Göreceliliğini ve genelgeçer olmadığını ancak bu kadar güzel anlatabilirlerdi.
Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
Ona sorarsanız: ’Lafı bile edilemez, mikroskobik bir zaman’
Bana sorarsanız: ’On senesi ömrümün’
Bir kurşun kalemim vardı, ben içeri düştüğüm sene
Bir haftada yaza yaza tükeniverdi
Ona sorarsanız: ’Bütün bi hayat...’
Bana sorarsanız: ’Adam sende bir iki hafta’
göreli bir fiziksel boyuttur. göreli olmasına görelidir fakat evrende varlığını bildiğimiz her şey zamanda yalnızca pozitif yönde ilerleyebilmektedir. bugüne kadar geliştirilen hiçbir bilimsel teori, birden fazla temel fizik yasasını çiğnemeden, varsayımsal bile olsa zaman ekseninde negatif yönde de hareket edebilmemizin önünü açabilecek tek bir çözüm bulamamıştır. bir başka deyişle zamanda geriye yolculuk mutlak bir imkansızlıktır. geçmişe duyduğumuz özlemin bu denli şiddetli olması da belki bundan dolayıdır. koca dünyanın bile bir anda içine çökerek, toplu iğne başı kadar büyüklükte bir karadelik oluşturma olasılığı sıfırın üstündeyken, şu andan bir salise öncesine bile yeniden gitmek malesef ki imkansızdır.
Zaman öldürüyor her şeyi ve herkesi yavaş yavaş. uzaysal boyutu olmayan bir süreklilik diye geçiyor en kısa tanımı. Kendisi Kısıtlı Kiminle ve nerede geçirmek istediğin önemli olan onu anladım. Bana göre zamanla ilgili en iyi şarkıyı erkin koray yazmıştır.
Son günlerde zihnimi çok meşgul eden, sanırım çalışan mekanizmayı durduk yere fazla kurcalamaktan ötürü varlığıyla ilgili "zaman zaman" şüpheye düştüğüm kavram.
''zaman'' kavramı basit cümlelerle açıklanabilecek bi olay değildir maalesef. görecelidir. güzel anların çarçabuk, sıkıntılı anların ise geçmemesi gibi. zaman öğretmendir bi yerde. doktordur. ve ya bilmem nedir işte. bi aralarda gazeteydi he :D (nedense tıkandım, anlatamıyorum heri kalan kısmı).
Saattin gösterdiğinden çok daha ötesi olduğunu bildiğim, can yakan bir boyuttur.
Onu kontrol etmek bir yana, içinde çırpınıp dururken akışına kapılmamak olağandışıdır.
O, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre birikerek nasıl böyle canınızı yakabilir?
Minicik saniyeler nasıl yıllar olabilir?
Dün neredeydim, yarın nerede olacağım?
Tek bildiğim zaman nehrinin içinde sürüklenip dağılan aklım.
Ve bomboş geçen yıllarım.