duygusal mahlukatlar için önemlidir yağmur.. yağmur yağınca öylece koşmak gelir içlerinden, her şeyi bırakıp hayal kurmaya başlarlar.. bir örnek;
dışarı çıkıp amaçsızca yağmurun altında koşuyorsun.. ve kendin gibi birine rastlıyorsun.. o anda birbirinize bikaç saniye bakıp tüm içsel fırtınalarınızı anlıyorsunuz.. ufacık bi gülümseme beliriyor dudaklarınızdan gözlerinizin içine kadar.. beraber hiç konuşmadan koşuyorsunuz.. yağmur damlaları bedeninize deydiğindeyse o müthiş arınmışlık hissini duyuyorsunuz.. sonra oturup sanki 40 yıldır tanışıyomuşsunuz gibi öylece konuşmaya başlıyorsunuz yağmur dindiğinde..
her mevsim yağmur başka güzeldir.doyulmaz bir tat verir.huzurlu ve iç rahatlatıcıdır.
her şehrin yağmuru ayrı bir güzeldir.
her yağmur damlasının ayrı bir hikayesi vardır.tek tek düşerler birbirlerine değmeden...kibarca...
eğer bir bahçeli evin verendasındaysanız mükemmel,eğer işe yetişmeye çalışırken altında kaldıysanız üzücü,eğer sessiz bir ortamda arabanızın içinde trafiği ya da herhangi bir şeyi bekliyorsanız huzurlu olan doğa olayı.
(bkz: toprak kokusu)
ruh haline göre huzur ile hüzün arasında seçim yapılan yağıştır. insan bir şeylere inanmak isterse en çok bu anlarda inanırmış gibi geliyor bana. çünkü yağmur, biraz ağır bir söylemle insanın ruhunu su yüzüne çıkarıyor usulca. alınan kararlar, düşünülen şeyler çok daha gerçek oluyor sanki.
Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde,
Bir parça uzaklaş kederlerinden.
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden,
Mehtabın ördüğü saatler nerde?
Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin,
Yağmur ince ince toprağa sinsin,
Bir başka alemden gelmiş gibisin,
Dalmış gözlerinle pencerelerde.
adım adım geçer zaman , biter günüm..
ben nerdeyim?
yavaş yavaş batar güneş , hava soğuk...
sen nerdesin?
yağmur...
yağmur diner...
tanım: gökhan kırdar'ın haziran gecesi gibi gerzek bir diziye vererek kimseye değil kendisine hakaret ettiği muhteşem şarkıdır. akşam oluşlarında çalası...