada öncelikli yöredir. yazık kıvırcık olmanın cezasını daha çok çekecekler.
her daim gri rengi, yağmuru, insanı kanırtan yokuşları, geçmişiyle sürekli bir savaşma ve sevişme halinde olduğunu gösteren yıkık dökük ama karakterli binaları, orta yaşın üstündeki nüfusun çoğunun nasırlı ellere sahip olması, kazma kelimesinin küfürü değil emeği çağrıştırması, öylesi üretim potansiyeline sahip olmasına rağmen bitmenin eşiğine getirilmesi gibi kendine özgü özellikleri olan, içinde yaşamamış, o berbat havayı hiç solumamış insanların asla sevemeyeceği küçük ama gururlu bir şehirdir. memleketimdir.
zonguldakın yerlilerine kıvırcık denir. zonguldakta çoğunlukla kıvırcık dolu olmasına rağmen, bu şehirde lazlar da bir hayli fazladır.
bu şehir pek sosyal bir yer olmadığından çoğu liseli kendini ders çalışmaya vermiştir. çoğu liseli üniversiteyi kazanıp bu küçük şehirden bir an önce kurtulmayı amaçlar. zonguldak merkezde yaşayan çoğu kişi gerçekten de iyi bir üniversiteyi kazanır ve bir daha da zonguldaka dönmez. bu nedenle de şehir gelişmemektedir. şehrin zengin esnafları da çoluk çocukları başka yerlerde yaşadığından zonguldaka neredeyse hiç yatırım yapmamaktadır. belki de bunun bir nedeni de, bir gün gelip kömürün yani zonguldakın ana geçim kaynağının tükenebileceği ve bu şehrin sanayisinin yok olabileceği gerçeğidir. kısacası insanlar çoğunlukla bu şehre zorunluluktan gelir ve zorunluluk son bulunca şehri terk eder. yani göç veren bir şehirdir.
zonguldakta yaşayanlar ya ttkda (türk taş kömürü) ya da üniversite de çalışıyordur. bunlardan hiçbirine uymuyorsa da memurdur tayin nedeniyle gelmiştir ya da esnaftır. son günlerde rusyayla olan ticaret nedeniyle gümrük ve nakliyat şirketlerinde çalışanlara da rastlanmaktadır.
alışveriş yapmak için iki seçeneğiniz vardır. ya şehir merkezine ineceksiniz ki, zonguldaklılar buraya çarşı der, ya da demirpark adlı avmye gideceksinizdir. her iki durumda da mutlaka tanıdıklara rastlıyacaksınızdır. bu o kadar kanıksanmıştır ki, anneniz eve döndüğünüz de, ya da arkadaşlarınız yurda döndüğünüzde büyük ihtimalle ee anlat bakalım kimleri gördün? diye soracaktır. bu başlarda insana sıcak bir ortam gibi görünebilir, ama moraliniz bozuksa ya da sevmediğiniz insanlar varsa bu durumdan pek de hoşlanmayabilirsiniz.
istanbul ve ankaraya yakın olması nedeniyle puanları müsaitse üniversite öğrencilerine burayı tercih etmelerini tavsiye ederim. çünkü katlanılabilir bir şehir. ama aynı zamanda da en kısa zamanda kurtulunası şehir.
işkur il müdürü cemal yiğit kayıtlı 16 bin 407 işsiz bulunmasına rağmen yemek ve sosyal hakların yanı sıra 800-1000 lira maaşlı işleri işsizlerin beğenmediğini söylemiştir.
67 nolu plakası ile ünlü ilimizdir. kömürü meşhurdur. demirpark isimli güzel bir alışveriş merkezi ve karaelmas üniversitesi gibi şirin bir kampüsü vardır. sahili güzelleştirilmiştir. büyük bir atılım içerisindedir. en güzel semti fenerdir. kozlu beldesi de hızla gelişmektedir. en güzel ilçesi ise hiç şüphesiz kdz.ereğlidir.