Çok harcıyor. Herkes verme diyor, ama yine gönderdim biraz. Burs, kredi bitti mi bilmiyorum, ama ailesinden filan çok para alıyor. Bir de bizden istiyor.
Haftada 3-4 defa arabayı alıyor. Çiz bir şey olmaz diyorum, götürüyor. Ailecek bir yere gidilecekse, Babası ve ben olmadığımda, ki genellikle olmuyorum, arabayı o kullanıyor. Herkes varsa birini babası, birini o kullanıyor. Ben dokunmuyorum.
Kendi çocuğun gibi seviyorsun hatta bağrına basıp kaburgalarından içeri içeri sokmak istiyorsun ama kakası gelirse senin sorumluluğun değil. O açıdan mükemmel bir şey. ilkine kucağıma aldığım saniye vuruldum ikincisine vuruluşum zamanla oldu. Çocuk yaparsam sebebi bu ikilidir.
yeğen kelimesini duyunca aklıma şu repliği getirir
- bitti mi dayı
- bitti yeğen
- mutlu musun şimdi
- sağol yeğen sağol
- aldın mı intikamını
-intikam değil yeğen, eski bir arkadaşla dostluğumuz ıraklaşmıştı, özlemiştik birbirimizi, hasret hasta etmişti bizi. ama sen gene buluşturdun bizi. yeğen bazı dostluklar ölümle yeniden başlar. bazı hasretler ancak ölümle sona erer. sen yeğen, hasrete son verdin. yeniden buluşturdun bizi. sağol yeğen.
işsiz gibi yazdın mi demeyin ztn öyleyim
bi de varsa kardeşinizin çocuğudur
Halam çok hasta onkolojide yatıyor görevimiz deyip ilgileniyoruz ama ben onun yaşına gelince yeğenlerim gelebilir Mi sanmıyorum. Kan bağıyla yakın ama çok da üzerine önem atfedilecek bir şey değil.
Az önce hastaneden gelirken, otoparkta karşılaştım:
-dayı.
+ene, ne yapıyon? (Yanağını okşamaya başlarım)
-okula gidiyorum.
+çay içmeye gidelim mi?
-yok.
+araba burada biner gideriz.
-devamsızlığım var.
+bir gün daha olur ne olacak?
-yok yok.
Aslında benim kafeye gidecek durumum yok. Ama büyük yeğenim küçükken okula götürüyordum. Avmye gidip çay içelim mi, onlar da okula gittin sansın deyince, gerçekten mi diye bir cevap vermişti. Ben de yürü git şuradan demiştim. Bu ne diyecek diye kontrol ettim.