bu gazete hemen her yerde "mahalle baskısı" denilen olguyla satılır. eğer almazsanız abiler sizi ziyaret eder. "neden almıyorsun","dağıtıcıdan yana sorun mu var" şeklinde sorulara boğarlar. siz de eğer "siyasi görüş ayrılığımız var" deme hatasına düşerseniz "senin o gazete sayesinde kaç gencin okutulduğundan haberin var mı" ve "neden ihtiyacı olan o çocuklara yardım etmek istemiyorsun" demeye başlarlar. bunun dışında sizden alışverişi keserler, siz alışveriş yapıyorsanız size iskonto vermez, vade tanımaz her türlü pisliği yaparlar. psikolojik olarak rahatsız edilirsiniz. gazeteye bir kez abone olduktan sonra bırakma şansınız eğer büyük bir işletme değilseniz çok azdır. bu yüzden satışlarını çok iyi gibi gösterirler. aslında zorla satılan ve de hiç okunmayan gazetelerden biridir.
hevesimi kursağımda bırakan gazete.
"6. gazete tasarım günleri başlıyor" reklamını gördüm, sevindirik oldum. zaman'la bağlantılı çıktı. yürü git işine kardeşim. sana da yazıklar olsun ulusözlük, hevesimi kırdın!
son reklamı mükemmel olan uyduruk gazete. niyeyse zaman reklamları hep güldürmüştür beni, genelde "aa ne güzel reklammış" diyip sonunda zaman yazısı çıkınca bi gülesim geliyor. çelişkiden olsa gerek. bu arada reklamdaki şarkı new order'dan blue monday.
Not: Yorumun başlık ve içerik ile nasıl bir alakası yokmuş ben anlamadım. Çok da güzel popo kağıdı yapıyor bu (sözde) gazeteci abiler. Konu başlığının ilk mesajında Türkiye' nin en çok satan (beleşten dağıtılan) gazetesi olduğu yazılmış ve üzerine bir de gazete linki verilmiş. Sonra da yorumun konu başlığı ile alkası yokmuş diye mesaj siliniyor. Ne güzel iş, ne güzel ileri demokrasi...
edebiyat dünyasının tanınmış isimlerinden beşir ayvazoğlu, ahmet turan alkan, nazan bekiroğlu, selim ileri ve hilmi yavuz'un yazılarının yer aldığı günlük gazete.
bir gazete ismidir.
diğer bir yandan ise zaman hem bir dost hemde düşmandır onu nasıl kullanığımıza bağlıdır bana göre zaman görecelidir kırılmaya uğrayabilir ancak durdurulamaz sadece değişik bir boyutta farklılık gösterebilir.
cemaatin gazetesi. nedir bu cemaat ? biraz altlardan bakalım. gerçekten çok temiz insanlardır mensupları. menfaatleri için bir araya gelen insanlar her oluşumda vardır. istisnalar hariç olmak üzere, geneli namazlı abdestli insanlardır, lakin;
e güzel kardeşim benim! hizmet diyorsun vs diyorsun. bu gazetenin, adının tersten okunuşunun dışında islamla alakası yok ki! ben niye elif şafak etyem mahcupyan gibi isimlere hatta türkönelere neden para vereyim. ya olay para değil tamam. parası pulu değil mesele. ben bu adamların nesini evime sokayım. bir tek cümle yazdıkları satırı evime almak istemiyorum . siz demopkrat olabilirsiniz, siz gavur birliğini destekleyebilirsiniz, ama ben sizin kadar demokrat değilm. bir gavurun yazarlık yaptığı gazeteyi islami gazete diye almam. ama bana siyasi gazete satmak istiyoruz diye geliyorsan onu da almam kardeşim. tarafsız değil. yıllardır bir tane hükümeti eleştiren tek satır yazı yazmamış bir gazeteyi, bir siyasi gazete olarak da kabul edemem. evime koyamam. biliyorum bıraktınız kapının önüne, biliyorum çekiniyorsunuz gelip benden para istemeye. biliyorum her biriniz en az dört kişiyi abone etme zaruriyeti karşısında, gazeteye abone yapacak adam arıyorsunuz. ama cami de mescidde gördüğün, sizi sırf allah rızası için sevenadamları neden zorla abone yapmak istiyorsunuz ? bak sonra millein dilindesiniz. bu şekilde değil bir milyon beş milyon satsan ne olur. okumuyorum, almıyorum. her gün kapının önünden alıyorsun o kadar gazeteyi. hem abone yapıyorsun beni, benim haberim olmadan, ve bana söyleyemeden, hem her gün gidip evine alıyorsun o gazeteyi. yazık değil mi bu kadar matbaaya, masrafa ? israf değil mi ? israf haram değil mi ? sırf biz bir milyon sattık diyebilmek için o kadar gazete kağıdı israf edilir mi ?
basım sayısı, dağıtım sayısı ve satış sayısı konusunda ciddi olarak kafasının karışık olduğunu hissettiren gazete.* kafa karışıklığı reklamları ile gazetenin genel duruşu noktasında da kendisini hissettiriyor. öyle ki ya reklamlarında ya da gazetenin duruşunda bir sorun var. bir türlü örtüşmüyor. bu örtüşmezlik, doğal olarak reklam her ne kadar güzel olursa olsun ciddi bir algı karmaşasına neden oluyor.
reklamında kullandığı isimler konusunda "birşey olmaz yea" rahatlığı mı var bilemiyorum ama o kadar ileri demokrasi varsa zilli boya ya da killi boya reklamlarında da aynı figürlerin kullanılması önünde herhangi bir engel yok gibi görünüyor. ver eline fırçayı baba bush'un, boyasın duvarı boydan boya.
dogruları yazan gazete.sırf bu yüzden kemalistler okumazlar çünki okudukalarında foyaları ortaya çıkar okumazlar ki kendilerini kandırabilsinler.bu yüzden bunlardan sık sık duyarız kaynak zamansa okunmaz diye.