"en azından hürriyet gibi göt bacak gösterip boş şeyler yazmıyor; düşünce yazısı okuruz bari" diyerek alınan gazetelerden. zaman okuyanları bu yönleri itibariyle eleştirmezdim, hürriyet okuyan ilerici olmadığı gibi zaman okuyan da gerici değildir derdim. fakat bugünün gazetesinde gördüğüm bir haber ağız dolusu küfretmeme sebep oldu. 30. sayfanın başında, inanmayan açsın baksın. türkiye gibi bir ülkede çıkan gazete, imla hatalarına, dikkatsizliğe bakın, küçücük bir yer:
sakatlığı bulunan aydın'ın yerine forma giyen mehmet güven, şansını iyi değerlendiremedi. bu sezon sadece ligde en son oynanan kocaelispor maçının son 5 dakikasında oynayan mehmet güven, çok fazla top kaybeden ve rakiplerine gereksiz fauller yaptı. michael, ikinci yarıda yerini volkan yaman'a bıraktı.
--spoiler--
şimdi sayalım. öncelikle, bir kişiden bahsederken iki kere üst üste isim kullanılması kelime tekrarı gibi gözükeceğinden hoş olmaz. "mehmet güven sıçtı. sıçan kişi mehmet güven'di" yerine "mehmet güven sıçtı. sıçan kişi oydu" gibi bir ifade kullanılması daha doğru olur; gazetenin buna dikkat etmesi lazım, ne yapıyor editörleriniz?
ikincisi, "çok fazla top kaybeden ve rakiplerine gereksiz fauller yaptı". dikkatsizlikten olduğu belli, fakat 5 satır yazıda böyle göze batan bir hata nasıl gözden kaçırılabiliyor anlamış değilim.
üçüncüsü, michael ikinci yarıda yerini volkan yaman'a bıraktı. taşak geçer bir edayla "maykıl" falan mı diyor bunlar mehmet'e? yoksa michael skibbe ikinci yarı oyuna volkan yaman'ı mı aldı diyeceklerdi? ikisini ayırt edecek kadar akıllı değiller sanki.
Haberin son cümlesine bakıyoruz: "ilker Başbuğ'un, beyin kanaması geçiren Ergenekon tutuklusu Emekli Orgeneral Şener Eruygur'un GATA ya da başka bir askerî hastanede tedavi görmesinin de ihtimal dışı olmadığını söylediği aktarıldı."
peki başlıkta ne yazıyor dersiniz: "eruygur'un askeri hastanede tedavi olması ihtimal dışı"
ne yazılacak kelime kalıyor, ne de söylenecek söz!
küçük bir dersle yazımı sonlandırıyorum:
ihtimal dışı = ihtimal dışı ("mümkün değil" manasında söylenebilir)
ihtimal dışı değil = ihtimal içi ("ihtimaller dahilinde", "mümkündür" manasında söylenebilir)
.(nokta)
edit: ilgili hata, bu entry girildikten 30 dakika sonra gazete birimlerince düzeltilmiştir; bu durumda bize de teşekkür etmek düşer.
metallica konser organizatoru cengizhan yeldan, ali bulaç'ın kosesinde konser izleyicileri ile ilgili olan tahlihsiz acıklamaları ve satanist demesine kendisi bir yazı yazarak cevap vermistir. ve zaman gazetesi bunu yayınlamıstır. okudugumda gercekten hala bazı seylerin dogru oldugunu gorunce mutlu oldum.
şimdi durumdan vazife çıkaran bazı embesiller ali bulaç'ın kendi açısından talihsizlik abidesi olan yazısını bahane ederek, "işte gördünüz, bu zaman'ın fikri-zikri böyle, bunlar gerici, yobaz, çağdışı, müzik düşmanı" diye böğürmeye başladılar. oysa bu gibi zerzevatların hayatlarında bir kere olsun zaman gazetesi alıp okuduğuna inanmıyorum. hep kulaktan dolma bilgilerle, onun bunun gazına gelerek bu tarz saçmalıklar. işte nooldu? bakın bugün metallica konserinin organizatörü cengizhan yeldan gayet güzel bir dille ali bulaç'ın içine düştüğü hatayı özetledi ve çok güzel bir cevap verdi. zaman gazetesi de örneğine az rastlanacak bir duruş sergileyerek bu yazıyı yayınlayarak adeta kendi yazarının yazısını tekzip etti. işte gazetecilik budur. sabahtan akşama kadar doğan grubu gazetelerinin arka sayfa güzellerine bakmaktan, nasırlı ellerine bakım yapmaktan başka işleri olmayan bu gereksiz insanlar önce kendi takip ettikleri gazetenin duruşuna bir baksın ondan sonra diğer gazeteleri kötülemeye başlasın.
bakın bu kadar ilerici, çağdaş, sanatsever olarak nitelediğiniz gazetelerin hangi birisinde lenny kravitz konseriyle ilgili bir haber vardı? hangi gazete bunu haber olarak sayfalarında yer verdi? ben söyleyeyim yine zaman. evet şu gerici, yobaz kafaların gazetesi. ama buna ancak bu saydığım saçmalıkları zırvalayan güruh şaşırabilir. zira zaman gazetesinin takipçileri bu tarz sanat, sinema, kültür haberlerinin sık sık çıktığını görür.
30 Temmuz 2008 tarihli Zaman gazetesinde Ali Bulaç'ın köşesinde Metallica konseri ve konsere gelen saygıdeğer izleyicilere karşı yapılan eleştirilerden sonra koser organizatörlerinden cengizhan yeldan bugün kü zaman gazetesinde bu konuyu ele almıştır."bilinmeyene karşı olmak ve kutuplaşma sanatı" adlı yazısında ali bulaç' ın yaptığı eleştirilere yerinde cevaplar vermiştir. bu gazetecilik tarihimizde ender rastlanan durumlardan biridir ve taktir edilmeye değer bir davranıştır.
seveni de, sevmeyeni de çok olan gazete. ama şurası bir gerçek ki, şuan türkiye'nin en güçlü gazetesi. çıkan haberin gereği ertesi gün yapılıyor. bir konuda hareketlilik olması için gazetenin işaret etmesi yetiyor. yakınlardan bir örnekle bitirelim: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=714645
islami sermayenin büyümesiyle dağıtım ağı genişledikçe genişleyen, hükümet ülkeyi napalm bombası ile havaya uçursa " ne güzel oldu değil mi çocuklar, hepsini yeniden daha güzel yapabileceğiz " mantığında olan manipülatif yayın organı.
Alkol gecelerinde şiir yazdığını sanan nalettayn bişi
en güzel sesli köpek belkide köpeklerin içinde
acıdan damıtıldı sevgim
ne öğrendimse yıkarak öğrendim
kendime dönük vicdan azabıyım
kaale alınmaz öykünmez bir yolcuyum
müsvedde yaşamlarınız dar bana
ne ilk ne de sonuncuyum
bu adrese nasıl gidilir ağbiyim belki
lütfen şunu uzatırmısınız yada
işte öyle anlık temaslarınızla hissedemedikleriniz arasında
dibine çöreklenmiş keskin bir kokuyum
şubat gelirse aklım sizde kalsın
mahvıma neden olursun uzak dur
tatmadığım acıları tattım yeter sus
konuştukça geberiyor içimdeki akıllı us
yeter artık sende sus
Kendime bir hercai olamadım
sana asla
ben yitirilmiş şehrin anahtarıyım
kapımı açamaz köhnemiş balta
iyi tamam sende kus içindeki insan yanını
ağlarım sessizce içim gölyaşı
kime sunsam mayası bitik bir harman dalı
bu göz bu göl bu yaş
sorgucusu olsun geçen zamanın
benimde sevdiklerim olur gel zaman
ağlatırlar beni git zaman
zaman zaman ne zaman
beni unuttururlar o zaman…
ergenekon soruşturmasında her çıkan her haberi ballandıra ballandıra olmuş gibi anlatan ama aynı soruşturmada telefon görüşmelerinde tayip erdoğan ın 60 milyon dolar parayı rüşvet olarak mehmet ağar a verdiği hakkındaki telefon konuşmasına hiç değinmeyen basın yayın kuruluşudur.
bunlar, kazanın doğurduğuna inanan ama öldüğüne inanmayan basın, yayın kuruluşlarıdır.