...
Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın
içimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
Nazarın ok misali karanlıkları deler
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin
Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü
Nefsinle yeniden çizilecek desenler
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
Anneler çocuklara hep seni içirecek
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü
Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
insanlık bahçemize sensizlik hazan düştü
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
cem adrian'ın iç burkan şarkısıdır ki durmak bilmeyen gözyaşlarına sebep olur.
...
Daha hızlı yağmur
Yağ hadi yağmur
Ağlar gibi yağmur
Vur yüzüme vur yüzüme yağmur
Çok kızdın çok kızdın çok kızdın yağmur
Kaybedecek neyim kaldı ne kaldı yağmur
Vur yüzüme hadi vur yüzüme
Yağmur...
kimiler için tenrııım ne romantik durumu söz konusu olsa da işin derinlemesine inince vıcık vıcık, insanı sinir eden doğa olayıdır. şemsiye taşımayı sevmeyen insanlar için işkence gibidir.
x:yağmur başladı ya. nerde benim şemsiyem?
y:yavrum ne şemsiyesi. bırak şemsiyeyi falan. gel yağmurda elele yürüyelim.
x:deli misin nesin ahmet ya. saçlarım bozuldu senin yüzünden. allah cezanı versin romantikliğin tuttu.
yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını,
yağmur yağdığında
herkesin yüzü gözü ıslak,
başları eğik omuzlarının arasında,
yağmur yağdığında herkes,
benim hep olduğum gibi. ceyhun yılmaz
cem özkan sanırım söylüyor bu şarkıyı.
ama şunu bağıra bağıra söylemek istiyorum, bu iğrenç çalıntı klip, maroon5 sunday morning'in hemen hemen aynısıdır. o nedenle şarkıdan da, adamdan da, kliptende tiksiniyorum. *