bülent ortaçgil ve erkan oğur ustaların elinden çıkmış, harika bir şarkı. öyle bir anlam barındırırki içinde dinledikçe kendinize gelir, unutuverirsiniz hüzünlerinizi ya da hüzünlenirsiniz. zıtlaşma ve çelişkileriniz içinde kaos yaratırken, bir bakarsınız ki kopup, gitmişsiniz şarkının niceliğiyle.
Yağış türüdür. Bulutlardan yer yüzüne inen uzun ince Su damlalarının birleşmesiyle meydana gelir. Bazen yere inmeden buhar olduğu bilinir. Mesela çöllerde gökyüzünde yağmur yağmasına rağmen inene kadar sıcaklığında etkisiyle buhar olur.
Yıldızsız ıssız gece
Yalnızız caddelerde
Bir yağmur bir de ben
Uykularda kumrular
Bir tek ben mendil gibi ıslandım sessizce
Yağmurda ellerim
Üşüyor yüreğim
Bu kara bulutlar kan kardeşi gözlerimin
Sebebim sen sensin
Yıldızsız ıssız gece
Yalnızız caddelerde
Bir yağmur bir de ben
Rüzgarlar aldı beni
Savurdu yerden yere
Düştüm hüzünlere
Bır Cem Adrıan sarkısıdır. Klasıklesmıstır, ne zaman yagmur yagsa her paylasım sıtesınde kesınlıkle paylasılabılesı yuksek olan sarkıdır. Duyguludur, nettır.
an itibariyle şişli semalarından yere düşen su. her sabah olduğu gibi bu sabah ta cengaver gibi şemsiyesiz yürüyen ben, yağmur damlasının ensemden sırtıma inmesiyle irkildim. hayatın amacını sorgulayarak vücut sıcaklığının önemini anladım. saçlarımdan yüzüme süzülen suya inat, abdestimi aldım. kuytu bir yere çöreklendim. sigaramı yaktım ve entry kasıyorum.
(bkz: kahvaltı yapmak).
(bkz: simit sarayı).
Yağmur, her şekilde yağışı hoşma giden gündüz veya gece ruhuma melankoli yükleyen ıslatmasından hiç rahatsız olmadığım ve en çok arabamın içinde sakin sakin kendisine kulak vermeyi ve izlemeyi sevdiğim bir doğa olayı
huzurdur yağmur. bazısı sevmez. hatta hava durumu haberlerinde kötü hava koşulları olarak adlandırılanlardan bir tanesidir. yazın bedeni kavuran kızgın güneş çok iyi hava koşuluymuş gibi.
yağmur yağarken sobası olan sıcacık bir evde karanfilli çay içmek nasıl güzel duygudur bilmez bazısı. hele de yanında tarçınlı kek olduğunda.. severim ben yağmuru. hüzünle mutluluk bir arada oluyor yağmur yağarken. sakinlik getiriyor insana. yağmur dindikten bir süre sonra gelen toprak kokusu başka bir lezzet, ruhum besleniyor. gündüz yağan yağmurla gece yağan yağmurun duygusu bile başka.
hem tertemiz oluyor caddeler, sokaklar.. nasıl ki toz havada uçuşurken yağmurla aşağı iniyor ve temizliyorsa ortalığı, kötülüğü ve gerginliği de toprağa katıyor. ve sonra kendini temizliyor. bu yüzden yağmurun hemen sonrasında daha aydınlık oluyor gökyüzü ve insanlar. buna inanırım ben. o kısa zaman dilimi içinde özümüze dönüyoruz. özellikle şehirlerde, betonlarla kuşatılmışlığın içinde gene de huzuru görebiliyoruz.
ben bir bardak daha alayım karanfilli çayımdan. siz de şu şarkıyı dinleyin*
hepsi bir damla öğrendiklerim,
oysa sen ne çok bilmek isterdin.
damlalar, eski yüzlerin,
tanıdık, hüzünlü, kendinden emin.
her damla nasıl da tutmuş elinden zamanın,
nasıl süslüyor küçük tik-takların,
yıkandı yağan yağmurda tutkun düşlerin.
bilirim: hiç yağmur yağmasın, derdin .
yalnızlık yağmur olmuş akıyor, damlarına kentin,
ve sen böyle bir ölüm düşünmedin.