sevdiğimle ayrılmadan önce ki bir cem adrian şarkısının adıdır yağmur.
ayrıldıktan sonra bir takım popüler şarkılarla kendimi avutmuştum tam beni anlatıyor diye.
fakat yaklaşık 3 ay önce yine yağmur isimli bir başka cem adrian parçasının 2011 re-make versiyonu bire bir hayatımı anlattığını ve bu benim hayatımın film müziğidir dedirttiği parçadır yağmur. (bkz: yağmur rmx)
eyleme geçmiş halde insanı hüzünlendirebilir.
hele de kişi sevdiği kadını terk etmek zorunda kalmışsa.
hele sarhoşsa.
hele suaviden hasret türküsü nü dinliyorsa.
hele hiç umudu kalmamışsa.
hele din diye bir dayanağı yoksa.
hele içkisi bitmiş ve tüm tekel bayileri kapanmışsa...
(bkz: biri beni vursun lutfen.)
yalnızca yağmur yağdığında
seviyorum bu şehrin insanlarını
herkesin yüzü gözü ıslak,
başları eğik omuzlarının arasında
yağmur yağdığında
herkes benim hep olduğum gibi.
bazen kasvetin eş anlamlısı olarak nitelendirsem de yağmuru ve sevmesem de çoğu zaman, bugün anladım ki ev sıcaklığını ve huzuru hissetmek demekmiş yağmur. alıp kitabını koltuğa uzanmak, elindeki kupadan kahveni yudumlarken düşen damlalarda kendini keşfetmekmiş. yağmur, doğanın ve ruhların banyosuymuş..
bir tanıdığım var o beni bilmez,
-kızgınlığımsa; "yağmuru seviyorum" diyerek ıslanmayan, şemsiyelerine sarılanlara.-
demişti zamanında. bu gün hafif çiseleyen yağmurunda yürürken ankaranın hak verdim tekrar. hissederek konuşmuyor çoğunlukla insan. ve ben yağmuru seviyorum.
tanrının yarattıklarına dokunuşudur. önce rüzgarıyla üzerinde gezinir koruyucu elleri. kimi zaman öfkesinden nasiplendirir, kimi zaman şefkatinden. adeta ölçülülüğü ölçüsüzlüğüyle bize hatırlatır. sevgidir yine de yağmur, sevgiyi bilenler için.
suyun aldığı en tuhaf şekil, ip gibi, aşağıya doğru akıyor, yere çarptığı anda parçalanıyor. sonra parçalar toplaşıp beraber akıyor, gökte ayrılanlar yerde buluşuyor, kaynağına kavuşma gayreti. bir pay var tabi çıkarılacak, parçalanmış akarken yere düşmeden az önce yerden yükselen tabiatla buluşuyor, her şeyi tek tek sarıyor, ıslatıyor, toplanıp kaynağına gitmeden önce suyun muhteşem son töreni, ıslatmak etrafını sarmak.
bu döngüyü yaşamak için su olup yağmak, yağmur olmak istemez miydin esrari? sürekli tekrar eden döngünün saf oyuncusu olmak istemez miydin? (bkz: ahmet güntan)