şu an mis gibi yağan yağmurdur. tüm yağmurlu şarkı ve şiirleri akla getirir. benim ilk aklıma gelen" yağmurlarda seninle ıslanmak istiyorum" cümlesi geçen eski bir nilüfer şarkısı.
bu ekim günü yağan yağmur bana, gözlerimi açtığım gözlerini getirmişti istanbula. çocukluğumun ellerinden tutup, gençliğimin mayasını kıvama getirip, masmavi gökyüzüne benzettiğim gözlerini aşmıştı yağmur. çocukluğumda o kadar çok yağmur yağardı ki.
yağmur benim için ıssızlıkta yakılan sessiz bir uzun hava gibiydi. yağmur kimileri için sıkıntı, tasa gibi dengesini yitirirdi gökten, yere efkâr basardı su kılıfında. ilkin belli ederdi derin uğultusuyla geleceğini, sonra sanki sesi kısılırdı doğanın, sadece yağmur yağardı saatlerce
bilir misin sözlük, istanbula üzüntü getirir yağmur. evde öylece oturma getirir, sessizce. konuşmak gelmez içinden. bağımlı kılar zaten bağımlısı olunan ekranlara. yağmur istanbulda sadece diz boyu çamurdur insanlar için, çocuklar için ise keyiftir ıslanmak veya yaşlanmak anneler için ise kirli çamaşırların gelişidir. yeniden çamaşır makinesinin çalıştıtılması, yeniden asılmasıdır yıkanan çamaşırları. yağmur ilişkileri askıya alır istanbulda. zira yolları kapatırdı. içlerini karartırdı o kutsal saydamlık. açılması epey bir zaman alırdı trafiğin.
yağmur bir nevi yalnızlıktı,
bir nevi kimsesiz kalabalıklar oluşturmaktaydı.
yalnızca yağmur yağdığında
seviyorum bu şehrin insanlarını
herkesin yüzü gözü ıslak
başları eğik omuzlarının arasında
yağmur yağdığında herkes
benim hep olduğum gibi.
yağmur yağar...
araba tekerleklerinin yağmur nedeniyle çıkardığı hışırtı sesleri gelir kulaklara.
su damlacıkları cam üzerindedir, dışarısı anlaşılabilir şekilde gözükmez, ama renkler fark edilir.
üzerinizde uyku sersemliği vardır, esnetirsiniz vücudunuzu, gerilirsiniz biraz... odanın içi soğuktur, fakat yatağın içi sıcaktır...
çıkmak istemezsiniz yataktan, yalnızca sarılırsınız ona doyasıya, ve derin derin koklarsınız sevdiceğinizin o mis kokulu saçlarını.
sonra gözlerini açar, gülümser, yanağınıza bir öpücük kondurur. o da sarılır size... sizde öpersiniz onu.
yağmur yağınca ankaranın havası temizlenir. yağmur yağınca ankaranın griliği gider. yağmur yağınca ankara çamur içinde kalır fakat nefes aldığınızı hissedersin. o yüzden güzeldir yağmur.
en vefasız olduğum doğa olayı yağmayınca uzak olduğunda açar internetten sesini dinlerim yağınca üzerime gelmesin diye dört dönerim bizimkisi bir çeşit aşk. arada kavuşuyoruz sırılsıklam ediyor beni eh haklı tabi aramıza şeffaf örtüler giriyor birbirimizi seyre salıyoruz cama vuruyor içten bir şekilde beni çağırıyor belli dayanamıyorum dudaklarımı göğe çevirip en saf haliyle kavuşuyorum gözlerimi bile açamıyorum.
ama sonbahar da yağınca hiç hoş gelmiyor . en güzeli ilkbaharda dallar bile uzatıyor ellerini .